Portakalı soydum...

Bu yılki Altın Portakal Film Festivali çok sayıdaki kaliteli yapımı, inanılmaz organizasyon hataları ve 'Şarkıcı' Yeşim Salkım'ın ödülüyle akıllarda kalacak
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

ANTALYA - Önceki gece Cam Piramit'te düzenlenen ödül töreniyle sinemaseverlere veda eden 38. Antalya Altın Portakal Film Festivali, jürinin verdiği kimi 'anlaşılmaz' kararlarla uzun süre tartışılacak gibi görünüyor. Cem Davran ve Ayşe Tolga'nın sunduğu tören, bir saati aşkın bir gecikmenin verdiği sıkıntıyla başladı.
Ardından yaşanan kimi sunucu gafları, organizasyonun eksileri arasına birer birer yazılıyordu. Davran'ın, durumu kurtarmaya yönelik esprileri bile kâr etmiyordu. 7. Uluslararası Kısa Film Video Yarışması'nın ödülleri verilirken, canlandırma dalının birincisi Gürcü yönetmen Nodar Begiashvili'nin konuşmasını çevirecek herhangi bir görevlinin olmaması tam bir skandaldı, ancak sonraki dakikalarda bunu unutturacak gaflar devreye girecekti.
'Şarkıcı'nın görüntüleri unutuldu Festivale
katılan 11 filmin büyük ekrandaki görüntülerini izledikten sonra, bazı sıralardan memnuniyetsizlik nidaları yükseldi. Nedeni ise çok haklıydı: Ersin Pertan'ın 'Şarkıcı'sının görüntüleri unutulmuştu. Ödül vermek üzere sahneye çıkan Berhan Şimşek, bu durumu izleyicilerle paylaştığında, her ağızdan 'Bu kadar da olmaz!' sözcükleri dökülüyordu.
İrili ufaklı dil sürçmeleri, metin hatalarıyla süregiden tören, giderek bir 'yanlışlıklar komedyası'na dönüşüyordu. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü verilen İsmail Hakkı Şen'in orada olmaması (ödül kazananların çoğu törende yoktu zaten) nedeniyle, ödülünün en iyi erkek oyuncu dalında güçlü bir aday olan deneyimli aktör Şükran Güngör'e verilmesi, 'Üzgünüz, biraz sonra açıklanacak ödülü size veremeyeceğiz' demekten başka hiçbir anlam içermiyordu.
Jüri 'İtiraf'ı görmezden geldi
Biraz da jürinin verdiği bazı kararlar üzerine naçizane görüşlerimi dile getireyim. En iyi film seçilen 'Büyük Adam Küçük Aşk' üzerine fazla şey söylemek istemiyorum. Hem izleyici hem de eleştirmenleri aynı noktada buluşturan yapım, 'insancıl' mesajlarıyla festivalin ilgi odağıydı zaten. Filmin yardımcı oyuncuları Füsun Demirel ve İsmail Hakkı Şen'e verilen ödüller de tartışma götürmeyecek cinstendi.
Barış Pirhasan'ın 'O da Beni Seviyor'unun
ikinci film seçilip de, bunun dışında yalnızca kurgu dalında ödüle değer bulunması,
pek rastlanan bir durum değildi doğrusu. Zeki Demirkubuz'un 'Yazgı'sı, üçüncü film, yönetmen ve sanat yönetmeni dallarında ödüle değer bulundu. Yönetmenin diğer filmi ve bence başyapıtı 'İtiraf'sa, jüri tarafından görmezden gelindi. Bu durum karşısında,
'Demirkubuz'un günahı, yarışmaya iki filmiyle birlikte katılmak mıydı?' diye sormaktan alıkoyamıyor insan kendini.
Şarkı söylediği için mi ödül aldı?
Güçlü adayların olduğu erkek oyuncu dalında, 'Vizontele'yle Altan Erkekli'nin ödülü alması, şaşırtıcı değildi. Ancak kadın oyuncu dalında rakipsiz gördüğüm Başak Köklükaya'nın adı bile anılmadı ve ödül iki aktris arasında paylaştırıldı. Demet Akbağ'ın oyunculuğuna söylenecek bir şey yok, ancak filmde baş kadın oyuncu olduğu konusunda kuşkularım var.
Ödülün diğer yarısını kapan Yeşim Salkım
ise, 'Şarkıcı' filminde yalnızca şarkı söyleyebildiği için bu ödüle değer görüldüyse, 'Yazık!' demekten başka bir şey gelmez elimden. Öte yandan, yalnızca iki karakter üzerinde yoğunlaşan ve gerçek kavramının birebir karşılığı olan 'İtiraf'ta,
yapaylık tuzağına düşmeyen, 'aldatan kadın'ın iniş çıkışlı iç dünyasını
'limitlerini zorlayarak' canlandıran Köklükaya, oyunculuğun anatomisini çiziyordu, ama nafile...
Sinema adına umut veren yapıtlar Film kalitesi açısından son yılların en çarpıcı festivallerinden biriydi bu yılki festival. Heyecan verici, sinema adına yeni şeyler söyleyen, sinemamızın 2000'li yılları için umut veren yapıtlar izledik. Sonuç olarak, ödüller konusunda düş kırıklığı yaşamama karşın, jürinin kimi kararlarına ve görüşlerine katılmadığımı, ama saygıyla karşıladığımı söyleyebilirim...
Altın Portakal Ödülleri

  • En İyi Film: Büyük Adam Küçük Aşk (Handan İpekçi), 12 milyar lira para ödülü
  • İkinci Film (Avni Tolunay Özel Ödülü): O da Beni Seviyor (Barış Pirhasan), 8.5 milyar lira para ödülü
  • Üçüncü Film (Behlül Dal Özel Ödülü: Yazgı (Zeki Demirkubuz), 6 milyar lira para ödülü
  • En İyi Yönetmen: Zeki Demirkubuz (Yazgı), 4.5 milyar lira para ödülü
  • En İyi Senaryo: Handan İpekçi (Büyük Adam Küçük Aşk)
  • En İyi Erkek Oyuncu: Altan Erkekli (Vizontele)
  • En İyi Kadın Oyuncu: Demet Akbağ (Vizontele) ve Yeşim Salkım (Şarkıcı)
  • En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: İsmail Hakkı Şen (Büyük Adam Küçük Aşk)
  • En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Füsun Demirel (Büyük Adam Küçük Aşk)
  • En İyi Görüntü: Ertunç Şenkay (Şarkıcı)
  • En İyi Sanat Yönetmeni: Bahar Ergin (Yazgı)
  • En İyi Müzik: Kardeş Türküler (Vizontele)
  • En İyi Kurgu: Adnan Elial (O da Beni Seviyor)
  • En İyi Laboratuvar: Fono Film (Şarkıcı)
  • En İyi Ses-Efekt: Festival komitesi ödüle değer eser bulunamadığını açıkladı.
    Jüri Özel Ödülü:
    'O da Beni Seviyor'da rol alan 13 yaşındaki Ece Ekşi, 'Büyük Adam Küçük Aşk'ın 5 yaşındaki oyuncusu Dilan Erçetin ve 'Yazgı'da başrol oynayan Serdar Orçin.
    İpekçi: Ödül çok önemli
    "Benim için Antalya'da ödül almak önemli. Çünkü filmimi Türkiye'de mümkün olduğunca çok seyirciye ulaştırarak, insanı öne çıkaran mesajını daha çok insanla paylaşmak istiyorum. Ayrıca filmin doğru algılanması açısından da ödüller önemli... Antalya'da değil de önce yurtdışında ödül alsaydım belki yanlış yorumlara yol açacaktı.
    Jüri, ben ve Zeki Demirkubuz gibi kendi imkânlarıyla bağımsız yapımlar ortaya koymaya çalışan yönetmenleri öne çıkardı. Bu sevindirici... Barış'ın (Pirhasan) filmi zaten benim favorilerim arasındaydı. Ödül almasına çok sevindim. Yeşim Salkım'ın ödülü biraz şaşkınlık yarattı insanlarda. Ben izlemedim, yorum yapmam doğru olmaz."