Önce insan hakları!

Önce insan hakları!
Önce insan hakları!
Festivalin önemli duraklarından birisi de 'Sinemada İnsan Hakları' temalı Avrupa Konseyi Sinema Ödülü FACE. Jüri başkanlığını, geçen yıl 'Sabır Taşı' filmi ile bu ödülü alan Atiq Rahimi üstlenecek. Jüride ayrıca Roberto Olla, Leyla Kayacık ve Özgür Mumcu yer alacak.

Üç yıl önce ‘Mikrofon’ filmiyle Altın Lale kazanan Mısırlı yönetmen Ahmad Abdalla, 2011’de, Tahrir Meydanı’nda yapılan gösteriler sırasında hapisten kaçan yüzlerce tutukludan birini izleyediği ‘Çul Çaput’ ile bu bölümde.
Maria Binder’in çektiği ‘TransX İstanbul ’, 25 yıldır insan haklarının ve özelde LGBTIQ bireylerin haklarının etkin savunucularından biri olan İstanbullu transkadın Ebru K.’yı izleyen bir belgesel.
Mais Darwazah’ın şiirsel belgeseli ‘My Love Awaits Me by the Sea / Aşkım Beni Deniz Kıyısında Bekler’, hiç tanışmadığı Hasan adlı âşığının peşinden memleketi Filistin’e ilk kez giden yönetmenin kendi hikâyesini anlatıyor.
‘Ai Weiwei the Fake Case / Düzmece Dava’, hayatı boyunca insan hakları için mücadele eden Çinli sanatçı Ai Weiwei’in yaşam felsefesini, siyasal görüşlerini, insan hakları mücadelesini ve devlet baskısına karşı duruşunu ele alıyor. Filmin yönetmeni Andreas Johnsen,
Maximón Monihan’ın diyalogsuz ve sessiz sinemaya yakın bir estetik yakalayan yaratıcı ilk filmi ‘The Voice of The Voiceless / Sessizlerin Sesi’nin senaryosu gerçek olaylardan yola çıkarak yazılmış. Filmde ailesi kandırılarak Orta Amerika’dan New York’a götürülen sağır ve dilsiz Olga adlı bir genç kızı izliyoruz.
Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar’a da aday gösterilen, ‘The Missing Picture / Eksik Resim’de beş yaşındayken ailesi Kızıl Kmerler tarafından yok edilen yönetmen Rithy Panh, kendi yaşamından yola çıkarak baskı, fanatizm ve hafıza üzerine benzerine zor rastlanır bir öykü anlatıyor.
Cannes’da bütün oyuncu kadrosuyla ‘Yetenek Ödülü’ne layık görülen ‘La jaula de oro / Altın Kafes’, yönetmen Diego Quemada Diaz’ın yüzlerce göçmenin anlattıklarından hareketle çekilmiş ilk uzun metrajlı çalışması.
Gürcü yönetmen Zaza Urushadze’nin son filmi ‘Tangerines / Mandalina Bahçesi’, savaş, göç ve anayurt kavramlarını ele alıyor.
Adalet diye bir şey yoktur, insanın sınırları vardır” iddiasıyla yola çıkan ‘The Verdict / Adalet Peşinde’, karısının bir cinayete kurban gitmesinin ardından hukuk sisteminin boşlukları yüzünden katilin salıverilmesiyle adaleti kendi uygulamaya kalkan bir adamı anlatıyor. Yönetmen Jan Verheyen.
Jasmila Zbanic’in İngilizce olarak çektiği ilk film ‘For Those Who Can Tell No Tales / Sesini Duyuramayanlar İçin’ savaştan yıllar sonra gezmek için Bosna Hersek–Sırbistan sınırına giden ancak burada kaldığı otelde savaş sırasında neler yaşandığını öğrenince hayatı alt üst olan Kym Vercoe’un yazdığı oyundan uyarlandı.