Önoyun mahkemede geçiyor

Ankara Birlik Tiyatrosu'nun (ABT) Anadolu turneleri sırasında uğradığı yasaklama gün geçtikçe daha da ilginç bir hal alıyor.
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Ankara Birlik Tiyatrosu'nun (ABT) Anadolu turneleri sırasında uğradığı yasaklama gün geçtikçe daha da ilginç bir hal alıyor. Hemen hemen her oyunu yasaklanan ABT'nin bu çerçevede en fazla yasaklanarak neredeyse rekora uzanan oyunu ise Erol Toy'un 'Pir Sultan Abdal'ı...
Bugüne kadar tam 87 kez yasaklanan ve mahkeme kararıyla da yasağı kaldırılıp yine 87 kez 'perde' diyen 'Pir Sultan Abdal' bu kez de Adapazarı turnesinde yasağa takıldı. Son olarak 21 Mayıs'ta sahnelenmesi planan oyun, yine yasak kararının mahkeme tarafından bozulması üzerine haziran ayında seyirci karşısına çıkacak.
Oyun yasaklamak kolay
ABT'nin 'Pir Sultan Abdal' oyunu nasıl oluyor da bu kadar rahat yasaklanabiliyor ve yine aynı şekilde 'perde' diyebiliyor. Herhangi bir yerde tiyatro oyununa yasak getirilmesi aslında 5442 sayılı İl
İdare Kanunu'na dayandırılarak o kentin en büyük mülki amirince yapılabiliyor. Bu madde "İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken tedbirleri alır" diyor.
Ancak oyunlar Emniyet güçleri tarafından daha sahnelenmeden Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu çerçevesinde yasaklanabiliyor.
İlgili maddede "Umuma açık yerlerde, gerçek kişi veya topluluklar, mahallin en büyük mülki amirine en az 48 saat önceden müracaat suretiyle oyun ve temsil verebilir veya çeşitli şekillerde gösteri düzenleyebilir. Bunlardan genel ahlaka, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne veya anayasa düzenine aykırı olduğu tespit edilenler, mahallin en büyük mülki amiri emriyle polis tarafından men edilir ve ilgililer derhal adli mercilere sevk edilir. Müracaatta oyun, temsil veya gösteriye katılan yönetici ve diğer kişilerin, kimlik ikametgâh ve tabiyetleri belirtilir" deniyor.
Yani oyununu sahnelemek isteyen herhangi bir topluluğun Emniyet'e gerekli belgeleriyle birlikte müracaatta bulunması aslında yeterli. Çünkü yasa, oyunu izne tabi tutmazken Emniyet'e yasaklama yetkisini de vermiyor. Ayrıca yaygın bir kanı olarak bilinen 'oyunun tekstini Emniyet'e vermek zorunluluğu' gibi bir durum da var olan yasa içerisinde söz konusu değil.
Anadolu'da tiyatro gerçeği
İl İdare Kanunu yerine Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nu gerekçe gösterilerek rekor sayıda 'yasaklama'ya maruz kalan ABT
elemanları da işte bu durum karşısında her defasında idari mahkemeden galip dönerek oyunlarını sahneliyor. Ne zaman turne yapmaya kalksalar oyunları 'yasak koyma ve kaldırma'nın hengâmesinde savrulan ABT'nin yaşadıklarının benzerlerini zaman zaman da diğer tiyatro toplulukları da yaşıyor. Üstelik de daha oyunun konusu bile gündeme gelmeden.
Bir oyunun sakıncalı olup olmadığına karar verme hakkı polisin ya da valinin değil elbette mahkemelerin. Eğer oyunda suç teşkil
edecek bir unsur varsa sahnelendikten sonra emniyet tarafından cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması kuşkusuz yasaların da öngördüğü bir davranış. Sonuç olarak kanunların yorumlan(ma)ması ve yetkilerin kullanıl(ma)masından kaynanlanan ilginç bir durum yaşanıyor.
Bütün bu toz duman içerisinde ise olan, Anadolu'ya binbir zorluklarla tiyatro götürmek için mücadele veren tiyatro topluluklarına ve seyirciye oluyor elbette...
'Pir Sultan Abdal'ın hikâyesi
Erol Toy'un kaleme aldığı Zeki Göker'in sahneye koyduğu 'Pir Sultan Abdal' 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'na isyan eden bir ozan liderin öyküsünü anlatıyor. Oyun, Pir Sultan Abdal'ın hayatı, üretim ilişkileri ve başkaldırısını günümüze de
yapılan göndermelerin eşliğinde irdeliyor. 1989'dan 1991'e kadar aralıksız oynanan, yargı nedeniyle kesintiye uğradıktan sonra da tekrar seyirci karşısına çıkmaya başlayan 'Pir Sultan Abdal' bugüne kadar tam 1600 kez sahnelendi.
Pir Sultan Abdal 13 Haziran'da saat 18.00 ve 21.00'de Adapazarı Abasıyanık Kültür Merkezi'nde görülebilir.
Valilerin salon ambargosu
Türkiye'de 'politik tiyatro'nun örneklerini seyirciyle buluşturan, neredeyse sahnelediği bütün oyunlar bir şekilde yasağa takılan,
oyun yapmak kadar mahkemelerde de savunma vermekle vakit geçiren ABT'nin müdürü Gül Göker ile görüştük.
Oyun hangi gerekçelerle yasaklanıyor?
Yakın zamana kadar bir gerekçe gösteriliyordu. Artık gerekçe de gösterilmiyor. Eskiden de çok farklı gerekçeler gösteriliyordu.
Ne gibi?
Örneğin oyun 1995'te Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda Şişli Kaymakamı tarafından
iki oyuncunun arandığı gerekçesiyle yasaklandı. Ancak kaymakam davayı kaybetti. Konuyu Danıştay'a taşıdı Danıştay'da bizden yana karar verildi. İki oyuncunun da aranıyor gibi görünmesi idari mülke oyunu yasaklama hakkını vermiyor. Yani bu oyun Türkiye'deki idare mahkemelerinin de ötesinde Danıştay'dan oynanabilir kararı almış.
Gerekçe gösterilmeden oyunun yasaklanmasının nedeni ne?
İstiyorlar ki idare mahkemesi kendilerinden savunma istesin. 'Yasaklamışsınız ama herhangi bir gerekçe sunmamışsınız, gerekçenizi mahkememize yazılı olarak sunun' diyeceklerini ümit ediyorlar. Ancak idare mahkemesi yargıçları bu entrikayı kabul etmiyor. Mahkemeye gittiğimizde 45 dakika bilemediniz bir saatte mahkeme yasağı kaldırıyor. Ama mahkeme onlardan savunma isterse 15-20 güne kadar iş uzar. O zaman da
oyun belirtilen tarihte ve saatte oynanamaz Ne tür yollar?
Anadolu'daki tiyatro salonlarına valiler ambargo koymuş durumda. Bir kentte oyun sergilemek istiyorsanız o kentte varolan belediyenin, valiliğin ya da özel birinin yerinde oyunu oynamak için salon tahsisi istediğinizde Emniyet'ten onay almalısınız. Emniyet onlara diyor ki bu tiyatro topluluğuna ve oyununa izin vermeyeceksiniz. Emniyet size de bir yazı veriyor 'Oyun oynamanızda bir sakınca yoktur eğer oynayabilecek bir salon bulursanız' diye. Ve salon sahipleri bize salonu veremeyeceklerini söylüyor.