Renk ve müzik: Moulin Rouge

Dört yanı aynalarla çevrili, göz alıcı ışıkların hüküm sürdüğü dev bir dans pistinde 'Can Can' dansı yapan birbirinden güzel kızlar...
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Dört yanı aynalarla çevrili, göz alıcı ışıkların hüküm sürdüğü dev bir dans pistinde 'Can Can' dansı yapan birbirinden güzel kızlar... 1889'un ekim ayında kapılarını açan, Fransızlar'ın eğlence anlayışını değiştiren bir mekân: Moulin Rouge.
William Shakespeare'ın dokunaklı bir aşk öyküsünü anlattığı oyunu 'Romeo ve Juliet'i defalarca beyazperdede izlemiştik. Ancak 1996'da yönetmenliğini Baz Luhrmann'ın üstlendiği 'Romeo+Juliet', o ana kadar izlediklerimizin çok ötesinde, bambaşka bir uyarlamaydı. Leonardo DiCaprio ile Claire Danes'ın oynadığı film sanki, Shakespeare'i MTV kuşağına tanıtmak için ekilmişti. 'Romeo ve Juliet' uyarlamalarında görmeye alıştığımız taytlar, kılıçlar burada yoktu. Öykünün kahramanları aloha tarzı gömlekler, kot ya da deri pantolonlar giyiyor ve kılıçlar yerine tabancalar konuşuyordu.
Amaç umarsız eğlence
Yıl 2001. Avustralyalı yönetmen Luhrmann her şeyin unutulduğu, tek amacın umarsızca eğlenmek olduğu, işçisiyle patronunun aynı masada oturabildiği ve aynı güzel bacaklı kadına göz dikebildiği bir mekânı, Moulin Rouge'u sinemaya müzikal olarak uyarladı. Tabii bu 'Moulin Rouge' da, tıpkı
'Romeo+Juliet' ibi diğer örneklerinden farklı. Her ne kadar soğuk nevale olsa da kusursuz güzelliğiyle Nicole Kidman ve Ewan McGregor'un başrolünde oynadığı 'Moulin Rouge' her zamankinden daha tutkulu, daha kışkırtıcı ve daha bohem.
Söz konusu bir Baz Luhrmann filmiyse, sadece gördüklerinizle yetinmek zorunda olmadığınızı
bilin. Luhrmann filmlerinin diğer önemli yanı da, asla ikinci planda kalmayan müzikleri. Nitekim 'Moulin Rouge'un soundtrack'i bunun en sıkı örneklerinden.
Filmin soundtrack'i, kendisinden önce ülkemize geldi. Film 1899 yılında geçmesine karşın soundtrack'te yer alan parçalar günün modern koşullarıyla donatılmış. Christina Aguilera, Bono, David Bowie, Beck, Fatboy Slim gibi isimlerin şarkılarının yanı sıra filmin oyuncularının yorumladığı, Broadway tarzı baladlar da albümde mevcut.
Açılışı Bowie yapıyor
Universal Music etiketiyle çıkan albümün açılışını, yakın bir zamanda akustik kaydedilmiş şarkılardan oluşan bir albüm çıkaracak David Bowie 'Nature Boy'la yapıyor. Aynı şarkı albümün kapanışında da yer alıyor. Bu sefer Bowie-Massive Attack işbirliğiyle. Ama her iki yorum da, şarkıyı yorumlayan ve arka planında emeği geçenleri hesaba kattığınızda heyecan uyandıramıyor.
Moulin Rouge'la özdeşleşmiş bir şarkı, Patti Labelle'nin 'Lady Marmalade'ını ise bu defa Christina Aguilera, Lil'Kim, Pink ve Mya seslendiriyor. Şarkının klibi, son MTV Video Müzik Ödülleri'nde 'yılın en iyi videosu' seçildi. Zaten gün içinde MTV'ye göz atsanız hep 'Lady Marmalade'ın klibi 'gözünüze batıyor'.
Bowie'nin 'Diamond Dogs'uyla Beck, 'Because We Can'le Fatboy Slim de albümün parlak isimli ama sönük şarkılı konuklarından. Bono da, Gavin Friday'le birlikte T-Rex'in
'Children Of The Revolution' şarkısını söylüyor. Bunca iddialı ismin arasından sıyrılan iki kişi yer yer onları gölgede bile bırakıyor albümde: Nicole Kidman ve Ewan McGregor.
U2'nun 'Pride', Phill Collins'in 'One More Night', David Bowie'nin 'Heroes', Madonna'nın 'Material Girl', Beatles'ın 'All You Need Is Love' ya da Dolly Parton'ın 'I Will Always Love You'su da, birer potpuri edasındaki Kidman ve McGregor düetlerinde karşımıza çıkıyor.
Police klasiği 'Roxanne'in tango versiyonunu dinlemiş miydiniz? McGregor'ın filmin oyuncularından Jacek Koman ve ünlü tenor Jose Feliciano'yla seslendirdiği, 'El Tango De Roxanne' albümün en hoş baladı.