'Öteki'ne dair her şey

Asya'yla Avrupa'nın olduğu kadar farklı kültür ve inaçların buluştuğu bir coğrafyadayız.
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi

İSTANBUL - Asya'yla Avrupa'nın olduğu kadar farklı kültür ve inaçların buluştuğu bir coğrafyadayız. Öyle ki üç farklı dine mensup insanların bir arada yaşadığı köyler bile var. Ama farklılığı oluşturan taraflar birbirlerini ne kadar tanıyor? Ya da bu farklılıklar kendilerini ne kadar ifade edebiliyor? Meçhul. Bu soru işaretleri kafamızın bir yerinde dururken Yusuf Besalel, hem Musevi cemaati için kaynak niteliğinde hem de toplumun genel kesiminin Musevileri daha iyi tanımasını sağlayacak Türkçe 'Yahudi Ansiklopedisi'ni yazdı.
Türkiye'de ilk kez Türkçe 'Yahudi Ansiklopedisi' yayımlanıyor. Şimdilik ilk cildi yayımlanan ansiklopedide 'Ahlak',
'Aile', 'İbadet', 'İnsan', 'Barış', 'Düğün' 'Folklor', 'İslam', 'Hristiyanlık' gibi 300'ün üzerinde madde yer alıyor. Toplam üç cilt olarak tasarlanan ansiklopedinin diğer ciltleri ise basılıyor. Gözlem Yayınevi'nden çıkan kitap, yazarın sekiz yıllık çalışmasının ürünü. 'Ünlü Yahudiler', 'Osmanlı ve Türk Yahudileri',
'Yahudi Tarihi' gibi kitapların da yazarı olan Yusuf Besalel ile 'Yahudi Ansiklopedisi'
ve farklı inançların bu topraklarda yaşadıkları üzerine konuştuk.
Yahudilik üzerine başka çalışmalarınız da var. Bu kitaplarla neyi amaçlıyorsunuz?
Maalesef bizimle ilgili Türkçe yayınlar yok denecek kadar az. Gençlerimiz bu konularda fazla bilgili değil. Toplumun geneli bizi hiç tanımıyor. Tanıyanlar da yanlış ve kötü olarak tanıyor. Benim amacım hem Musevi cemaatinin bireyleri için bir başucu kitaplar dizisi meydana getirmek, hem toplumun genel kesiminin bizi tanıması için yararlanabileceği bir kaynak oluşturmak.
Bu kaynak sıkıntısında siz nerelerden yaralandınız?
Gözlem Yayınevi'nin kitaplarını karıştırarak,
bütün kitapların tozunu ala ala bu ansiklopediyi oluşturdum. Oraya dünyanın dört bir tarafından Yahudilikle ilgili kitaplar, yayımlanmış makaleler, araştırmalar gelir. Ben bunları inceledim ve bir derleme yaptım. Daha önceki çalışmalarım da böyle meydana geldi.
Genç kuşak nasıl bir ilgi gösteriyor kitaplarınıza?
Onlara hitap etmek bayağı zor. Konuya duyarlı insanlar çıkıyor. Ama kesin bir sonuca sadece kitaplarla ulaşmanın mümkün olmadığını biliyorum. Ben sadece bir yol açıyorum. Amacım bir kaynakça oluşturmak.
Sistem çokkültürlülüğün farkına yeni yeni mi varıyor?
Evet farklı kültürlerin bir arada yaşadığının yeni yeni farkına varıldı. Yasaya göre bütün vatandaşlar eşit. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte azınlıklara bakış açısı çok değişti. Özellikle Osmanlı'nın bu kadar hürmet gösterdiği, güvendiği azınlıkların bir kısmı yabancı devletlerin tahrikine kapılarak hoş olmayan hadiselere giriştiler. Bu durum halkta tedirginlik ve antipati yarattı. Bütün azınlıklar onların gözünde bu imajla görülüyor. Ne yazık ki aydın kesimin dışında bu anlayışta hala bir değişiklik olmadı. Bu geçmişte yaşananlardan kaynaklanan bir talihsizliktir.
Oysa Osmanlılar zamanında 'ikinci sınıf vatandaş' şeklinde bir şerri hüküm vardı. Bir zimmet anlayışı vardı. Gayrimüslimler Osmanlıların zimmetinde yaşarlardı. Askerlik yapmazlar ama özel bir vergi verirlerdi. Kültürel özelliklerini korurlar ve yaşamlarını rahatlıkla sürdürürlerdi.
Bu önyargının yıkıldığına dair umut var mı?
Pek yok. Çünkü son 10-15 yıldır fundamentalist kişiler toplumun beynini yıkıyor. Özellikle İsrail'de yaşanan hadiseler nedeniyle Yahudi toplumu sürekli karalanıyor. Ama bu kitaplar uzun vadede bu bakış açısını olumlu olarak değiştirirse çok sevinirim.
Sistemin çokkültürlülüğe karşı tavrı sadece gayrimüslimlere yönelik değil...
Yalnız bize mahsus bir şey değil. Her cemaatin, her topluluğun faydalı olması için gayret etmek gerekir. Böyle ikinci sınıf bir vatandaş muamelesi çekerseniz o insanlar toplum için hiçbir şey yapmak istemez, pasifleşirler. Bana göre uygarlığın ölçüsü bu farklıklara verilen değerdir. Kimseyi dışlamamak gerekiyor. Ama önemli olan Türkiye'de bunların konuşulabiliyor olması. Alevilerin durumu da farklı değil, onlar da kendilerini anlatmak istiyorlar. İnanış biçimlerinin farklı olması, Kuran'a inanmıyorlar anlamına gelmiyor.
Alevilerin insana değer vererek Tanrı'ya yaklaşma gibi bir felsefesi var. Peki Hacı Bektaş Veli, Mevlana ve Yunus Emre de aynı şeyleri söylemiyor mu? Bu insanların söyledikleri bizim edebiyat kitaplarımızda yok mu? Biz bu isimleri dünyaya böyle tanıtmıyor muyuz?
Basının yanlış bilgilendirmede rolü var mı sizce?
Özellikle sağ basının bize karşı olumsuz bir tutumu var. 1993 ve 1994 yıllarında bu had safhaya ulaştı.
Bu kitaplar yurtdışında da yayımlanıyor mu?
'Osmanlı ve Türk Yahudiler' kitabı İngilizce ve Fransızcaya çevriliyor. Dünyada Yahudilikle ilgili yayımlanmış tüm eserler
İsrail Ulusal Kütüphanesi'nde toplanır. Benim yazdıklarım da orada mevcut.