Osman Hamdi iddiası sansasyonel mi?

Osman Hamdi iddiası sansasyonel mi?
Osman Hamdi iddiası sansasyonel mi?
Aktüel Arkeoloji dergisinde çıkan bir yazıda Müze-i Hümayun Müdürlüğü sırasında Osman Hamdi Bey'in, tablolarını satın alan yabancı devlet yetkililerine tarihi eserleri yurtdışına çıkarabilmeleri için kolaylık sağladığı iddia edildi. Hübertürk'e konuşan Osman Hamdi'nin akrabası Prof. Edhem Eldem iddianın sansasyonel olduğunu söyledi.

Osmanlı döneminin ünlü arkeolog, müzeci ve ressamı Osman Hamdi Bey hakkında ortaya atılan tarihi eserlerin yurtdışına çıkarılmasına göz yumduğu iddiaları yeni bir tartışma yarattı. Aktüel Arkeoloji Dergisi’nde yer alan “Osman Hamdi Bey neden istifa etti?” başlıklı yazıda, Osman Hamdi Bey’in Müze-i Hümayun Müdürlüğü görevi süresince, kendi tablolarını yüksek meblağlarla satın alan yabancı devlet yetkililerine Osmanlı topraklarındaki tarihi eserleri yurtdışına çıkarabilmeleri için kolaylık sağladığı iddia edildi.

Dergide yer alan Yaşar Yılmaz ve Frederic Hitzel imzalı yazılarda; Osmanlı’daki tarihi eserleri kolaylıkla ülkelerine götürmek isteyen güçlü devletlerin Osman Hamdi Bey ile yakın ilişkiler kurmaya özen gösterdikleri, Fransızların, Bağdat’tan tarihi eserleri çıkarırken işlerini kolaylaştıran Osman Hamdi Bey’e teşekkür etmek için “Mezarda Türk Kadınları” adlı tablosunu 4 bin franga satın aldıkları ifade edildi.
Dergide ayrıca, Osman Hamdi Bey’in ABD ’lilerin Anadolu’dan eser taşımaları ve kazı izni almaları konusunda güçlük çıkardığı ve ABD’lilerin bu durumun üstesinden gelmek için Osman Hamdi Bey’e ait “Cami Önünde” adlı tabloyu 6 bin franga satın aldığı bunun üzerine ABD’lilerin işlemlerinin hızlandığı ve kolaylaştığı iddia edildi. Habertürk gazetesinden Kurthan Demir’e konuşan Osman Hamdi Bey’in akrabası olan sanat tarihçisi Prof. Dr. Edhem Eldem iddianın sansasyona yönelik olduğunu söyledi.

“SANSASYONA YÖNELİK BİR İDDİA”

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Edhem Eldem: 
“Anadolu’nun ve genel olarak Osmanlı topraklarının arkeolojik zenginliklerinin 19. yüzyıl boyunca yağmalandığı ne kadar gerçekse, Osman Hamdi Bey’i bu yağmanın bir parçası veya buna göz yummuş birisi olarak göstermek o kadar basitleştirici ve yanıltıcıdır. Tablolarının yabancılar tarafından onu pohpohlamak için alındığı çoktan bilinen bir gerçektir ama bu, onun bunu rüşvet kabul edip karşılığında yağmaya izin verdiği anlamına hiç gelmez. 1899’da Almanlar Abdülhamid’den elde ettikleri gizli bir antlaşmayla 1884 nizamnamesine aykırı olarak buluntuların yarısı üzerinde hak kazanmıştır. Diğer ülkeler birçok eseri diplomatik valiz ile kaçırmıştır. Kısacası bütün eksiklikleri ve insani zaaflarıyla Osman Hamdi, saraydan halka kadar uzanan bir kayıtsızlığın içinde eserlerin ve sitlerin korunması ve müze adını hak edecek bir kurumun oluşmasında ciddi ve mütemadi gayret sarf etmiş nadir kişilerden biridir. Hal bu iken onu yağmacıların hizmetinde çıkarcı bir kişilik olarak göstermek sansasyona yönelik basit bir ikonoklazmın ötesine geçemez.”

“İDDİALARA KATILMIYORUM”
Sanat tarihçisi, müzeci Doç. Dr. Hülya Tezcan: “Ben bu gibi iddialara katılmıyorum. Osman Hamdi Bey’in böyle şeyler yapacağına ihtimal vermiyorum. Biz müzeciler hep Osman Hamdi Bey’in koyduğu esaslarla işlerimizi yürüttük ve ben o esasların içerisinde hiç yanlış bir şey görmedim. Bunca sene müzelerin içerisinde çalıştım bu adamın yaptıkları söyledikleri yanlıştır diye Osman Hamdi Bey hakkında kötü bir şey söylendiğini duymadım.” (Haber: Kurthan DEMİR/ GAZETE HABERTÜRK)