Richard Kurin: Yağma insanlık onuruna yönelik bir suç

Richard Kurin: Yağma insanlık onuruna yönelik bir suç
Richard Kurin: Yağma insanlık onuruna yönelik bir suç
Türkiye ile işbirliği için Ankara'ya gelen ABD'li uzman Richard Kurin'e Suriye ve Irak'taki eski eser talanını sorduk: "IŞİD başka insanların mirasını yok ederek onların kimilğine, varlıklarına dair hiçbir saygısı olmadığını ortaya koyuyor. Tüm medeniyetleri aşağılıyor. Bu insanlık onuruyla ilgili bir mesele."
Haber: CEM ERCİYES / Arşivi

Geçen hafta Ankara ’nın önemli bir ABD ’li konuğu vardı. Richard Kurin, Washington’daki Smithsonian Enstitüsü’nda ‘Tarih Sanat Kültür Başkan Yardımcısı’. Daha önce Haiti’deki depremin ardından kültürel mirasın korunması için önemli bir program yürütmüş. Şu sıralarda da IŞİD’in Irak ve Suriye’deki eski eser yağmasını önlemek için çalışkan ABD’lilerden biri. Bu konuda işbirliği arayışıyla Türkiye ’ye geldi. Kısa ziyaretini vesile bilip yazılı bir söyleşi yaptık. ABD’li uzmanların konuya bakışını da görebilmek için…

Suriye ve Irak’taki kültürel yıkımın boyutları nedir? Bu konuda güvenilir bir araştırma var mı?

Her iki ülkedeki kültürel alanlar ve koleksiyonlar tahrip oldu.  Bunlar birinci elden tanıklıklar, videolar, fotoğraflar ve uydu görüntülerinin analizleriyle belgelenmiş durumda.
Suriye’de, içinde eski Halep’in de bulunduğu pek çok UNESCO kültürel miras alanı çatışmalar sırasında büyük zarar gördü. Irak’ta IŞİD bilinçli olarak Musul Müzesi’ndeki gibi hazine değerindeki objeleri parçaladı, kütüphanedeki tarihi kitapları ve el yazmalarını yaktı ve tarihi camileri, tübeleri, kiliseleri, antik kentleri havaya uçurdu. Kültürel yıkım aynı zamanda ‘somut olmayan’ ya da başka bir deyişle yaşayan kültürel mirasa da zarar veriyor. IŞİD farklı topluluklardan farklı dinsel ve etnik gruplardan insanları sadece kültürel değerleri nedeniyle öldürüyor, dolayısıyla bu insanların kendi geleneklerini sürdürmelerini engellemiş oluyor.

Bütün bunlar insanlık için ne anlama geliyor?

Kültürel miras konusunda pek çok uluslararası yasanın açıkça çiğnendiğini görüyoruz. Bu korkunç, hedef gözeten ve geniş çaplı kültürel yıkım insanlık onuruyla ilgili bir mesele. İster çok eskiden gelsin ister bugünün gelenekleri olsun, IŞİD başka insanların mirasını yok ederek çok açıkça bu insanların kim olduklarına ve varlıklarına dair hiçbir saygısı olmadığını ortaya koyuyor. Hiçbir tolerans, anlayış, saygı göstermiyor. Batılı, Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Hindu, Budist, yerel ya da evrensel demeden tüm medeniyetleri aşağılıyor. Kültürel mirası yok etmek aynı zamanda geçmişin somut delillerini yok etmek demektir. Bu aynı zamanda araştırmacılar için bir kayıptır. Eski eserler olmadan önceki medeniyetler, onların neler yaptığı nasıl yaşadığı hakkında bilgi sahibi olamayız.


Bu yasa dışı eski eser kaçakçılığı ne kadar büyük? Eski eserleri kimler alıp satıyor, nasıl bir güzergah izliyor? Bunu durdurmak mümkün mü?

Ele geçirilen bazı tarihi eserlerden, uydu fotoğraflarından anladığımız kadarıyla ciddi miktarda yağma olduğunu biliyoruz. Ne kadar olduğunu hesaplamak çok güç ama milyonlarca dolar civarında olduğunu söyleyebiliriz. Kimileri yüzlerce milyon hatta milyar dolar gibi çok yüksek rakamlar telafuz ediyor ama ben bunların abartılı olduğunu düşünüyorum. Miktarı ne olursa olsun ‘yağma’ yasa dışıdır ve IŞİD gibi grupları, pek çok insanın kurban gittiği terörizmi destekler.

Yağmalanan eserler Suriye dışına daha çok aracılar vasıtasıyla ve kara yoluyla çıkartılıyor. Avrupa’da, Ortadoğu’da hatta Uzakdoğu’da satılıyorlar. Suriye ve Irak’ın içine kapalı, ulaşılmaz bölgelerinde bu  çatışma devam ettiği sürece eski eser ticaretini tamamen durdurmak mümkün olmaz.

IŞİD’I besleyen bu trafiği engellemek için ABD’nin bir stratejisi var mı?

ABD yasaları, Irak’ta yasa dışı yollardan el edilmiş eserlerin ülkeye girişine izin vermiyor. Şimdilerde Kongre benzer bir yasayı Suriye için çıkartmaya hazırlanıyor.  ABD hükümeti yasa dışı yollardan elde edilmiş eski eserlere izin vermiyor, daha geçen hafta Irak hükümetine 60’a yakın eseri iade etti. Hükümet, müzeler ve UNESCO gibi kurumlarbu sorunun çözümü, insanları bu tür eserleri edinmekten caydırmaya uğraşıyor. The Smithsonian, Penn Müzesi ve diğer paydaşlar Suriye’ye eski eserleri yok edilmeden ya da yağmalanmadan önce onları korumaları için eğitim ve malzeme yardımı yapıyor. Erbil yakınlarındaki bir merkezde Iraklı uzmanlar yağma ve yıkım durumunda neler yapmaları gerektiği hakkında eğitim alıyor. ABD de buna destek veriyor.

Sizce bu meselede Türkiye’nin rolü nedir? Türk yetkililer neler yapmalı? Ankara seyahatiniz de Türk yetkililerle işbirliği için görüştünüz mü?
 
Bana göre Türkiye, ABD ya da dünyadaki pek çok diğer ulus, kültürel mirasın uğradığı bu yıkım karşısında dehşete düşmüş durumda. Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni gezdim. IŞİD’in Suriye ve Irak’ta yok ettiğine çok benzer hazineler barındırıyor. Fakat bu müze, o hazinelerin bilimsel ve eğitsel değerinin farkında ve her biri gururla, çok Güzel biçimde sergileniyor. Okul çocukları için bu eserlerin değerini, kendileri ve komşuları için anlamını öğrenebilecekleri eğitim programları düzenleniyor. Müzede ABD’li koleksiyoncuların iade ettiği eserler de var. Aralarında Penn Müzesi’nin gönüllü olarak iade ettikleri de var, hükümetin el koyup iade ettiği yasa dışı yollardan ülkeye girmiş eserler de var. Türkiye kültürel mirası korumakta uzun bir tarihe sahip ve ulusların önemini tanıyor ve uluslararası hukuka saygılı. Ben ve biri Smithsonian’dan diğeri Penn Müzesi’nden iki meslektaşım Türkiye Kültür Bakanlığı’ndan yetkililerle buluştuk. Gördük ki Türkiye ile Suriyeli ve Iraklılara yardım etmekte iyi bir işbirliğine gidebiliriz. Hedefimiz onlara ülkelerindeki kültürel mirası korumaları, yağmayı engellemeleri ve müzelerle koleksiyoncuları yasadışı eser edinmekten caydırmalarını sağlamak.