Prag Mezarlığı'na gidiş bileti!

Radikal okurları her cuma tıklıyor, sorduğumuz soruya cevap veriyor, Doğan Kitap'tan ünlü yazarların en yeni kitaplarını kazanıyor. Tıklayın, kazanın...

Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı kitabı 20 Radikal okuruna hediye geliyor. Doğru cevabı veren 1.ci, 10.cu, 20.ci, 30.cu, 40.cı, 50.ci, 60.cı, 70.ci, 80.ci, 90.cı, 100.cü, 200.cü, 300.cü, 400.cü, 500.cü, 600.cü, 700.cü, 800.cü, 900.cü 1000.ci kişiler kazanıyor. Hediye kitaplar Radikal tarafından talihli okurların adreslerine postalanıyor. 


Bu haftaki sorumuz şöyle:

Aşağıdakilerden hangisi Umberto Eco’nun eserlerinden değildir? 

a)Baudolino 

b)Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi

 
c)Güzelliğin Tarihi


d) Sen Dünyaya Gelmeden

CEVABI GÖNDER 

 

KİTAP HAKKINDA

 

Umberto Eco, 2010 yılında İtalya’da yayımlanır yayımlanmaz çoksatarlar arasına giren romanı Prag Mezarlığı’nda, çok renkli, çok katmanlı, çok kişilikli bir dünya sunuyor okura. Hitler’in Yahudi soykırımının gerekçesini oluşturduğu iddia edilen Siyon Bilgeleri Protokolleri’nin ortaya çıkışını ele alıyor bu eserde. Dönemin popüler macera romanlarından gazete yazılarına kadar çok sayıda kaynağın bir araya gelmesiyle oluşan protokollerin tarihçesini, o dönemin tefrika romanlarına
uygun bir tarzda ve tabii ki her zamanki gibi engin tarih, edebiyat ve popüler kültür bilgisini konuşturarak romanlaştırıyor. Üstelik dönemin kaynaklarından seçilmiş uygun resimlerle... Okurları tam bir karnaval bekliyor.

Prag Mezarlığı; Simone Simonini / rahip Dalla Piccola’/nın günlüklerinin 27 parçasından oluşuyor. Prag Mezarlığı 1897 yılının mart ayında bir okurun Paris’teki Maubert’e gittiği takdirde karşılaşacaklarının tasviri ile başlıyor. Önce Maubert tasvir ediliyor. Maubert Ortaçağda bir üniversite merkezi olarak daha sonraları da özgür düşüncenin savunucusu Etienne Dolet gibi kişilerin idamının gerçekleştirildiği yer olarak ünlenmiştir. Maubert’den, Sauton sokağına girerek, Maubet çıkmazına sapıldığında bir eskici dükkanıyla karşılaşılır. Söz konusu okur dükkanın yanındaki kapıdan girerek, dükkanın içinden açılan ikinci bir kapıdan üst kata çıktığında yazı yazmakta olan yaşlı bir adamla karşılaşacaktır. Ve hikaye okurun bu adamın yazmakta olduğu yazıları okumasıyla başlar. Hikayenin anlatıcısı Simone Simonini adında, Piemonte bölgesi doğumlu bir İtalyandır. Simone kendini daha çok nefret ettiği şeylerle tanımlayan bir adamdır: Musevilerden, Almanlardan, aralarında yaşadığı Fransızlardan ve kendi
milletinden olmasına rağmen İtalyanlardan hoşlanmamaktadır. Papazlardan, masonlardan özellikle de kadın kıyafetli masonlar olarak tasvir ettiği Cizvitlerden nefret etmektedir. Mesleği ise vasiyetnameler gibi sahte evraklar hazırlamaktır. Bir gün evinde bulduğu bir günlükle Dalla Piccola adında bir başrahibin varlığını fark eder ve okudukça bu günlüğün kendi evinde tutulmakta olduğunu anlar. Geçmişe ve geleceğe uzanan bu günlüklerle Eco, romanın zor ama elden bırakılamayacak kadar çekici kurgusunu yapılandırıyor. Okur bu noktada Simonini’nin günlüklerini okudukça, Dalla Piccola ile aynı kişi olduğundan şüphelenir. Okur kitap boyunca çeşitli zamansal aralıklarla Dalla Piccola ve Simonini’nin günlüklerini okuyarak olay örgüsünü çözmeye çalışır. Bu durum oldukça zevkli bir okuma vadediyor. Günlüklerde karşılıklı olarak iki adamın (ya da aynı adamın) yaşadıkları olaylar çözmeye çalışılırken, hipnoz, çift kişilik, rüyalar, bu tür durumların tedavisi için Freud’un kokain kullanımıyla ilgili fikirleri örtük ve dağınık bir biçimde yer yer beliriyor.

Simonini günlükte dedesinin yaşamından bahsederken, kendi hayatında derin izler bırakan gerçeklerde bir bir açığa çıkıyor. Eco, Prag Mezarlığı’nda karmaşık ve izlenmesi zor olay örgüsüne rağmen, Eco okurun ilgisini kesintisiz sağlamayı başarmış, karakterlerin tuttukları günlükler yoluyla birbirleriyle iletişim kurma ve kimliklerini anlama çabalarını olağanüstü bir biçimde kurgulanmış. Öyle ki bu şüphe okuru hemen kıskıvrak sarıyor ve okur hemen hikayeye uyum sağlayıp kimlik tahlili içine giriveriyor. Kitabın dili anlatılan olaylar, yan karakterin de belirmesiyle oldukça ilgi çekici bir hal alıyor. Eco kitabın sonuna koyduğu bir notta; “Bu romanın başkahramanı dışında bütün kişiler gerçekten yaşamışlar ve burada yaptıklarını yapmışlardır. Ayrıca kahraman da gerçekten yapılmış ve başka yazarlarca nakledilmiş olayları gerçekleştirmiştir. Ama kim bilir, gizli servisler, iki taraflı çalışan ajanlar, hain subaylar, günahkâr din adamları arasında dolaşınca her şey mubah olabilir. Bu öykünün kurgulanmış tek kişisi aslında hepsinden daha çok gerçektir ve şu anda hâlâ aramızda dolaşmakta olan pek çoğuna çok benzemektedir.” diyor.

 


Yazar hakkında

 

Umberto Eco (1932), bilim adamı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünür kimliğiyle XX. yüzyılın önemli düşünce adamlarından biridir. Dünya kamuoyunun gündemine 1980’de çıkan ilk romanı Gülün Adı ile giren Eco’nun romanlarının ve bilimsel kitaplarının pek çoğu Türkçede de yayımlandı. Baudolino (2003) ve Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi (2005) adlı romanları ile Güzelliğin Tarihi (2006) ve Çirkinliğin Tarihi (2009) adlı incelemeleri de Doğan yayınları arasında çıktı.