Radikal okurlarına 'Hayalet Kitap' hediye

Radikal bu hafta aşağıdaki soruya doğru yanıt veren 20 kişiye Doğu Yücel'den imzalı 'Hayalet Kitap'ı hediye ediyor.

Sürprizli kurgusu, şaşırtıcı mizahı, platonik aşka dair tespitleri ve ülkemizdeki eğitim sistemine eleştirel bakışıyla yayımlandığı günden bu yana okuyucudan büyük ilgi gören “Hayalet Kitap ” Doğu Yücel’in imzası ile 20 Radikal okuruna hediye geliyor.

Doğru cevabı veren 1.ci, 10.cu, 20.ci, 30.cu, 40.cı, 50.ci, 60.cı, 70.ci, 80.ci, 90.cı, 100.cü, 200.cü, 300.cü, 400.cü, 500.cü, 600.cü, 700.cü, 800.cü, 900.cü 1000.ci kişiler kazanıyor. Hediye kitaplar Radikal tarafından talihli okurların adreslerine postalanıyor. 


Bu haftaki sorumuz şöyle:
Hayalet Kitap'ın yazarı Doğu Yücel aşağıdaki filmlerden hangisinin senaryosunu yazmıştır?

A)
Eğreti Gelin

B) Sınav

C) Küçük Kıyamet

D) Ada: Zombilerin Düğünü 

CEVABI GÖNDER 

Türk edebiyatına damga vuran gençlik gerilimi
Son romanı “Varolmayanlar”la yankı yaratan Doğu Yücel'in ilk romanı "Hayalet Kitap", basımının 10. yılında yazarı tarafından gözden geçirilmiş haliyle yeniden okurlarla buluşuyor. İzmir ’de İktisat Fakültesi öğrencileri arasında geçiyor olaylar. Güldem ile Ersin sevgilidir. Gökalp adlı arkadaşları ise bir süre önce Güldem’e olan karşılıksız aşkı nedeniyle intihar etmiştir. Kampusta olaylar normal seyrinde gitmekteyken, varlığını “soğuk bir nefes gibi” belli eden bir hayalet belirir ve esrarengiz olaylar başlar. Hayalet, kimi zaman tehlikeli boyutlara da bürünen müdahalelerle, eski arkadaşlarının, özellikle de Güldem’in yaşamına dahil olacaktır. Hayalet, sınava hiç çalışmayan bir öğrencinin tüm soruları çözmesine, öğrenciler tarafından sevilmeyen bir hocanın komik durumlara düşmesine, bir otomobilin hava yastığının ölümcül derecede şişmesine, bir vantilatörün amfide uçmasına yol açacak, bir “hayal”in iyi ve kötü yanlarını gözler önüne serecektir. “Hayalet Kitap”, sürprizli kurgusu, şaşırtıcı mizahı, platonik aşka dair tespitleri ve ülkemizdeki eğitim sistemine eleştirel bakışıyla yayımlandığı günden beri okuyucudan büyük ilgi gördü. 

Görünmez sihirbazın numarası...
Üç kız; Şebnem, Ceyda ve Güldem salata yemeyi tercih ettiler. Sadece bu tip yerlerde hazırlanan vejeteryanların et yiyenleri kendi saflarına kazanmak için icat ettiği yeşilin değişik tonlarını bir araya getiren karışık salatalar. Erkekler ise daha önce denemedikleri soslu bir makarna yiyorlardı. O sırada Güldem’in ensesinin arkasından soğuk ve yoğun bir hava akımı hızla geçti ve saçlarını savurdu. Güldem arkasına baktığında hiçbir şey görmedi. Ve ilk korkunç olay o anda gerçekleşti. Yemeğini ilk bitiren Ersin’in elmalı çay siparişini garson getirdi, masanın üzerine koydu. Ersin’in elini bardağa dokundurmasıyla çekmesi bir oldu. “Ne bu, magmada mı ısıttılar bunu” dedi. Son zamanlarda yaptığı en iyi espri bu olmalıydı. Masadaki herhangi birinin “İyi de o kadar sıcaksa garson nasıl tutabildi?” diye düşündüğünü bilse elinin yanacağını bile bile tutardı. Ersin eğilerek üfledi biraz ama fayda etmedi. Beklemeye karar verdi. Ondan sonraki olayı hayal edebilmek için eski ve basit bir sihirbaz oyununu hayal edip onunla benzerlik kurmak gerekiyordu. 

O sırada çay bardağına bakmayanlar “rüzgâr bardağı savurdu” kolaycılığına kaçabilirdi ama Güldem o sırada muhabbetten sıkılan insanların yaptığı gibi etrafındaki cisimlerle ilgileniyordu ve kazaya haylaz bir rüzgârın neden olmadığını fark edecekti. Masa örtüsünün üstünde tabaklar, çatallar, bıçaklar, biberlikler, Atanis’in sembolü olan iki tane cilalı tahtadan A harfi, iki tane de ortaçağ özentisi şamdandan bozma mumluk vardı. Sanki görünmez bir sihirbaz masa örtüsünü olağanüstü bir hızla çekmiş ve masanın üstündeki her şey kımıldamadan yerinde durmuştu. Bir çay bardağı dışında. Çay bardağı o anda Ersin’in kucağına doğru havalanmakla meşguldü. Davetsiz sihirbazımızın daha da şaşırtıcı numarası ise masa örtüsünü yeniden olağanüstü bir hızla yerine koyması oldu. Hepsinden öte; görünmez sihirbazın numarası görünmemişti. Kafedekilerin ve dışarıdakilerin duydukları ses onların düşüncesine göre; şu ana kadar duydukları en kadınsı erkek çığlığıydı...


    ETİKETLER:

    İzmir

    ,

    kitap

    ,

    Hediye

    ,

    Çay

    ,

    Erkek

    ,

    Kız

    ,

    Komik

    ,

    Hava

    ,

    eğitim

    ,

    zaman