Parov Stelar ile tepindik!

Parov Stelar ile tepindik!
Parov Stelar ile tepindik!
Dün gece Volkswagen Arena'da sahneye çıkan Parov Stelar Band, sonsuz enerji süper gücüne sahipmiş gibiydi. Hoplamalar, zıplamalar ne sahnede, ne sahne önünde, ne tribünlerde bitmedi...
Haber: DİLOY YALÇIN / Arşivi

Son birkaç saate kadar konserin Volkswagen Arena’ya göre hayli mütevazı -ve şehre yakın- kalan Babylon’da olduğunu sandığımızdan, kendimizi Ayazağa yollarında bulduğumuzda, canımız bayağı bir sıkıldı. Üstelik ilk defa gittiğimiz Volkswagen Arena o kadar büyüktü ki, “Yanlışlıkla gizli bir Rolling Stones konserine filan mı geldik?” diye düşündük.

Biz küçük bir azınlık olarak kendi kendimize coşacağımızı sanırken, bir anda tribünler ve bir “sahne önü” dolusu insanla karşılaşınca, tadımız bir daha kaçtı. Zira canlı müzik denince, senelerce “nerede çokluk, orada bokluk” mantığıyla hareket etmiştik.

Neyse... Parov Stelar Band, sonsuz enerji süpergücüne sahipmiş gibiydi. Hoplamalar, zıplamalar ne sahnede, ne sahne önünde, ne tribünlerde bitmedi. Konser çıkışında Türkiyeli oğlanın Danimarkalı kıza dediği gibi “It was worth every penny” (Her kuruşuna değdi.) 

Uzun lafın kısası biz 13 Aralık Cumartesi günü, Erasmuslu’u, Spotify genci, Spotify yaşlısı, hep beraber orada, bayağı da kalabalık bir grup insan olarak, bildiğiniz “tepindik,” tepine tepine dans ettik.

Yaşı ortalamanın üstünde konser katılımcıları olarak, kırk yılda bir gece dışarı çıkıp da, iki üç genci eğlenirken görünce gaza gelip “gümbür gümbür bir Türk gençliği geliyor” diye başlık atan ana akım medya yazarları gibi şendik. Neyse ki sonra, grup elemanlarından birinin “İstanbul şöyle harika, bizi böyle çok etkiliyor”vari bir konuşmaya girişmesiyle, arkamda kendisi de bizzat saatlerdir tepinen genco, “Ya bi s****r git ordan” diye tepkisini koyarak, bizi gerçeğe davet etti.

Kendi telefonumla çekmiş olduğum aşağıdaki fotoğraf sanıyorum her şeyi açıklıyor. 

Beyaz adam bir konserde gömleğini çıkarıp arkadaşının omzuna çıktıysa, o konser iyidir.