Püfür püfür caz akşamı

Önceki akşam Açıkhava'daki iki konser, festivalin bu en mutena mekânına cazın benzersiz soluğunu üfledi.
Haber: Sevin OKYAY / Arşivi

Önceki akşam Açıkhava'daki iki konser, festivalin bu en mutena mekânına cazın benzersiz soluğunu üfledi. Gerçi Wayne Shorter ile ekibini kendi müzik zevki için
iki numara büyük bulan birtakım seyirciler ikinci parçanın sonunda çıktı ama Diane Reeves ve Shorter'ın konserleri cazsever gönüllere merhem gibi geldi.
Miss Reeves, harikulade bir şarkıcı, hem de seyircisiyle gerçek bir iletişim kurmayı biliyor. Vakti dolup sahneyi terk ederken, ayakları geri geri gidiyordu. Reeves bize, Sarah Vaughan'a ithaf ettiği son çalışması 'The Calling: Celebrating Sarah Vaughan'dan parçalar sundu, benzersiz sesini benzersiz biçimlerde kullandı, hatta takdimi ile vedasını bile şarkıyla yaptı. Grubu birinci sınıf, özellikle basçısı Reginald Veal, enstrümanında dünyanın en iyilerinden.
Miss Reeves'in sahnesi de iyiydi, pek güzel oynuyordu. Ama buna zaten bir önceki gece Babylon'da tanık olmuştuk. Dezoriental'i dinlerken gayet neşeliydi. Tam anlamıyla göbek atmasa da, pek güzel kıvırtıyordu. Sevgili kız davulcum Kimberley de geldi, Diane'i öptü ve göbek atma tribine takıldı. P.J. Harvey dün böceği ezdiği için, bugün size karışık mönü sunuyoruz, kusura bakmayın.
Daha çarşamba akşamı CRR'de Kenny Barron-Regina Carter ikilisini dinleyince caz tanrısına şükretmiştik. Barron üstadımıza zaten saygı sonsuz ama mevcut en iyi caz kemancısı diye tanımlanan Carter hem çok iyiydi, hem de küçük ve güzeldi. Albümleri 'Freefall' herkese tavsiye olunur.
Cave'den sonra P.J. Harvey hakkında konuşmak istemem. Zaten konserin ardından dosdoğru Babylon'a gittik. Ne iyi etmişiz. Dezoriental'i, özellikle solistleri Abdel Sefsaf'ı izlemiş olmayı kâr haneme kaydediyorum. Çaldılar söylediler, oynadılar oynattılar, farklı esin kaynaklarından derlenmiş, çakı gibi müzik yaptılar.
Festivalin en müthiş caz konserini perşembe akşamı Shorter ekibi sayesinde izledik. Açıkha-va'ya o akşam gelip de Reeves'den sonra çıktınızsa, söyleyecek lafım yok. Wayne Shorter ile piyanoda Danilo Perez, basta John Petitucci, davulda Brian Blade'i ve yaptıkları müziği, yakaladıkları o sound'u da anlatacak kelime bulamıyorum.
Onca arayış, karmaşa, füzyon ortasında yıldız gibi parlıyorlardı. Yaptıkları müziği anlatmak için tek kelime yeterli: Caz.