Paramparça: Bir inanç denklemi!

Paramparça: Bir inanç denklemi!
Paramparça: Bir inanç denklemi!
Jennifer Connelly'nin sürüklediği 'Paramparça', modern dünyanın yetersiz kaldığı noktalarda çözümü mistisizmde arayan insanların öyküsünü perdeye taşıyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

PARAMPARÇA (Not: 3/5)
ALOFT
Yönetmen: Claudia Llosa
Oyuncular: Jennifer Connelly, Cillian Murphy, Melanie Laurent, William Shimell
Yapım: 2014, İspanya-Kanada- Fransa
Süre: 112 dakika

Kariyerinin çıkış döneminde ‘Roket Adam’ (‘The Rockeeter’), ‘Akıl Oyunları’ (‘A Beautiful Mind’), ‘Hulk’ gibi filmler bulunan Jennifer Connelly, “Bilim insanlarının kahrını çekmek de bir yere kadar” demiş olmalı ki artık ‘mistik’ içerikli yapımlarda karşımıza çıkıyor! Yakın zaman önce ‘Nuh’ta da izlediğimiz Connelly, şimdi de 2014 tarihli ‘Paramparça’yla (‘Aloft’) salonlarımıza buyur ediyor. Perulu kadın yönetmen Claudia Llosa’nın imzasını taşıyan film, iki çocuğuyla ayakta kalma mücadelesi veren bir kadının zaman içinde yaşadığı ruhanî dönüşümü, yer yer etkileyici pasajlarla aktarıyor.
Senaryosunu da Llosa’nın kaleme aldığı ‘Paramparça’nın konusu kısaca şöyle: Küçük kızı Gully’nin derdine deva bulmak üzere her yolu deneyen Nana Kunning, nihayetinde ‘Mimar’ mahlaslı bir şifacıdan medet umar. Lakin oğlu Ivan ve onun hayattaki en önemli varlığı olan şahini, ‘Mimar’ın inşa ettiği ve bir tür tavaf için tasarlanan özel ahşap yapıyı darmadağın eder. Ardından 20 yıl sonrasına atlarız; Ivan artık evli ve bir çocuklu genç bir babadır. Kendisi ve kuşlarıyla bir belgesel çekmek için kapısını çalan genç bir kadın, artık bambaşka bir kimliğin sahibi olan annesinin yanına gitmeyi teklif eder. Ve ardından da…

Hâlâ çok güzel!

‘Paramparça’, modern dünyanın yetersiz kaldığı noktalarda çözümü mistisizmde arayan insanların öyküsünü perdeye taşıyor. Film “Yöneliyorlar da hele bir sor niye?” türü bir niye bir hissiyatın izini sürüyor. Aslında genel görüntü itibariyle öykü yüzeysel gibi ama kimi detaylarda derinlik kazanıyor. Hayatında art arda beliren trajik olaylar, göğüslemek zorunda kaldığı acılara karşı yetersizlik duygusu, minik oğlunun başta kendisinin neden olduğu meselelerdeki karşı katı ve ketum tutumu derken Nana Kunning zaman içinde bir inanç denkleminin en önemli unsuru haline geliyor… Ama böylesi bir dönüşüm ve öykünün genel dertleri, kimilerine için çok da manalı gelmeyebilir, bense bazı bölümlerdeki özel dokunuşları ve filmin hissiyatını seyirciye geçirmekteki samimiyetini beğendim.

Oyunculuklara gelince Jennifer Connelly, rolünün üstesinden geliyor -ve de hâlâ çok güzel-… İrlandalı Cillian Murphy, Ivan’ın yetişkinliğinde karakterinin öfkesini yansıtmakta gayet iyi. Melanie Laurent de her zamanki yumuşak ve ağırbaşlı profilini belgeselci Jannia’da bir kez daha gösteriyor ama bu kendisini tekrarlıyor anlamına gelmiyor; çünkü en azından ben onun bu halinin yer aldığı öykülere özel bir tat kattığı kanaatindeyim…
Toparlarsak yer yer güzellikler barındıran bu çaresizlik ve sıkışmışlık filmi için orta karar bir seyirlik diyebiliriz.