Prozac gibi şarkılar

Ege yollarında mahvoldum. Çeşme-Efes arasındaki virajlar mahvetti beni. Yol boyunca coğrafya bilgimi tazelemeye çalışarak oyalandım:
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İZMİR - Ege yollarında mahvoldum. Çeşme-Efes arasındaki virajlar mahvetti beni. Yol boyunca coğrafya bilgimi tazelemeye çalışarak oyalandım: Ege'de dağlar denize dik uzandığı için kıyıları girintili çıkıntılıdır! Ancak çekilen acılar boşuna değildi, aksine... Efes Antik Tiyatro'nda Sir Elton John'u dinleyebilmek içindi.
Ortaokul çağındayım. Mevsim yaz. Ve her zamanki gibi sebepsiz bunalımdayım. Radyoda dinlediğim bir şarkı kurtarmıştı beni, o dönemki depresif halimden: 'A Word in Spanish'. Sir John'un 'Reg Strikes Back' albümünde yer alan bir şarkıydı.
Kadıköy'de aramadığım yer kalmamıştı bu albümü bulmak için. Radyo kayıtları ile yetinmek zorunda kaldım. Ancak bu kayıtlar da ayrı bir buhran hali uyandırıyordu bende. Tam şarkının ortasında radyo kanalının reklamı giriyordu ya da DJ sebepsiz yere konuşmaya başlıyordu. Elton John beni bir bunalımdan çıkarıp öbürüne sokmuştu!
Gürültü değil müzik vardı
Önceki akşam Sir Elton John, 15. Uluslararası
İzmir Festivali kapsamında Efes Antik Tiyatro'da sessiz bir konser verdi. Efes'i dolduran binlerce kişi, Elton John ve piyanosu vardı sadece orada. Ve tabii ki bu
ana tanıklık eden gökyüzü...
Ne de yakıştı Sir Elton John, Efes Antik Tiyatro'ya. Yıllara meydan okuyan tarihi bir mekân, yine yıllara meydan okuyan dev bir ismi ağırladı. John, bizzat kendisi istemişti orada konser vermeyi. Hatta bunun, 'hayatının konseri' olacağını söylemişti. Microsoft işbirliğiyle konser, internet üzerinden dünyaya naklen ulaştı. Hem de ilk defa ücretli olarak.
Sahnede yalnızca, kuyruklu bir piyano ve Sir Elton John vardı. Harabelere yerleştirilen mumların ışıkları eşlik ediyordu John'a. Öyle atraksiyon bekleyenler üzülmüş olabilir ancak John, o gece orada olanlara benzersiz bir konser yaşattı.
Her daim pozitif enerji
Dünyayı sarsıp yuvarlama işini, gitarın tellerine değil de piyanonun tuşlarına basarak yapmayı tercih eden Sir Elton John, 'Philadelphia Freedom', 'I Guess That's Why They Call It Blues', 'Don't Let The Sun Go Down On Me', 'Mona Lisas and The Mad Hatters', 'The One' gibi müzik kariyerinin kilometre taşlarını, en yalın haliyle, piyanosu ve her daim pozitif
enerji yayan sesiyle yorumladı.
'I'm Still Standing'i, 'Nikita'yı, 'Crocodile Rock'i, 'Sacrifice'i, 'Rocket Man'i, 'Sorry Seems To Be The Hardest Word'ü de esirgemedi bizden. John, tek bisiyle birlikte ara vermeden iki saat boyunca sahnede kaldı. Eylülde çıkacak yeni albümü 'Songs From West Cost'un müjdesini de albümden bir şarkıyla 'This Train don't Stop There Anymore'la verdi.
Açılışını John Lennon'ın 'Beatles'tan sonraki müziğe dair ilk yeni şey' diye nitelendirdiği 'Your Song'la yaptığı konseri Elton John, 'Candle In The Wind'le bitirdi. Sahnedeki mumlara, yer yer yanan çakmaklar eşlik etti şarkı boyunca.
Ortaokul çağlarındaki o yaz, 'A Word in Spanish'le hayatımı kurtaran adam, ikinci kez, yine bir yaz mevsiminde beni depresif halimden çekip çıkardı. Beni ve Efes Antik Tiyatro'yu dolduran binlerce kişiyi...