Özgün ve tutkulu

Özgün ve tutkulu
Özgün ve tutkulu

Youn Sun Nah ın babası orkestra şefi, annesi ise müzisyen.

Koreli caz şarkıcısı Youn Sun Nah, bu akşam ilk kez İstanbul'da. Sanatçı gitarist Ulf Wakenius eşliğinde Borusan Müzik Evi'ne konuk oluyor
Haber: SEVİN OKYAY - sevin.okyay@radikal.com.tr / Arşivi

Caz vokalinin hayranlık uyandıran yeni sesi Youn Sun Nah İstanbul ’a konuk oluyor. Müzikle iç içe bir ailede doğup büyüyen Nah’ın babası orkestra şefiydi. Annesi de müzikal şarkıcısıydı. Kendisi ise 23 yaşındayken Kore Senfoni Orkestrası ile sahneye çıktı. Böylece Kore’nin müzik dünyasına başarılı bir ilk adım da atmış oldu. 1995’te de Paris’e gitti, caz ve chanson eğitimi görmeye karar verdi. Avrupa ’nın en eski caz okullarından CIM Caz Okulu’na yazıldı. Gerçi klasik müzikle de ilişkisi sürdü ama özellikle grubu YSN 5tet ile caz kulüpleri, ulusal tiyatrolar ve festivallerde çalmaya başladıktan sonra, cazda önü açıldı. Koreli bu harika kızın adını duyan önemli müzisyenler onunla çalışmaya talip oldu. Katıldığı yarışmalarda kazandığı başarılar da ününe ün kattı. 

Kuşağının en iyisi
Kore’yi unutmadı ama kendi ülkesinde ve Asya’da da konserler verdi. Bunun bir sonucu olarak da 2003’te Kore’de, farklı dallarda sesini duyurmuş müzisyenlere verilen ödülü aldı. Ertesi yıl “So I Am”, Fransa’da dinleyiciler ve basın tarafından o kadar beğenildi ki, Youn Sun Nah kendi kuşağının en iyi şarkıcısı ilan edildi. Nihayet, 2005 yılında Jazz a Juan Konkur’unda Büyük Ödül’ü alarak emeklerinin karşılığını gördü. Aynı yıl Kore’de Kültür ve Turizm Bakanı ona yılın en iyi genç sanatçısı ödülünü sundu.
Jazz at Lincoln Center’dan aldığı davet onun ufkunu iyice genişletti. Sesini ilk kez duyduğumuz albümü “Voyage”da, seçkin İsveçli cazcılarla çalıştı: gitarda Ulf Wakenius, basta ise İstanbul’da da dinlediğimiz Lars Danielsson. Albüm, Fransa’daki caz listelerinde ilk 10’a girdi, ayın CD’si olarak CHOC ödülünü aldı.
2009’da Fransa hükümeti onu Chevalier des Arts et des Lettres unvanına layık
buldu. Albüm, Kore Müzik Ödülleri’nde de En İyi Caz ve Karışık Albüm ödülünü aldı. 

Kimselere benzemiyor
‘Same Girl’, şimdilik Youn Sun Nah’ın son albümü. Bu albümde de yine Ulf Wakenius ve Lars Danielsson’la (akustik bas, çello) ve vurmalı çalgılarda Xavier Desandre-Navarre ile çalıştı. Her zaman olduğu gibi cazın yanı sıra pop, chanson ve ülkesinin geleneksel müziğinden yararlanmış. Kimileri, Madeleine Peyroux’nun ismini telaffuz etse de, kimseyi kendine model almamış, kimseye benzemeyen bir şarkıcıdan söz ediyoruz. Zengin bir enstrüman desteğine hiç mi hiç ihtiyaç duymadığını da kanıtlayacak. Hacimli, tertemiz bir sesi, şaşırtıcı bir tekniği var. Youn Sun Nah caz vokaline müzikler arasındaki gezintisi ve yorumuyla yenilik getiriyor.
Jazz at Lincoln Center’dan Finlandiya’da Poir’ye, Vancouver’dan Parc Floral de Paris ve Marciac’a, Norveç’te Mai, İsviçre’de Cully, Endonezya’da Java, Malezya’da Penang Adası caz festivallerine varana kadar yedi düveli dolaştı. Doğrusu, bu akşam 21.30’da Borusan Müzik Evi’nde birlikte sahneye çıkacağı gitarist Ulf Wakenius da, aynı şekilde dolaşmış, çok seçkin müzisyenlerle birlikte çalışmıştır. Gitarı, elinde onunla doğmuş gibi çalan Wakenius, uzun süre de Oscar Peterson grubunda yer almıştı.
‘Same Girl’ün turnesinde Youn Sun Nah ile Ulf Wakenius, doğaçlama yapmak, keşiflerde bulunmak için formatlarının rahatlığından yararlanıyorlar. Birbirlerini kusursuz biçimde tamamlıyorlar. ‘Voyage’ (2009) ile edindikleri tecrübenin, ‘Same Girl’de (2010) meyvelerini deriyorlar sanki. Biz de bu sayede birinci sınıf bir gitaristi dinleyip, caz vokalinde bizim için yepyeni bir sesi tanıma fırsatı yakalıyoruz. Albüme adını veren Randy Newman şarkısını söyleyecektir elbette ama bakalım yine kalimba refakatinde solo olarak, Rodgers ve Hammerstein’ın “My Favourite Things”ini de sunacak mı bize?