Parti meclisinin orman zirvesi

Yoksa siz hâlâ inatla Ankara'dan gelen Techno Train'den inenlerin, önceki gün Parkorman'ın çimlerine...
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Yoksa siz hâlâ inatla Ankara'dan gelen Techno Train'den inenlerin, önceki gün Parkorman'ın çimlerine uzanıp uyuduğunu düşünenlerden misiniz? Trende bizler gibi uyuyup kalanlara 'moruk' diye takılan Ankaralı clubber'lar, önceki akşam
İstanbullu clubber'daşlarının da katılımıyla Parkorman'daki Hip Productions tarafından düzenlenen '4. J&B Techno&Dance Festival'de yine sabahı ettiler.
Tekno treni mevzusu nedeniyle donma ve rahat uyuyamama problemimizi halledemeden Parkorman'daki yerimizi almak zorundayız. Ama biraz uyusak n'olur:

  • Lütfen editörüm, biraz Tuğrul beyin
    odasında kestireyim. Türkiye-Almanya maçından sonra gider olaya dahil olurum.
  • Olmaz. Sen gitmezsen kim izlenim yazacak? Hem sen parti böceği değil misin?
  • Birazcık uykuyu bana çok görmeyin. Yalvarıyorum! Çok uykum var.
    Zafer bizimdir. Işıksız ortamda, iki büklüm uyunarak geçirilen birkaç 'küçük' ve 'yetersiz' saatin sonunda şişik bir sol göz, kazan gibi olmuş bir kafayla '4. J&B Techno & Dance Festivali'ndeyiz.
    İçeri giriyoruz. Ve tanrım! Nietzsche'nin 'Ebedi Dönüş' düşüncesi kanlı canlı önümüzde duruyor. Daha sabah, sekiz saat boyunca durmadan dans ettikleri trenden inenler, Parkorman'da da 'eller havada',
    'Hey Mr. DJ, play my song' havasında. N'olur biri beni çimdiklesin.
    İnsan değil 'cyborg' sanki bunlar!
    İzlediğimiz bilimkurgu filmleri gerçek mi oluyor ne: İnsan türü yok olmuştur ve yeryüzü, sınırsız enerjiyle dolu (nasıl oluyorsa o 'sınırsız'), 24 saat boyunca dans edebilen insanüstü varlıkların egemenliğindedir...
    Mekân geniş olunca 'Şöyle bi etrafa göz atayım' demek kasıyor tabii insanı. Festivalde üç ayrı sahne mevcuttu. Saat 14.00 itibarıyla üç sahnede de müzik başladı ve ertesi sabahın 07.00'sine kadar hiç susmadı. Hip-hop'la açılışı yapan main stage'e kimler çıkmadı ki. Gökhan Kırdar'dan Slam'e, Islamic Force'tan Jim Masters'a Kosheen'den DZA'ye kadar pek çok yerli ve yabancı isim kitleyi coşturma işinde üzerine düşeni yaptı. Ama tabii her partinin bir 'assolisti' olur. Bu yılki 'J&B Techno &Dance Festivali'ninki de Orbital'dı.
    Ancak orada da kahraman Hidayet Türkoğlu'ydu.
    Festival öyle bir güne denk gelmişti ki, bir yanda Galatasaray'ın ve Fenerbahçe'nin maçları var. Öbür yanda ise onlardan da mühimi Türkiye-Almanya basketbol karşılaşması var. Hem de yarı final maçı. Kimisi 'başlarım müziğe' edasıyla dev ekranın önüne kurulup maçı izlemeyi daha uygun gördü.
    Saat 02.00'yi geçiyor. Main stage'deki izleyiciler Orbital'da, müzik her ne kadar iyi olsa da dans adına düşen tempoyu Luke Slater'la yeniden yakaladı. Bu arada festival mekanında cep telefonu krizi yaşandı. Hatlar kilitlendi. Aradığınız kişiye cep telefonuyla ulaşmak imkânsızlaştı. Hal böyle olunca 'Şey, pardon. Acaba kartımı telefonunuza takabilir miyim?' ricaları Parkorman girişinde fazlalaştı.
    Saatler ilerliyor. Uykuuuu! Lütfeeen...
  • Bir sonraki parti meclisi ne zaman, nerede kurulacak Muhsin?
  • Sanırım önümüzdeki hafta sonu.
  • İnanmıyorum ya. Ben o zaman izinde olacağım. Kahretsin (!).