Onların evi de Hollywood'da!

Onların evi de Hollywood'da!
Onların evi de Hollywood'da!
Dizi filmlerden sinema uyarlamalarına yeni bir halka ekleniyor... 'Sex and the City'nin erkek versiyonu olarak da tanımlanan 'Entourage', Hollywood'un pırıltılı dünyasında tutunmaya çalışan bir grup sıkı dostun hikâyesini eğlenceli bir dille anlatıyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

ENTOURAGE (Not: 2.5/5)
Yönetmen: Doug Ellin
Oyuncular: Adrian Grenier, Kevin Connolly, Kevin Dillon, Jerry Ferrara, Constance Zimmer
Yapım: 2015, ABD
Süre: 105 dk.

Sinema tarihi içinde çok eski bir hamledir, dizilerin beyazperdeye aktarılması... ‘Kaçak’tan (‘The Fugitive’) ‘The Saint’e, ‘Görevimiz Tehlike’den (‘Mission: Impossible’) ‘A Takımı’na (‘The A-Team’), ‘Miami Vice’tan ‘Charlie’nin Melekleri’ne (‘Charlie’s Angels’) kuşaklar boyu bu uyarlama çabalarının tanığı olmuşuzdur (işin yerli ayağında da ‘Asmalı Konak’ı, ‘Kurtlar Vadisi’ni ya da ‘Behzat Ç’yi bulmak mümkün). Bazen tersine bir işlemi, bir filmin dizeye dönüştüğünü bile görmüşüzdür: ‘Hannibal’ ya da ‘Fargo’ gibi...
Bu hafta itibariyle yeni bir adımın daha atıldığını görüyoruz: Televizyon âleminde sekiz sezonluk bir serüveni olan HBO imzalı ‘Entourage’ın uzun metraj versiyonu huzurlarımızda... Dizi malum, Vincent Chase adlı sonradan yolu açılan bir aktörün, Queens’ten çocukluk arkadaşlarıyla Hollywood’da yaşadığı serüvenler üzerine kuruluydu. Bizde de gösterilen dizi, bir anlamda ‘Kankalar’ gibi görünse de aslında ‘Yancılar’ tanımına uygun bir çevrenin yaşadıklarının ifadesiydi.


Filme gelince yönetmen koltuğunda dizinin yaratıcısı Doug Ellin’i görüyoruz. Kadro da, ana kahramanları itibariyle TV ekranlarından perdeye aynen aktarılmış. Peki ya konu? Hemen özetleyelim: Evlilik macerasını sonlandıran Vincent Chase, her daim dostları Vince, Turtle ve ağabeyi Johnny Drama’yla birlikte yeni sulara yelken açar. Gündemlerindeki en önemli konu, Chase’in yönettiği ve üzerinde son rötuşların yapıldığı ‘Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’dan mülhem ‘Hyde’ adlı filmdir. Lakin kimi efektler için yeni bir bütçeye ihtiyaç vardır ve bunun için, geçmişin menajeri şimdinin stüdyo yöneticisi -ve filmlerinin yapımcısı- Ari Gold’a başvururlar. O da, filmin finansörü olan Larse McCredle’ın kapısı çalar ama bu hamle, yeni bir problem doğurur. Teksaslı iş adamının oğlu Travis filme ilişkin gerekli gereksiz her konuda topa girerek suyu bulandırır...
Doğrusu ben diziyi izlemedim, bu yüzden kıyaslama yapmam zor lakin izleyenler ağırlıklı olarak, filmin aynı tadı vermediği konusunda görüş belirtiyorlar. Ama ben bu haliyle ortalamayı tutturduğu kanaatindeyim.

‘Seksist’ dil problemli

İtirazım şu yönde, ‘Entourage’ın çok maço bir dili var ve kadını cinsel obje olarak gören bu dilin -ve de bakışın- öyküdeki hâkimiyeti rahatsız edici. Lakin bu durum, belki de serüvenlerin geçtiği Hollywood’un genel refleksi ve bu dil de, bir anlamda gerçekçi olma adına sahaya sürülmüş. Dizide -ve de filmde- ön plana çıkarılmış olabilir. Lakin nedeni ne olursa olsun böylesi bir görüntüde ‘ergen ağzı’ ağırlıklı üslup, bir noktadan sonra perdeye yansıyanları rahatsız edici bir hale getiriyor. Filmin sürükleyici yanı ise kuşkusuz sinemasal referansları... Arada bir öyküde boy gösteren Liam Neeson, Jessica Alba, Mark Wahlberg (ki malum, kendisi bu projenin ilham kaynaklarından) gibi isimler ve kimi göndermeler, ‘Entourage’ı belli ölçülerde çekici kılıyor.
Oyunculuklara gelince dizideki ‘cast’ filme de taşınmış, yanı sıra Teksaslı yapımcıda Billy Bob Thornton’ı, oğlunda da ‘Altıncı His’ ve ‘Yapay Zekâ’dan hatırladığımız Haley Joel Osment’ı artık büyümüş haliyle izliyoruz ama genç oyuncunun o eski halinden eser olmadığı aşikâr...


Sonuç? ‘Sex and the City’nin erkek versiyonu olarak da tanımlanan ‘Entourage’ın sinema versiyonu, haftanın ‘İdare eder’ seçenekleri arasında yer alıyor diyebiliriz.