Pina'nın gençleri beyazperdede

Pina'nın gençleri beyazperdede
Pina'nın gençleri beyazperdede

Dans Rüyaları yarın Geothe Enstitüsü nde gösterilecek. Fotoğraf: Ursula Kaufmann

Pina Bauch'un Wuppertalli gençlerle yaptığı 'Kontakthof', bir belgesele konu oldu. Anne Linsel'in hazırladığı 'Dans Rüyaları', ünlü sanatçının kamera karşısındaki son görüntülerini de içeriyor
Haber: KOZA TANDOĞAN / Arşivi

İSTANBUL - Geçtiğimiz yıl ansızın hayata veda eden, ‘dünya sanatçısı’ unvanını hak etmiş büyük koreograf Pina Bauch, topluluğuyla birkaç kez  İstanbul Tiyatro Festivali’nin konuğu olmuş bu kentin izleyicisine kendini sevdirmiş bir isim. 2003 yılında yine Tiyatro Festivali’yle bir ortak yapıma imza atarak, ilhamını İstanbul’dan alan ‘Nefes’ adlı oyunu, bu kez Pina’sız yine bu kente konuk oldu. Bugün ‘Nefes’in son gösterimi yapılacak, yarınsa Pina Bauch’un sanatçı kişiliğine çok yakışan bir belgesel, ‘Dans Rüyaları’ gösterilecek.
Filmin yönetmeni ülkesinde oldukça tanınan, deneyimli Alman gazeteci, yazar, televizyoncu, belgesel yönetmeni Anne Linsel. Linsel, şubatta Berlin’de dünya prömiyerini yaptığı filmin Nisan’da 29. İstanbul Film Festivali’ndeki sunumuna katılmak üzere İstanbul’a da gelmişti. “Filmin ilk yurtdışı davetini İstanbul’dan almış olması benim için büyük bir onur” diyen Linsel, Pina Bausch için de bu kentin önemli olduğunu söylüyor: “İlk daveti buradan almanın çok özel bir anlamı oldu. Pina Bausch’un Istanbul’u ne kadar çok sevdiğini biliyorum, çünkü hangi sohbette bu kentin adı geçse, buradan adeta aşkla bahsettiğine ben de birçok kez şahit oldum. İstanbul’u bu gözle gezmek, onun sevdiği yerleri keşfetmek, bu olağanüstü kentte onunla gezmiş, daha sonra onunla birlikte çalışmış, onun en yakınları arasında sayılan birisiyle, onun izini sürmek, benim için çok anlamlı, çok büyük bir ayrıcalık oldu.”
Linsel, Film Festivali sırasında tanıştığı İstanbullu izleyicinin tepkilerinden de çok memnun kalmış: “Bu benim için unutulmaz bir deneyim oldu. İzleyicilerin bu yakın ilgisi, sorularının içtenliği, filmin nasıl yapıldığı, gençlerle çalışmanın zor olup olmadığı, onlara nasıl bu kadar yaklaşabildiğim, onların güvenini nasıl kazandığım, onların kendi korkuları, üzüntüleri, umutları, mutlulukları hakkında nasıl bu kadar açık konuşabildikleri en çok merak ettikleri konular oldu. Bazı izleyicilerin salondan çıktıktan sonra benimle konuşmaya devam etmeleri, hatta sokakta yürürken bile durdurup teşekkür etmeleri beni çok duygulanırdı.”
Linsel’in Pina Bausch’la tanışıklığı 1973 yılına kadar uzanıyor.  Kendisi de Pina Bausch gibi Wuppertal’de yaşadığı için, sanatçıyı ve topluluğunu çok yakından izleme fırsatı olmuş, hatta topluluğun bazı yurtdışı turnelerine katılarak, onlarla ilgili sayısız makale yazmış,  TV-filmleri ve belgeseller çekmiş bir isim.  ‘Dans Rüyaları’nı nasıl gerçekleştirdiğini ise şöyle anlatıyor: “Pina Bausch ile aramızdaki güven ilişkisi olmasaydı, sanırım çalışmalarının bu kadar içine girmeme izin vermezdi. ‘Kontakthof’ adlı oyun, aslında kendi dansçılarıyla gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Daha sonra bu oyunu yaşları 65 yaş ve üstü olan kişilerden oluşan amatör bir kadroyla yeniden sahnelemişti. Oyunun bu  ‘yaşlılar’ versiyonu o kadar başarılı oldu ki, on yılı aşkın bir süredir hala dünyanın bir çok ülkesini geziyor. 2007 yılı ortalarında aynı oyunu bu kez de gençlerle sahneye koymayı düşündüğünü ilk duyduğumda çok heyecanlandım. Bir film için ne eşsiz bir konu olur dedim. Kendi topluluğunun provalarına bile kimseyi almayan Pina Bausch’un bu süreci belgelememi hemen onaylaması, beni daha da heyecanladırdı.”

Aşk ve şefkat arayışı
‘Dans Rüyaları’nın çekimlerine 2007 yılı içerisinde, benim halen Pina Bausch topluluğunun yöneticiliğini sürdürmekte olduğum sırada başlandı. Anne Linsel ile kameramanı Rainer Hoffmann ilk seçmelerden başlayarak, tüm prova sürecini, oyunun prömiyerine kadar bir yıl boyunca kamerayla izleyeceklerdi. Çekimler tamamlandıktan sonra, filmin kugulanıp son halini alması da bir yıldan fazla bir zaman alacaktı. Aldı da. Anne Linsel, filmin çekim sürecini ‘yaşadığım en güzel anılarımdan biri’ diye anıyor. “Gençlerin bir yıldan uzun süre boyunca hiçbir ön bilgi veya deneyimleri olmaksızın bu oyuna nasıl giderek bağlandıklarını izlemek, o heyecanlarına ve ciddiyetlerine tanıklık etmek bile olağanüstüydü.”
‘Kontakthof’, insanların birbiriyle yakınlaşma şekilleri üzerine bir oyun. Cinsiyetlerin karşılaşması, aşk ve şefkat arayışı ve bunlarla beraber gelen korkular, özlemler, kuşkular... Yani gençler için büyük bir mücadele alanının üzerine giden bir çalışma. Filmde, son alkışta Pina Bausch sahneye çıkıp, her gence tek tek sarılarak, birer gül verir. Sonra onları alkışlayarak karanlıkta kaybolur. Filmin bu son karesi, Bauch’un da bir kamera karşısındaki son görüntüsü olacaktır.
‘Dans Rüyaları-Gençler Pina Bausch’un Kontakthof’unu Sahneliyor’, yarın saat 19.00’da Beyoğlu Goethe Institut’ta izlenebilir.

*Koza Tandoğan: 2005-2008 arası Tanztheater Wuppertal Pina Bausch topluluğunun yöneticiliğini yaptı.


    ETİKETLER:

    Beyoğlu