'Parlayan Yıldız' Poyraz Baltacıgil: Eğer imkan sağlanırsa...

'Parlayan Yıldız' Poyraz Baltacıgil: Eğer imkan sağlanırsa...
'Parlayan Yıldız' Poyraz Baltacıgil: Eğer imkan sağlanırsa...
İş Sanat'ın düzenlediği Millî Reasürans Parlayan Yıldızlar serisinin şubat konuğu, pek çok başarılı müzisyen yetiştiren Baltacıgil ailesinden genç çellist Poyraz Baltacıgil. Bu akşam 20.00'de Millî Reasürans salonundaki ücretsiz konserde Debussy'den Schumann'a, Rachmaninov'dan Beethoven'a uzanan bir repertuvarla izleyici karşısına çıkacak Poyraz Baltacıgil, sorularımızı yanıtladı.

Türkiye ’yi klasik müzik dünyasında başarıyla temsil eden müzisyenler yetiştirmiş Baltacıgil ailesinden geliyorsunuz. Kendi yolunuzu çizerken bunun avantajları ve dezavantajları hakkında neler söylemek istersiniz?

Bunun avantajları ya da dezavantajları insanın kendi düşünce yapısına göre değişir. Ben şimdiye kadar bunun her iki tarafını da yaşadım. Fakat hazıra konmadım, kendi yolumu kendim çizmeyi tercih ettim ve ediyorum. Çünkü bence bu işte herkes öncelikle "kendisi" olmalı. İzlediğim yol, Türkiye’yi bu camiada en iyi şekilde temsil etmektir ve her genç müzisyen öyle olmalıdır.

 

Hiç müzik dışında bir meslek düşünmüş müydünüz çocukluğunuzda? Yoksa en başından beri kararınız belli miydi?

Ben de elbette çoğu küçük erkek çocuk gibi asker, polis, sporcu gibi meslek sahibi olmak isterdim. Ama kafama gerçekten koyduğum tek şey müzisyenlikti.

 

Peki, bunun genetik bir yatkınlık olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yoksa çok çalışarak ve isteyerek başarılı bir müzisyen olmak mümkün mü?

Bu konuda biraz acımasız düşünüyorum açıkçası. İnsanda yeteneğin yanı sıra pratik zeka, ciddiyet ve özenin mutlaka olması gerekiyor. Eğer bunlar olursa çok istemek ve çalışmak sizi bir yola sokuyor.

 

Eğitiminize Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda devam ediyorsunuz. Okul dışında katıldığınız eğitim çalışmaları, masterclass’lar oldu mu? Kimlerle çalışma fırsatı buldunuz?

2011 yılında Almanya’nın Berlin şehrine gitmiştim. O zaman abim Fora, Berlin Filarmoni’de çalıyordu ve hem konserleri izleme fırsatına sahip oldum, hem oradaki çellistlerle tanışıp çalıştım ve en güzeli Wolfgang Boettcher’in evine gidip onunla çok zevkli ve uzun bir ders yapmamızdı. Bundan birkaç ay önce tekrar Almanya’ya gittim ve Rutesheim’daki Çello Akademi’sine katıldım. Burada Wen-Sinn Yang ile 3 ders yaptık. Bunların haricinde Natalia Gutmann, Alexander Rudin, Yo-Yo Ma, Steven Iserliss, Jean Guihen Queyras, Johannes Moser, Martin Ostertag, Maria Kliegel, Gustav Rivinius, Christoph Henkel, Knut Weber, Tomasz Strahl gibi değerli çellistlere kendimi dinletme fırsatı buldum.

 

Verdiğiniz ilk solo konseri hatırlıyor musunuz? Sahneye çıktığınızda neler hissetmiştiniz?

Hatırlıyorum. 7 yaşımda özel bir dernekte ailem beni sahneye iteklemişti ve bir şeyler yapmayı denemiştim. Daha sonra 8-11 yaşlarım arasında Borusan Çocuk Korosu, Ilgın Ülkü ve Mert diye klarnetçi bir arkadaşımızla konserler veriyorduk. Bunlardan sonraki ilk solo konserim İstanbul Filarmonia eşliğinde ve Hakan Şensoy yönetiminde 2007 yılında CKM’de verdiğim 23 Nisan konseriydi. Sanırım Vivaldi Mi Minör çalmıştım.

 

Yurt dışında katıldığınız yarışma, festival ve masterclass deneyimlerinizden yola çıkarak, Türkiye’deki klasik müzik eğitimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Genel olarak olumlu değerlendiriyorum fakat bazen de işin acıklı kısımlarını görüyorum. Eğer bir etkinlik yapmış olmak için yapılırsa veya ders saati tamamlamak için bir öğrenciyle ders yapılıyorsa bir öğrenci ne kadar ilerleyebilir, o ders ne kadar verimli olur, veya yapılan etkinliğin ciddiyeti nedir, buraya getirilen müzisyen/hoca öğrenciler tarafından ilgi görüyor mu, görmüyorsa neden diye gerçekten düşünmek gerekiyor. Ama sorunlarımızın dışında yapılan projelerin, getirilen solistlerin, orkestraların kaliteleri genellikle çok yüksek oluyor. Bu olumlu bir şey. Eğer bize gerekli imkanlar sağlanırsa potansiyelimizin yüksek olduğunu düşünüyorum.

 

İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar serisinde sahne alacaksınız. Bu konser sizin için nasıl bir anlam ifade ediyor? Nasıl bir repertuvarla izleyici karşısında olacaksınız?

Bu konserin keyifli geçeceğini, seyircinin programdan keyif alacağını düşünüyor ve umuyorum. Claude Debussy, Robert Schumann, Sergei Rachmaninov ve Ludwig Van Beethoven’ın keyifli, sürükleyici eserlerini seslendireceğiz. Bu eserler küçük parçalar, sonatlar içeriyor olacak.

 

Mutlaka birlikte çalmak isterim dediğiniz isimler, orkestralar var mı?

Elbette var. Büyük kemancılarla Brahms İkili Konçerto, ya da büyük bir piyanist ve kemancı ile Beethoven Üçlü Konçerto çalmak isterim. Ve tabii ki büyük ve gerçek orkestralarla solo konserler vermeye devam etmek istiyorum. Ayrıca oda müziği yapmayı da çok seviyorum, ileride keyifle müzik yapabildiğim bir oda müziği grubumun olmasını diliyorum.

 

İleride kendinizi nerede hayal ediyorsunuz?

Olmak istediğim yerde... Sahnede, emek harcadığım ve istediğim şekilde yetiştirebildiğim bir öğrenciyi gururla izlediğim bir koltukta ve en önemlisi de iyi müziğin olduğu yerde.

Millî Reasürans’ta Parlayan Yıldızlar / Poyraz Baltacıgil/ 24 Şubat Salı 20.00/ Konser ücretsizdir. Rezervasyon 0212 316 1083 telefon numarasından veya issanat@isbank.com.tr adresinden yapılabilir.

 

Poyraz Baltacıgil kimdir?

Viyolonsel eğitimine 2000 yılında Hakkı Öztürk ile İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda başlayan Poyraz Baltacıgil, çalışmalarını 2005 yılından itibaren Dilbağ Tokay ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda sürdürüyor. Orkestra ile ilk solo performansını 13 yaşında İstanbul Filarmoni Orkestrası ile Hakan Şensoy şefliğinde sergileyen genç sanatçı, sonrasında İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ile Eskişehir Belediye Senfoni Orkestrası eşliğinde çeşitli konserler verdi. Yo-Yo Ma, Alexander Rudin, Natalia Gutman, Steven Isserlis , gibi çellistlerle çalışma fırsatı bulan Baltacıgil, 2011 yılında Bulgaristan’daki "International Competition Young Virtuosos" yarışmasında üçüncülük ve 2014 yılında "Benyamin Sönmez Ulusal Çello Yarışması"nda birincilik ödüllerini kucakladı.