Reha Erdem sözü kadınlara verdi

Reha Erdem sözü kadınlara verdi
Reha Erdem sözü kadınlara verdi

Aylin Aslım sette talihsiz bir kaza geçirip ayağını kırdı.

Yönetmen Reha Erdem, bitirdiği 'Jîn'in ardından şimdi de 'Şarkı Söyleyen Kadınlar'ı çekiyor. Filmin tarihi Splendid Otel'deki setine konuk olduk
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Aralarında bu satırların yazarının da bulunduğu kimi eleştirmenlere göre Reha Erdem, Türkiye sinemasında ‘boşu yok’ denilebilecek tek yönetmendir. Yani 1989 yılında çektiği ‘A Ay’dan bu yana izlediğimiz ‘Kaç Para Kaç’, ‘Beş Vakit’, ‘Korkuyorum Anne’, ‘ Hayat Var’ ve ‘Kosmos’ dahil bütün filmleri sevilir, sayılır.
Reha Erdem, 23 yıl sonra ilk filmi ‘A Ay’ı çektiği Büyükada’ya yeniden döndü. Şu sıralarda çekimleri devam eden ‘Şarkı Söyleyen Kadınlar’da deprem tehlikesi nedeniyle boşalan bir adada kalan insanların hikâyesini anlatıyor. Başrollerini Binnur Kaya, Aylin Aslım, Deniz Hasgüler, Philip Arditti ve Kevork Malikyan’ın paylaştığı filmin Splendid Otel’deki çekimlerine konuk olduğumuzda bu görkemli binanın içine girme fırsatını bulmuş olmak da ayrıca mutlu ediyor bizi. Çünkü bir süredir kapalı olan yapı yeniden otel olarak faaliyete başlamış. Tarihi 100 yıl öncesine dayanan ve birçok soruşturmada dünyanın en güzel otellerinden biri olarak adı geçen Splendid’de yaşanmış ilginç bir öykü de var: 1936 yılında bir akşam Atatürk Splendid Palas’a gelir. Gece, şık bir kadını dansa kaldırır... Dansın bitimine doğru, Atatürk’ün gözüne sırtında küfesi bir kavuncu ilişir. Hemen işaret edip yanına çağırır ve kadınla dans etmesini ister. Kavuncu küfesini sırtından çıkarır ve kadınla dans eder. Belki de ilk defa dans eden kavuncu şaşkındır ama kadına ayak uydurur. Dansın sonunda ise Atatürk “Bravo, bravo, çok güzel dans oldu” diye alkışı patlatır.
Bu hikâyenin bizim ziyaretimiz açısından da bir önemi var. Çünkü o gün ‘Şarkı Söyleyen Kadınlar’ın dans sahnesi çekiliyor. Zaten filmin temel bir mekânı yok. Yalnızca bu sahne için o gün otelde çalışılıyor. 

Enternasyonal kadro
Reha Erdem’in sette rahatlatıcı bir disiplini var. Her ışığı, kadrajın içindeki her nesneyi bütün ayrıntılarıyla planlıyor. Oyunculara bütün hareketlerini teker teker anlatıyor. Defalarca prova yapılıyor, tekrar tekrar çekimler gerçekleştiriliyor. Ama bütün bu süreç boyunca sette gerilim ya da oyuncularda sıkıntı görmek zor. Çünkü Erdem’in bütün titizliğine rağmen üslubunun yumuşaklığı, gergin bir ortam oluşmasına izin vermiyor.
Öte yandan aralarında vazgeçemediği görüntü yönetmeni Florent Herry’nin de bulunduğu ekibin bir kısmı Fransız. Yani setin iki resmi dili (Türkçe ve Fransızca), bir de ortak dili (İngilizce) var.
Set ziyaretine gittiğimiz gün filmin oyuncularının büyük bir kısmı yoktu. Binnur Kaya’nın enerjisiyle sete ayrı bir renk kattığını, Aylin Aslım’ın bir talihsizlik sonucu sette ayağını kırdığını (kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz) öğreniyoruz. Ama Reha Erdem’in asıl sürprizi Deniz Hasgüler olacak gibi. Reha Erdem sinemasını takip edenler ‘Beş Vakit’ ve ‘Hayat Var’da henüz çocuk yaştayken Elit İşcan’a başrol verdiğini ve Türkiye sinemasına genç bir oyuncu kazandırdığını hatırlayacaklardır. Bu kez de henüz 20 yaşında olan ve Erdem’in deyişiyle ‘Televizyonun önünden kaldırılıp, kameranın önüne atılan’ Deniz Hasgüler ile tanışacağız.
Kürt kızının öyküsü
Reha Erdem, Deniz Hasgüler’i sonbaharda Mersin, Mut ve Kaz Dağları’nda çekip bitirdiği ‘Jîn’ filmi için seçmiş aslında. Genç bir Kürt kadınının ‘isyanını’ anlatan filmin birkaç teknik rötuş dışında bittiği bilgisini alıyoruz. Konu Kürt sorunu, yönetmen de Reha Erdem olunca insanda ister istemez merak uyanıyor. Hasgüler’in bu filmdeki performansı onu ‘Şarkı Söyleyen Kadınlar’ın başrollerinden birisine taşımış.
Görünen o ki her iki film de şanslarını önce uluslararası arenada deneyecek. Türkiye sinemasının bu kadar revaçta olduğu ve övüldüğü bir dönemde Reha Erdem sinemasının ‘Batı medeniyeti’ tarafından keşfedilmemiş olmasını onların eksikliği olarak kabul etmek lazım. Umalım bu sefer bu eksikliği giderirler. Her iki film için vizyon tarihleri henüz belirlenmemiş olsa da 2013 yılını beklememiz gerekecek. Reha Erdem, ‘Jîn’i sonbahardaki Altın Koza ya da Altın Portakal’a gönderme kararı almazsa tabii.

Karlovy Vary’de Reha Erdem retrospektifi
Avrupa ’nın en eski festivallerinden biri olan Karlovy Vary Film Festivali bu yıl Reha Erdem retrospektifine ev sahipliği yapacak. 29 Haziran’da başlayacak festivalde yönetmenin ‘A Ay’, ‘Kaç Para Kaç’, ‘Korkuyorum Anne’, ‘Beş Vakit’, ‘Hayat Var’ ve ‘Kosmos’ filmleri gösterilecek.