Paris Korosu'ndan Yeşilçam şarkıları

Paris Korosu'ndan Yeşilçam şarkıları
Paris Korosu'ndan Yeşilçam şarkıları
Paris Frankotürk Türk Sanat Müziği Korosu yarın akşam Yeşilçam'ın ölümsüz şarkılarıyla dinleyici karşısında olacak. 16 şarkı ile dört enstrümantal eserin seslendirileceği konserin onur konuğu ise Yeşilçam filmlerinin dev bestecisi Cahit Berkay. Paris Türk Sanat Müziği Korosu üyelerinden Aslı Ulusoy-Pannuti  yazdı.
Haber: ASLI ULUSOY-PANNUTI - asli@siradisiparisrehberi.com / Arşivi

RADİKAL - Doğup büyüdüğüm Eyüp’teki halk bahçesinden yükselen ‘Nayır n’olamaz’lı repliklere eşlik eden ve Türkiye’de herkesin bilinçaltına neredeyse bıçakla kazınan Yeşilçam şarkılarını bir gün Paris’te, hem de dev Cahit Berkay’ın onur konuğu olacağı bir konserde seslendireceğimizi nereden bilebilirdim ki... Türkan Şoraylı, Emel Sayınlı, Zeki Mürenli, Hülya Koçyiğitli; kimi gözü yaşlı, kimi absürd, kimi maceralı, kimi komik onlarca filmin artık dilimizin, kulağımızın bir parçası olmuş unutulmaz eserlerini bir gün Türk, Fransız, Mısırlı, Tunuslu, Arjantinli ve daha nice milliyet-dinden gelme korist ve müzisyen dostlarla yorumlayacağımızı, çalıp söyleyeceğimizi hayal edebilir miydim? Hem de Paris’te!
“Bayılıyorum Yeşilçam dönemine, filmlerine, şarkılarına” diyor, Paris Korosu’nun genç şefi Selin Tenik. “1996’da Fransa’ya Türk televizyonu bağlandığından beri hem burada hem Türkiye tatillerimizde Ediz Hunları, Türkan Şorayları hep seyrettik...” Tenik, 1984 Fransa doğumlu. Müzikle ilişkisi dokuz yaşındayken piyano ile başlıyor. 2000 yılında Montreuil Ulusal Müzik ve Dans Akademisi’nden mezun olup, Paris’te psikoloji eğitimi alıyor. 2012 ise Paris Türk Müziği Korosu'nu kurduğu tarih. UNESCO Uluslararası Filarmoni Korosu’nda soprano koristlik de yapan Tenik, koro yönetmenliği ve şefliği eğitimine Paris Konservatuvarı’ndan Philippe Maze ile devam ediyor. Genç şefin Paris Korosu’nu kurmasının amacı, Türk kültürünü Fransız-Türk karma bir aktiviteyle, müzik vasıtasıyla, doğup büyüdüğü Fransa’ya tanıtmak. Daha önce ‘Paris’te bir İstanbul Havası’ başlıklı İstanbul şarkıları konseri başta olmak üzere birbirinden ilginç temalarla konserler hazırlayan Paris Korosu’nun, 15 Ocak Cuma akşamı vereceği Yeşilçam konserinde klasik enstrümanlar ve koro eşliğinde farklı bir yorum yakalamaya çalışacaklarının altını çiziyor: “Mesela ‘Seven Ne Yapmaz’ bugüne kadar hiç yapılmamış, bambaşka bir yorumla seslendirilecek.”
Ignacio Naon

Gerçekten de Yeşilçam şarkıları belki de ilk kez bambaşka bir içerikle çıkıyor görücüye. Bir kere kullanılan enstrümanlar klasik, ayrıca bir koro tarafından seslendiriliyor. Yakın zamana kadar Yeşilçam döneminden haberdar olmayan ve şarkılarla konser projesi sayesinde tanışan Arjantinli udi Ignacio Naon, “Şarkıların çeşitli versiyonlarını internetten dinledim ancak ben koronun seslendirmesini çok seviyorum” diyor. “Ayrıca enstrümanları daha klasik bir üslupla çalıyoruz. Tabii ki özellikle Türk seyirciye sesleniyor, geçmişleri, hatıraları hep bu şarkılar...” Müziğe klasik gitarla başlayan, Fransa’da Yunanlı müzisyenlerden İzmir Rebetiko müziğini öğrenen, Bulgar, Ermeni müzikleriyle tanışan Naon; İstanbul’da Mehmet Bitmez’den, Yunanistan’da ise Yurdal Tokcan’dan ders almış. Bu arada belirtelim: Naon, Paris’teki Arjantin Kültür Evi’ndeki tango orkestrasında gitarıyla yer alıyor. Arjantin ve Fransa başta olmak üzere çok sayıda ülkede konserler veren Naon, “Her şeyden önce gitaristim, ama udu çok seviyoum. Çünkü hayranı olduğum, hayli ince ve estetik bulduğum makamları çalmama izin veriyor. Gitarla makam çalmaksa hiç mümkün değil” diyor.
Adrien Espinouze

Fransız neyzen Adrien Espinouze ise neyle, Yeşilçam şarkıları konusunda yepyeni bir deneme yaptıkları düşüncesinde. “Ney, bu şarkıların ideal enstrümanı değil muhakkak! Ama ilginç olan, alışkanlıklarımızdan çıkarak yepyeni bir şey deniyor olmamız. Bir çeşit egzersiz, küçük bir meydan okuma diyelim.” Konservatuvarda eğitimini aldığı klasik Batı müziği ile sonrasında yaptığı caz müziğinden sıkılan Espinouze, yıllar önce bambaşka bir müzik arayışına girmiş. Paris’te tamamen tesadüfen karşılaştığı ney ve neyzen Kudsi Erguner’in derneği, ardından İstanbul’u, Galata Mevlevihanesi’ni, Konya’yı, neyzen Süleyman Erguner’i,  ney yapımcısı-neyzen Ali Erol’u getirmiş hayatına. Bugün Paris’te bir ortaokulda müzik öğretmenliği de yapan Espinouze, meraklısına ney dersleri de veriyor. Başta Fransa ve Türkiye olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, ayrıca Fas, Azerbaycan ve Özbekistan’da çok sayıda konseri olmuş neyzenimizin.
Nidal Jaoua

‘Feride’lerin, ‘Ben seni unutmak için sevmedim’lerin iç gıdıklayıcı nağmelerinin bir bölümü de kanun sanatçısı Tunuslu Nidal Jaoua’dan geliyor tabii. Tunus’ta konservatuvarda Doğu Müzikleri eğitimi alan ve Türk müziği üzerine bir de yüksek lisans hazırlayan Jaoua, Göksel Baktagir, Halil Karaduman, Aytaç Doğan gibi önemli isimlerle staj da yapmış. Ardından Paris Sorbon Üniversitesi’nde müzikoloji bölümünde ikinci yüksek lisansını yapan Jaoua, Paris banliyölerinden birinde müzik öğretmeni. Fransa’da seyircinin pek tanımadığı kanunu, Türkiye’den gelme. Fransızlar’ın kanunla ilgili yorumlarını soruyorum: “Enstrümanı hem  görüntü olarak çok güzel buluyorlar, hem de sayesinde bir çeşit yolculuğa çıktıklarını, rüyaya daldıklarını söylüyorlar.” Türk müziğinin Tunus müziğine benzeyip benzemediği soruma ise “Teknik anlamda çok büyük benzerlikler var” diyor. Ayrıca ‘Ada sahilleri’ başta olmak üzere bazı parçaların kendilerinde de Arapça versiyonuyla çok ünlü olduğunun altını çiziyor.


Antoine Morineau 


Paris Korosu’nda söylediğimiz şarkıların vazgeçilmez eşlikçilerinden biri de vurmalı çalgılarla Fransız Antoine Morineau muhakkak. Üniversitede Fars dili, tarihi ve edebiyatı okuyan, son 10 yıldır Türk müziğiyle de uğraşan Morineau, bendir (daire) ve zarb (darbuka) başta olmak üzere vurmalı çalgılarla, çeşitli gruplarla geleneksel İran müziğinin yanı sıra caz füzyon gibi modern denemelerde de yer alıyor.
Bunca profesyonel müzisyen arasında bağlamasıyla bulunmanın kendisi için tek kelimeyle “gurur verici” olduğunun altını çizen Murat Baş, aslen mühendis. Trabzonlu anne babanın Fransa’da doğup büyümüş çocuğu Baş, 15 yaşında evlerine gelen bir misafir sayesinde tanıştığı bağlamayı kendi imkânlarıyla, okula gitmeden öğrenmiş. Tıpkı şefimiz Selin Tenik gibi o da Fransa’da doğup büyümüş olmasına rağmen Yeşilçam filmleri ve müzikleriyle yetişmiş. 15 Ocak konserimizin temasının Yeşilçam olduğunu ise şimdilik ailesine ve arkadaşlarına söylememiş. “Büyük sürpriz olacak” diyor.
Cuma akşamki konserde onur konuğu olarak sahne alacak olan isim ise Cahit Berkay. Berkay konser açılışında Türkiye’de küçük büyük herkesin yüreğini dağlayan bir kült filmin, ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ ile İlyas Salman, Şener Şen ikilisinin unutulmaz ‘Çiçek Abbas’ filminin müziğini, kendi curasıyla yorumlayacak.

SIRADA SADETTİN KAYNAK VAR
Peki koristler, yani biz? Her biri farklı ufuklardan gelen ve bu müziğe gönlünü koyan 30 kadın, 10 erkek korist! Temeli sadece birkaç yıl önce, müzisyen-psikolog Selin Tenik tarafından atılmış Paris Korosu’nun her hafta yaptığı provalara mümkün olduğunca düzenli ve disiplinli katılmaktaki amaç, sevgili Selin’in söylediği gibi, “Bu girişimi devam ettirmek!” Çalıştıkları tüm parçaları neyzen Adrien Espinouze sayesinde tek tek notaya döktüklerini, şarkı sözlerini gerek yabancı müzisyenler gerekse Fransız seyirci için tercüme ettiklerini vurgulayan Selin Tenik, “Devam etmek en önemlisi. Çünkü bir iki konser yaparsınız ama zaman içinde sürebilmek zor. Amacımız mümkün olduğunca çok yeni insanla tanışmak, Fransız’lara açılmak. Tabii Paris Belediyesi ile işbirliğimizi sürdürmek de çok önemli” diyor. Peki Yeşilçam’dan sonraki tema? Sadettin Kaynak… ‘Yadeller aldı beni’, ‘Çile bülbülüm’, ‘Leyla bir özge candır’, ‘Muhabbet bağı’ ve daha nice ölümsüz eserle gönül bağımızda taht kurmuş bir büyük! Kısacası Kaynak, Paris Korosu’nun Yeşilçam’dan sonra yelken açacağı yeni denizi…