'Önemli olan ödediğim değil, eserin Türkiye'ye gelmesidir'

'Önemli olan ödediğim değil, eserin Türkiye'ye gelmesidir'
'Önemli olan ödediğim değil, eserin Türkiye'ye gelmesidir'
Koleksiyoner işadamı Zafer Yıldırım, geçen hafta Fahrünnisa Zeid'in 'Atomun Parçalanışı ve Bitkisel Hayat' tablosunu 2 milyon 300 bin dolara satın alarak Türk çağdaş sanatının yeni rekorunu kırdı. Bu, Dubai'deki Christie's Müzayede Evi'nin ikinci büyük satışı, yani Ortadoğu sanat piyasası açısından da önemli bir rekor. Habertürk'ten Kübra Par, "Önemli olan ödediğim değil, eserin Türkiye'ye gelmesidir" diyen Yıldırım'la buluştu ve koleksiyonunu konuştu.

Koleksiyoner işadamı Zafer Yıldırım, geçen hafta Fahrünnisa Zeid’in ‘Atomun Parçalanışı ve Bitkisel Hayat ’ tablosunu 2 milyon 300 bin dolara satın alarak Türk çağdaş sanatının yeni rekorunu kırdı. Bu, Dubai’deki Christie’s Müzayede Evi’nin ikinci büyük satışı, yani Ortadoğu sanat piyasası açısından da önemli bir rekor. Habertürk’ten Kübra Par, "Önemli olan ödediğim değil, eserin Türkiye 'ye gelmesidir" diyen Yıldırım’la buluştu ve koleksiyonunu konuştu.

Kendisinde birkaç küçük Zeid çalışması olduğunu ancak evine asacağı güzel bir parça daha istediğini söyleyen Yıldırım, eseri görünce çok beğenmiş. “Aİlenin satışa çıkarması, en önemli ve en büyük eserinin olması önemliydi. Ayrıca istediğim bu resmin Türkiye’ye gelmesiydi. Çünkü Fahrünnisa Zeid Türkiye’nin yetiştirdiği ilk ve en önemli sanatçılardan biri. Dünya çapında da kendini kanıtlamış, Türk ve İslam coğrafyasında çizgilerini kültürünü yansıtan bir sanatçı” diyen Yıldırım, tablo geldiğinde nereye koyacağını ise henüz bilmiyor. Uzun vadede böyle bir eseri evine ya da ofisine hapsedilmesine karşı olduğunu anlatan Yıldırım, eserin insanlarla paylaşılması gerektiği görüşünde.

Yıldırım, “Sanat akıllıca bir yatırım mı yoksa kültürel sermaye tarafı daha mı ağır basıyor? ‘Bu balon bir piyasa, bir gün sönecek’ diyenler var” sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “İkisi de giriyor. Bu risk hep konuşuluyor. 250 bin dolara fotoğraf baskıları satılıyor. Bir gün ölür mü? Altın ve pırlanta nasıl ölmüyorsa, bu da ölmez.”