Rammstein, şov başlasın!

Rammstein, şov başlasın!
Rammstein, şov başlasın!

Önce havai fişekler patladı, sonra alevler çıktı, ateş topları fırlatıldı ve sahnede yanan bir adam koşuşturmaya başladı... FOTOĞRAFLAR: MUHSİN AKGÜN

Radikal, Sonisphere festivali kapsamında 25 Haziran'da İnönü Stadı'nda sahneye çıkacak Rammstein'ın Berlin Kindl-Bühre Arena'daki konserindeydi. Şovları dillere destan Rammstein, sahnede her şeyi yaktı, izleyicilerin üzerine atmadık şey bırakmadı. İstanbul'u da yakmaya hazırlar
Haber: MUHSİN AKGÜN / Arşivi

BERLİN - Sondan başlayalım. Üzerimize neler fırlatılmadı ki. Ne kalmış olabilir derken, dev bir dildoyla köpük fışkırttı Rammstein’in solisti Till Lindermann. En başa dönmeden hatırlatayım bu yazıda +18 uyarısını yapmak durumundayım, sorumluluk kabul etmem ona göre.
Bir açıp bir kapanan hava, konser yoluna koyulduğumuzda öyle bir patladı ki, konser iptal olur mu diye düşünmedim değil. Konserin yapılacağı Kindl-Bühre Arena’ya vardığımızda yağmur hızını kesmişti.
Kindl-Bühre, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nu andırsa da dört katı büyüklüğünde diyebiliriz. Ormanın içinden küçük ve ıslak bir yürüyüşten sonra niyahet kapıdayız. Bu sefer de içeri girmekte birkaç sorun yaşıyoruz. Yarım saat içinde her şey çözülüyor ve ‘pass kart’larımızı alarak özel söyleşi için sahne arakasına geçiyorum (Bkz. aşağıda Paul Landers mini söyleşisine).

Havai fişek ve bayrak
Konser alanındayım ve hava soğumaya başladı, ben de sabırsızlanmaya... Önce alt grup Skunk Anansie sahnedeydi. Özlemişim. Küçük bir hasret giderme tadında izledim bir saatlik konserlerini. Sadece ben özlemişim anlaşılan Rammstein’in seyircisinin bir ara -kim bu- dediklerini duydum vallahi. Hatta solist Skin, seyircinin üzerine atlamak için bariyerlerin üstüne çıktı ama seyirci kibarca geri çevirdi bu teklifi. Ama alkışladılar, yalan yok.
Bu arada seyirci profili de ilginçti. 7’den 70’e her yaş grubu temsil ediliyordu neredeyse.
Beklediğim an gelmişti. Yavaş yavaş fotoğraf çekim alanına ilerlerken sahne dev bir siyah örtüyle kapatıldı. En önde sahne ile seyirci arasındaki ince çizgide yerimi sağlamlaştırdım. Bir anda patlama sesiyle siyah örtü aşağı süzülürken altından dev bir Almanya bayrağı çıktı. Havai fişeklerin patlamasıyla bayrak düştü. Ve Rammstein’la baş başa kaldık. 
Solist Till, ağzından ışıklar çıkarak ‘Ich Tu Dir Weh’ parçasıyla başladı konsere. Çekim alanım gayet açıktı ki, önce ortalığı dumana verdiler. Ön tarafta bir an Rammstein’ı kaybettiğimi düşünürken elinde dev bir tüfekle Till belirdi. Yere çömelerek havaya atış pozisyonu aldı. Ateş etmesiyle sahnenin her yerinden ateşler çıkmaya başladı. Ön taraftaki ısı iyice yükselmişti, tabii benim de... Ateş topları takip etti patlamaları. Her anlamda ısınmıştım diyebilirim. Ama en öndeki güzel yerimizden ayrılma vakti gelmişti. Üç parçada sahneyi yakanlar 20 parçada neler yapmaz kim bilir diyerekten kendime her tarafı görebileceğim geniş açılı bir yer ayarladım.
Dediğim oldu, sıradaki şovda adam yakmaca vardı. Seyirci sandığımız birisi sahneye fırladı. Gitarist Richard Kruspe seyirciyi ateşin üzerine attı, sahnede bir anda bir oraya bir buraya koşan alev topu şeklinde birisini izlerken bulduk. Neler oluyor neler olacak derken havai fişekler seyircinin üzerine doğru tehditvari bir şekilde atıldı aynı şekilde gerisin geri sahneye fırlatıldı. Bu konser bitmeyecek derken gökyüzünde havai fişekler patlamaya başladı. Ben yeter artık dedikçe biri daha patlıyordu.
Grubun en popüler parçası ‘Du Hast’ı Rammstein çaldı, seyirci söyledi. Yalan yok 20 bin kişi hep bir ağızdan detone olmadan sonuna kadar söyledi.
Ve beklediğim an... ‘Pussy’i söylemeye başladılar. Klibi YouTube’da bile yasaklanan parçada seyirci ne yapacak diye merak ediyordum. Tabi ki nasıl bir şov olacak onu da. Ön tarafa kurulmuş rayların üzerinde bir düzenekle yerleştirilmiş dev bir penis maketinin kontrolunu solist Till aldı. Malum yerine oturtarak seyircilerin üzerine ben diyeyim 10 metre siz deyin 20 metre köpük fıskırttı. Daha kibar yazamazdım...
İki kez bis yaptılar. Havai fişekler her yerde patlamaya devam ediyordu ama alıştığımız için dikkat dağıtmıyordu. Konserin son parçası ile birlikte klavyeci Flake şişme bir botla seyircinin üzerine atladı. Seyirci elden ele gezdirdi alanda Flake’i. Artık bitmişti. Alandan ayrılırken hâlâ havai fişekler patlıyordu.
O andan itibaren bu konser İnönü Stadı’nda nasıl olacak diye düşünmeye başladım. Ama şov devam etmeli. 25 Haziran’ı not edin mutlaka. Bu şovu bu konseri kanlı canlı yaşamalısınız. Ben bir daha gideceğim. Gelin de şov neymiş nasıl olurmuş görün. Benden söylemesi.
Unutmadan, Rammstein’ın Berlin konseri deneyimini bana yaşatan Akbank ve Purple Concerts’e de sonsuz teşekkürler. 

‘İstanbul’u da yakarız...’
Konserin başlamasına iki saat kala sahne arkasındayız. Purple Concerts’ten Nihan’ın uzun uğraşlar sonucu ayarladığı mini söyleşi için. Grupla olacağını düşünmüştüm ama kısmet Paul Landers ile teke tek yapmakmış. Gereksiz yere çok sevimli birisi var karşımda. Neyse çaktırmadan ‘David Lynch’le görüşüyor musunuz hâlâ?’ diyorum. Cevabı “Hiç tanışmadık ki”, olunca bozuluyorum ama neyse deyip asıl sorularıma geçiyorum.
Son albümle ilgili ‘YouTube bile sansür uyguladı’ dediğimde, “Bu kadarını beklemiyorduk. Ama kestiremiyoruz, tepkiler çok değişik, beklemediğimiz şekilde geliyor. Biz son albümde bugüne kadar ne yapıyorsak aynısı yaptık” diyor. Olay yaratan pornografik ‘Pussy’ klibini MTV’ye ihtiyacımız yok mesajını vermek için çektiklerini belirtiyor.
Solist Till Lindermann’ın ağzından ışık çıkarak şarkı söylemek için yanağını deldirmesiyle ilgili soruya “Komik geldi, yaptık öyle bir şey” cevabını verdi. Devamında “Tekila içerken yanağından dökülüyor” diyor. Gülüyoruz. Yaptıkları aşk parçalarının içeriğini sound’larının belirlediğini söylerken bu sene yeni bir cover olmadığı haberini de alıyoruz.
Tabii ki İstanbul kısmını da sordum. ‘İstanbul’u, İnönü Stadı’nı da yakacak mısınız?’ dediğimde biraz endişeli -belli ki Çarşı grubunu duymuş-, “Bilmem. Orada bizi nasıl karşılayacaklar görmemiz lazım” dedi. Hemen topladı ve “İsterlerse yakarız” diye ekledi.