Oyuncular sete mahkûm

Kadıköy'ün orta yerinde tek koğuşlu özel bir cezaevi var artık. Burhan Öçal, Yavuz Bingöl, Gökhan Özoğuz, Levent Kazak, Erkan Can, Peker Açıkalın, Turgay Tanülkü gibi sanat dünyasının ünlü isimleri özgürlük için burada gün sayıyor.
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi

İSTANBUL - Kadıköy'ün orta yerinde tek koğuşlu özel bir cezaevi var artık. Burhan Öçal, Yavuz Bingöl, Gökhan Özoğuz, Levent Kazak, Erkan Can, Peker Açıkalın, Turgay Tanülkü gibi sanat dünyasının ünlü isimleri özgürlük için burada gün sayıyor. Kimi boncuk diziyor, kimi saz çalıyor, kimi efkârlı efkârlı sigara içiyor, kimi de racon kesiyor. Tek suçları 'O Şimdi Mahkûm' filminde oynamayı kabul etmeleri.
'O Şimdi Mahkûm'un çekimlerine yeni başlayan Abdullah Oğuz, deprem sonrası boşaltılan İskele Sokak'taki Kemal Atatürk Lisesi'ni mesken tutmuş. Burasını küçük bir cezaevine dönüştürmüş. Bu kadar ünlü isim şimdi onun kadrajlarının mahkûmu. Yaklaşık 20 kişilik bir koğuş. İçeri girdiğiniz vakit insan biraz ürperiyor. Ranzalar, dolaplar, masalar, pencerelerde demir parmaklıklar, hatta savcılığın yazılı ikazları... 'Filim icabı' da olsa hapishane işte... Oyuncular gazetecileri görünce, görüşmecisi gelmiş mahkûmlar gibi seviniyor. Duruma biraz şaşırıyoruz.
Oyuncuların böyle kendilerini cezaevinde hissetmelerinin sebebi biraz da Abdullah Oğuz. Çünkü Oğuz, oyuncular ortama alışsın diye çekimleri biraz ağırdan alıyormuş. "Dün 18 saat buradaydık" diyor Oğuz. Oyuncuların mümkün olduğu kadar dışarı çıkışlarını kısıtlamaya çalıştığını söylüyor. Tabii her şey film için. Bu uygulama amacına ulaşmışa benziyor.
Zira Yavuz Bingöl, Oğuz'un bu uygulanmasından bayağı etkilenmiş! Bingöl, yönetmen 'Stop' deyip çekimi bitirdikten sonra öylece durduklarını, rolün etkisinden kolay çıkamadıklarını belirtiyor. Tabii mekânın oyuncular üzerindeki etkisi de oldukça güçlü. Bingöl "Bir gerilim oluyor insanın üzerinde. Şimdi hepimiz mahkûm gibi hissediyoruz kendimizi" diyor.
Öçal havaya çoktan girmiş
Koğuşun en renkli mahkûmu Burhan Öçal. Mafya lideri Numan'ı ete kemiğe büründürüyor. Ceketi omuza atmış. Yürüyüş racona uygun. "Valla ben havaya girdim. Baba olduk" diyor. Yoğun temposu arasında filme vakit ayırdığını, bundan da çok keyif aldığını söylüyor. Numan karakterinin yüzde 100 ruhuyla örtüştüğünü belirten Öçal, "Baksanıza belli olmuyor mu?" diyor. Öçal'ı şöyle bir baştan aşağı süzüyoruz. Üst taraf gayet şık. Siyah bir takım elbise. Ama ayağındaki spor ayakkabıyı görünce şaşırıyoruz. O da şaşırdığımızı anlayıp açıklama yapma gereksinimi duyuyor: "Şaşırmayın, ayaklarım üşüdü yoksa daha güzel kıyafetlerim de var."
Bir ranzanın ucuna ilişen Levent Kazak, tüm ısrarcılığıyla 'Athena' Gökhan'ı (Özoğuz) yine bir şeye ikna etmeye çalışıyor. Tabii Gökhan'ın yüzü asık. 'O Şimdi Asker'in bazı sahneleri geliyor gözümüzün önüne. Yanlarına gidiyoruz. Gökhan bizi görünce gülerek "Artık Levent'ten daha çok nefret ediyorum. Çünkü o soktu bizi buraya!" diyor. Gökhan'ın filmde oynamasının sebeplerinden biri Levent Kazak. Çekimlerin ilk günlerinde ağırlıklı olarak ikilinin sahneleri çekilmiş. Levent Kazak, Gökhan Özoğuz'la iyi bir ritim tutturduklarını, bundan da çok keyif aldıklarını söylüyor. Keyif olan anlar sadece değil yönetmen Abdullan Oğuz da ikilinin performansından hayli memnun görünüyor. "Zaten" diyor "kendilerini oynuyorlar".
Koğuşun en deneyimlileri Aşkın Kenan ve Abdülkadir Fıçıcı. Kenan ve Fıçıcı eskiden mahkûmmuş. Turgay Tanülkü sayesinde hapishanede başladıkları oyunculuk hayatlarına, kendi deyişleriyle sivil hayatta da devam ediyorlar. Rol icabı da olsa hapishaneyi tekrar anımsadıklarını söyleyen ikili "İlk geldiğimizde burası çok soğuktu ama insanlar burayı ısıtıyor" diyor.
Kadıköy'deki cezaevi bir süre daha açık kalacak. Sonra Abdullah Oğuz bir genel af ilan edip tüm mahkûmları salıverecek. Geriye de sadece 18 Nisan'da vizyona girecek 'O Şimdi Mahkûm' kalacak.