Osmanlı 'rapper'ları

Türkçe rap yapılabileceğini çok önceden biliyorduk. Bunu Almanya'da yaşayan Türkler'den oluşan Cartel, Kanakan gibi gruplardan öğrenmiştik.
Haber: ASLI ATASOY / Arşivi

İSTANBUL - Türkçe rap yapılabileceğini çok önceden biliyorduk. Bunu Almanya'da yaşayan Türkler'den oluşan Cartel, Kanakan gibi gruplardan öğrenmiştik. Şimdilerde yine kökenleri Almanya'ya dayanan Nefret grubunun yeni albümü 'Anahtar' müzik marketlerde.
Daha önce 'Meclisi Ala İstanbul' ile karşımıza çıkan grup üç aşağı beş yukarı aynı müzikal yapı içinde hazırlamış albümlerini. Yine hızlı söylenen cümleler, tam suya sabuna dokunacakken vazgeçilen mesajlarla dolu şarkılar...
Müzikal altyapı bildiğiniz gibi
Albümdeki müzikal altyapı da bildik tanıdık Nefret sound'unu içeriyor. Yer yer parçalara oryantalist ezgiler eşlik ediyor. Bu kez Almanya'dan destek almışlar. Rap dünyasının gözde ismi Erci E, Nefret'e Almanya'lardan eşlik ediyor.
'Anahtar', sözleri itibarıyla derin bir ilgiyi hak ediyor. Zaten rap müziğin esasının sözlere dayanmasından yola çıkarak salt müzikal bir değerlendirme 'güdük' kalacaktır. Nefret, bana göre kafası karışık iki iyi niyetli müzisyenden oluşuyor. Kafaları karışık çünkü savundukları düşüncelerin bazı yerlerde komediye yol açtığını fark etmiyorlar. Verdikleri demeçlerde 'faşist olamadıklarının' altını her koşulda çizmelerine rağmen şarkı sözleri kafalarda soru işaretleri uyandırıyor. Hem de kimse onların siyasi düşüncelerinin meraklısı değilken...
Rap çevreleri tarafından albümde hit olarak gösterilen 'Şahi' isimli parça bile sadece bu durumu göstermeye yetiyor. "Benim uğurlu sayım 1453 / 13'ü uğursuz sayan Batılılara, Osmanlı'dan hediye olsun... / Torunları ise Batı'ya hayran olmuş, senelere damgasını vurmuş olan ruhsuzlar..." diyerek devam ediyor. Ya da Eski Türkler'in bir gün mutlaka geri geleceklerini söylüyorlar ha bire..
Hip-hop ya da rap müziğin geçmişinin çok eskilere dayanmadığı malum. Hemen hemen tüm müzikler gibi protestoya dayalı rap, Amerika'nın arka sokaklarından gelmiş ta buralara. Nefret de her fırsatta tıpkı yurtdışındaki rapper'lar gibi protest olduklarını ve toplumsal çarpıklıklarla dertlerinin olduklarını söylüyorlar şarkılarında.
Yine Nefret, buna istinaden ahlaki ve toplumsal olaylarla ilgili şarkılar yapıyor. Genel ilgi alanlarının bozuk siyasi durum olduğunu ve Nefret'in bunu yerle bir edeceğini söylüyor. Ayrıca bunu yaparken Nefret ailesinin birlikte hareket edeceğini belirtmeden geçemiyorlar.
'Lan di mi evet yakarlar!'
'Kapılar Kapandı' isimli şarkıda "Gözüm görmesin seni, senin gibileri / Nefret'in mahallesi ve ailesi / Hiç dayanamaz yakar / Lan di mi evet lan yakarlar" Ya da 'Interlude' isimli şarkıdaki polisle yaptıkları, itaatkârlık içeren mizansen dinleyeni gülmekten kırıp geçiriyor! Yani Amerika'daki rap'çilerin toplumu koruyanlara olan tutumları hatırlanınca yerlere yatıyorsunuz...
İnsan istemeden de olsa merak ediyor: Yahu Türkçe ve Türklük derdi olan insanların albüm kapakları neden İngilizce yazılarla ya da bazı parçalar neden Almanca laflarla dolu olur?
Kim derdi ki Osman Bey'in torunlarının bir gün Amerika'nın bağrından çıkmış müziklerle Türklüğü savunarak kendilerinden geçeceğini... Hem de bunu yaparken her an bellerinden düşecekmiş gibi duran Amerikan tarzı pantolonları ve piercing'lerinin bu olaya eşlik edeceğini! Ah, birisi bunun bir şaka olduğunu söylesin lütfen! (...)
Anahtar/Nefret/Hammer Müzik