'Pornografi insanlıktan uzaklaşma, canavarlaşma ve bencillikle ilgili... '

'Pornografi insanlıktan uzaklaşma, canavarlaşma ve bencillikle ilgili... '
'Pornografi insanlıktan uzaklaşma, canavarlaşma ve bencillikle ilgili... '
Dot'ta sahnelenen 'Punk Rock' ve 'Pornografi' oyunlarının yazarı Simon Stephens, 'In-Yer Face eleştirmenlerin uydurması' diyor



ŞEBNEM ALEMDAR

In-Yer Face türünün (Suratına Tiyatro) en önemli temsilcilerinden birisi olarak gösteriliyorsunuz. Peki siz kendinizi böyle mi tanımlıyorsunuz?

Ben, In-yer Face kavramına inanmıyorum. Bence bu eleştirmenlerin bir keşfi: Bir mit. Birbirinden tamamen farklı amaçları, ideolojileri, ilgi alanları , estetik anlayışları ve yaklaşımları olan insanları tek bir çatı altında toplamak bana kalırsa mitolojik bir kurgu. Örneğin Phillip Ridley, Mark Ravenhill’den Ravenhill’de Sarah Kane’den çok farklı üslubu ve derdi olan yazarlar.

Oyunun adı ‘Pornografi’ ama oyun hiç pornografik öğeler içermiyor. Sanırım bu başlığı başka bir tanım dahilinde kullandınız. Oyunu seyrederken karakterlerin birbirini ‘görmediğini’, anlamadığını düşündüm. Sizin pornografi ile neyi kastettiğinizi anlamak açısından bu gözlemden yola çıkabilir miyiz?

Birbirlerini görmüyorlar, birbirlerinden uzak ve kopuklar, izole olarak yaşıyorlar aslında. İnternet hayatımıza girmeden önce ‘pornografi’ bir sinema türü olarak biliniyordu. Son on yılda anlam ve içeriği değişti. Newporn, dünyanın en çok tıklanan 43. internet sitesi. Çok fazla pornografi üretiliyor ve tüketiliyor. Pornografi temelde insanları nesnelleştiriyor. Burada bir ironi var. Cinsellik iletişim ve paylaşıma dayalı çok insani, çok narin, ve çok eğlenceli bir şey; pornografi ise bunların tersi. Pornografi insanlıktan uzaklaşma, canavarlaşma ve bencillikle ilgili... Bunun temel sonucu mastürbasyon. Bence bu oyundaki karakterlerin davranış biçimleri ve tavırları tamamen yalnızlığı dramatikleştiren bir nesnelleşme üzerine kurulu.

Nesnelleştirme, bu birbirimizi görmeme halinden mi doğuyor sizce?

Sanırım. Fazlasıyla kalabalık bir kültürde ayakta kalmaya çalışırken, giderek kırılganlaşan bir ekonomik sistemde hepimiz birbirimizden uzaklaşıyor, izole oluyoruz. Teknolojinin varlığı ve yaygınlığı birbirimizle konuşmaktan ve dinlemekten alıkoyuyor bizi. I-pod’umdan ve telefonumdan vazgeçemiyorum. Durumumuz çok korkunç...