REM bildiğiniz gibi

15 Mayıs 2001 itibarıyla dünya, rock'n roll tarihinin kalburüstü gruplarından biri olan REM'in yeni albümü 'Reveal'ı dinlemeye başladı.
Haber: ORHAN KAHYAOĞLU / Arşivi

İSTANBUL - 15 Mayıs 2001 itibarıyla dünya, rock'n roll tarihinin kalburüstü gruplarından biri olan REM'in yeni albümü 'Reveal'ı dinlemeye başladı. Bizde ise 7 Haziran'da çıktı.
REM'i uzun yıllardır iki farklı müziksever grup izliyor. Bunlardan ilki, onları 1980'li yılların Amerikan underground müziğinin sembollerinden biri olduğu için sevdi öncelikle. 1960'larda parıldayan politik ve mistik rock tavrının uzantısı, temsilcisi olarak tanıdı. Politik bildirileri tabii ki yoktu. Hatta daha çok içedönük bir dünya algısını, duyarlılığını temsil ediyorlardı.
1987'de çıkan 'Document' albümündeyse, ciddi ölçüde radikal bir politik tavrın temsilcileriydiler. Ama 1988'de 'Green' albümünü yayımladıktan sonra, tutkunları yaptıkları müzikten tedirgin olmuştu. 1991'de çıkan en popüler albümleri 'Out Of Time'dan sonraysa, yaptıkları poplaşan bir rock'tı.
Bu dönemle birlikte, yeni ve oldukça geniş bir müziksever kesim dinlemeye başladı. Onları radikal yanıyla sevenler, yine izlediler, ama geçmiş dönemin özlemiyle. Buna rağmen, REM ikinci döneminde müzikal boyut açısından hiç de başarısız olmadı. Ancak sonuçta, ılıman, tutkulu fakat radikal duruşlarını tamamen yitirmiş bir REM'le karşılaşıldı.
Önemli bir eksiklik: Bill Berry 'Reveal',
kurulduğu 1980'den beri üyeleri değişmeyen REM'in, kurucularından Bill Berry'siz ikinci albümü. Bu, Michael Stipe, Peter Buck ve Mike Mills'ı oldukça etkilemiş. Ancak bu eksikliği hissettirmemek için daha çok çaba harcamışlar.
Albümde 12 yeni şarkı var. Bizi keyiflendiren
bir konu, şarkılarda ilk dönem çalışmalarından yoğun izlere rastlanması. Bazı farklılıklar olsa da, geçmişin dinginliğinin ve mistik açılımlarının açık etkileri var. Ama, geçmişin 'underground' algısından uzaklaşıp, uzaya ve kozmik dünyaya yolculuğa çıkmış gibiler. Uzayın, soluk alıp verişin ve sonunda uçuşun
hayatları içinde tuttuğu yer, yeni bir imge olarak albümü kuşatmış.
Vokal ve enstrümanlarda yoğun bir rafinelik öne çıkıyor. Müzik yoluyla kurdukları köprü geçmişle bugün değil, bugünle uzay ve kozmik dünya arasında. Ama tüm bu algı şarkılarda hâkimiyetini kursa da, özgürlükçü ve bütünlükçü ruh halleri gözle görülür biçimde ön planda. İnsanın hallerini sorgulayan modernist sanat algısından da pek uzaklaşmamışlar.
Yumuşak şarkıların ağırlıkta olduğu bu albümde 'Imitation Of Love'ı albümün en tempolu, rock ruhlu parçası olarak değerlendirmek mümkün. 'The Lifting' adlı giriş şarkısında değindiğimiz iki REM dönemi sanki buluşmuş.
Albümde, her zamanki gibi Stipe'ın hüzünlü vokali ön planda. Buck'un kesik kesik çaldığı gitar stili, grubun ana müzik ruhunun her şeye rağmen sürmesinin en açık göstergeleri. Akustik gitarla girilen 'She Just Wants To Be', tipik ve güzel bir soft-rock parça. Stipe'ın en içli yorumladığı şarkı bu. 'Saturn Return'se, uzayla kurdukları köprünün izleriyle dolu. Uçuşun, uçukluğun şarkısı...
Albümde konuk keyboard'çıların yarattığı mistisizm es geçilir gibi değil. 'I've Been High' ve 'Summer Turns To High', 1960'ların müzik tavrından izler taşıyor. Ama, bu tavra yeni 'uçuşlar' katarak değinmeye değer son şarkı 'Chorus And The Ring'. Bu parçada, uçuşun tersi olarak, bir eskiye özlem var...
Şarkılar tek tek güzel ama...
REM, Bill Berry'siz, konuk müzisyenlerle, yine özel bir müzik aurası kurmuş 'Reveal' albümünde. 1980'lerin REM'ine tutkun olanlara, müzikal anlamda yanıt verecek şarkılar var. Grup, 'Reveal'da sanki 'üçüncü bir yol'un peşinde. İç dünyaları, hüzünleri, mistik renkleri şarkılara yine sinmiş. Buna ek olarak, uzay ve kozmik dünyayla, müzikleri yoluyla yeni köprüler kurmaya çalışmışlar. Bu yeni açılımı tam başaramamışlar. Ama, tek tek oldukça güzel şarkılar yazmışlar.


    ETİKETLER:

    İstanbul