Özgürlüğün 'Kırmızı Çizgi'leri

Özgürlüğün 'Kırmızı Çizgi'leri
Özgürlüğün 'Kırmızı Çizgi'leri
Heykeltraş Evren Erol, 'Bozlu Art Project'te açtığı 'Kırmızı Çizgi' başlıklı sergiyle ilgili "Bu sergi, 'Özgürlük, bir başka varlığın özgürlüğünü ihlal etmediğimizde değer kazanacaktır' düşüncesinden yola çıktı" diyor.
Haber: HAZAL GENÇAY / Arşivi

Serginin ismi ’Kırmızı Çizgi’, eserlerin isimleri ise ‘İkna’, ‘Esir’, ‘İhlal’, ‘Tek Tip’, ‘İtaat’ gibi bir göndermesi olduğu açıkça belli olan ve biraz da içinde yaşadığımız zaman ve toplumda hepimizin sıkça hissettiği tanımlar... Ne dersiniz?

Sanat ve hayat arasında çok ince bir çizginin olduğuna inanıyorum. Sanatsal bir üretimin kişisel olamayacağını düşünüyorum. Bu anlamda bireysel olanın toplumsal bir karşılığı vardır diyebilirim. Çalışmalarımda kullandığım kavramlar izleyiciler için bir kapı aralayıcı olabilir. Senin de dile getirdiğin gibi “İçinde yaşadığımız zaman ve toplumda hepimizin sıkça hissettiği” duygular ve düşünceleri, heykellere bakan izleyicinin sezgisel olarak yakalayabileceğini düşünüyorum.

Bu konsept fikri ne zaman ortaya çıktı ve seni tetikleyen unsurlar neler oldu?
Kara kaplı bir desen defterim var. Bu sergi, yaklaşık 2 senedir yaptığım eskizlerin son 6 aylık üretim süreci ile ortaya çıktı. Değişim, dönüşüm, karşıtlık, ret ve kabul bağlamı gibi temel metaforlar üzerinden üretiyorum. Ülkemizde ve dünyada yaşananlar, bilinçaltımda bir yansımayla form buluyor. Doğaya, hayvanlara, insana, insanların yaşattıkları tetikleyicidir diyebilirim. Bu sergi; özgürlük, bir başka varlığın özgürlüğünü ihlal etmediğimizde değer kazanacaktır, düşüncesinden yola çıkmıştır.


Katalog yazında ve sergide işlerine paralel duvar yazısı olarak kullandığın bir cümle dikkatimi çekti: ‘’…Gerçeklik tek ve değişmez midir?’’ Bize nasıl bir gerçeklik sunmak istiyorsun?

Sanatı, var olan gerçekliğe alternatif bakma yöntemleri geliştirebilmek noktasında, sanatçıya sonsuz özgürlük alanı yaratan, kendini ifade etme, sorgulama dili olarak görmekteyim. Tüm dünyada insanlar, yaşadıkları coğrafyanın inanç, kültür ve düşünce sistemlerine göre, ‘gerçeklik’ tanımı oluştururlar. Bu tanımlamadan doğru baktığımda ‘Gerçeklik tek ve değişmez midir?’ sorusuna ‘Değişebilir’ cevabını vermiş oluyorum. Öte yandan her gün izlediğimiz televizyon ve gazete haberlerinde, dünyanın gidişatı hakkında da ortak bir toplumsal bilinçdışı ile yüzleşiyoruz. Sanatın misyonu, durum analizinden ziyade işaret etmektir diye düşünüyorum. Bu anlamda, Pablo Picasso’nun “Sanat , gerçeği anlamamızı sağlayan bir yalandır” sözünü hatırlamakta fayda var.


Heykellerinin hem formlarından hem de isimlerinden birçok yere göndermesi olduğunu görüyoruz; cinselliği çağrıştıran, içten içe kaynayan, sorgulayan, sıkışmış ve hatta bir miktar irite edici formlar bunlar. Sizce bir psikanalist işlerini nasıl yorumlardı?

Böyle bir deneyimim henüz olmadı. Ancak, “Karanlık bir yerden, perdenin arkasından ama umutla bakıyorsun” demesi mutlu ederdi sanırım!


Malzeme olarak ahşabı ağırlıklı kullanıyorsunuz ancak bazı çalışmaların doğal olan bu malzemenin tam zıttı olan sentetik bir malzeme; polyester. Bu zıtlığın karşılığı sende nedir?

Uygulayacağım projelerde üzerinde düşündüğüm kavramlar, tasarımın biçimi, sunulacağı mekanla ilişkisi, heykellerin malzemelerini seçimim de belirleyen etkenlerden. Bu sergimde, konsept itibariyle varsaydığım ‘Kırmızı Çizgi’ metaforu, iki tarafın varlığını zorunlu kılıyordu. Bu kavrama yaklaşımım, siyasi ve askeri söylemin dışında, bireyin bilinçaltı ile olan yüzleşmesi bazında bir sınır ihlalini temsil ediyor. Bugüne kadar birçok farklı malzemeyle çalışmış olmama rağmen, ahşap çoğunlukla tercih ettiğim bir malzeme oldu. Sergide yer alan salt ahşap tasarımlarda, renk ve biçimlerle bu karşıtlığı yakalamak istedim. Böylesi doğal bir malzeme ile polyester gibi tamamen sentetik bir malzemenin birlikte kullanımı deneysel bir süreçti. Modern dünyanın kişiye dayattığı yaşam formuna karşı bir sanatçı olarak söyleyeceğim sözü, bu iki zıt malzeme oldukça güçlendirdi.


Gelecek projelerinden bahseder misin?

Önümüzdeki zamanlarda sergi, fuar gibi etkinlikler olacaktır. Yurtdışında da farklı projelerde yer almayı arzuluyorum. Bunların yanı sıra, belki üçüncü kişisel sergimde, mekanı düşünerek sonradan dahil ettiğim heykellerden ziyade, mekanın heykele ya da enstalasyona dönüştüğü projelerimi hayata geçirmek düşüncesi beni fazlasıyla heyecanlandırıyor.

Küratörlüğünü Oğuz Erten’in yaptığı Evren Erol’un ‘Kırmızı Çizgi’ başlıklı heykel sergisi 21 Mart tarihine kadar Nişantaşı’ndaki Bozlu Art Project’te görülebilir.