Rihanna'yla bacağa doyduk

Rihanna'yla bacağa doyduk
Rihanna'yla bacağa doyduk

Bonus kartın getirdiği Rihanna?nın İstanbul konserini yaklaşık 15 bin kişi izledi. FOTOĞRAFLAR : MUHSİN AKGÜN

R&B'nin yıldızı Rihanna, önceki gece Kuruçeşme Arena'dan geçti. Bacaklarını komple açıkta bırakan kostümüyle Rihanna, çok afedersiniz şu yaz akşamında denize nazır çağla badem gibiydi!
Haber: KAAN SEZYUM / Arşivi



Rihanna, mayo kostümüyle sahneye çıktı.


İSTANBUL - Ertuğrul Özkök’ün ‘tavşankardeş’ rumuzuyla girdiği ve 3-4 gün dayanabildiği twitter sayesinde bu satırları yazıyorum. Rihanna konserine gitmek istemek için Rihanna ve bacaklarından başka bir sebebim vardı. Rihanna’yla birlikte çalan gitarist Nuno Bettencourt tabii ki. Extreme grubundan hatırlayacağınız, bildiğiniz ‘rak’ yıldızı efsane gitarist Nuno yani.
Twitter’dan yaptığım “Rihanna konserine bileti olup da vermeyenin...” gibi seviyeli çağrıma kulak veren ve beni davetiye yağmurunda şemsiyesiz bırakan Virgin Radio, Billboard ve Karya Pazar’a teşekkürlerimi sunup biletlerimi cebime koyduktan sonra tabanvaya abanıp Beşiktaş istikametinden Kuruçeşme Arena’daki olay mahalline ulaştım. Çok net olarak konser alanında hiçbir güncel tanıdığıma rastlamadım. Çocukluktan bi arkadaşımı gördüm, bir de yanımdaki güzel kız kontenjanını en güzel şekilde dolduran Begüm Kütük’ün dışında kimsecikler yoktu. Ekşisözlük’ün bomba yazarı Otisabi’yi gördüm gibi geldi bir an, bilemiyorum...
Konsere gelen kalabalık enteresan bir profil çiziyordu. Genelde genç, uzun saçlı ve pembe koruyucu kılıflı ‘bilekböri’ telefonları olan kızlar konser alanına hâkimdi. Yaş ortalamasını yükselttiğimi düşündüğüm konserde, kız arkadaşlarıyla samimi olmak için güzel bir ortam yakaladığını düşünen (haklılar) gömlekli gençler vardı. Tabii ki en ön sıralarda çılgın Rihanna hayranları istif modeline geçmişti bile, onlar şüphesiz ki bir konserde her zaman en fazla eğlenen kişiler olmuşlardır.
Kalabalığın sosyal statüsündeki ‘hali vakti normalden biraz daha yerinde ailelerin çocukları olma’ kısmının getirdiği enteresan bir yaklaşımla konser alanında kalabalığa kızan ve birbirlerine ‘Deriiiiin, burayaa geeel!’ diyerek bağıran ya da konserin ortasında telefonla kız arkadaşını arayıp ‘Birce, nerdesin kızım, en öndeyiz, gelsene’ diye posta koyan genç kızlar boldu. Konsere gelirsek...

* Rihanna sayesinde bacağa doyduk. Bacaklarını komple açıkta bırakan kostümüyle Rihanna, çok afedersiniz şu bunaltıcı yaz akşamında denize nazır çağla badem gibiydi. İnsanın üzerine tuz döküp yiyesi geliyor. (Tuza bandırma tekniğiyle)

* Daha önce izlediğim Rihanna konserlerinin aksine (youtube’dan izliyorum, Başbakan’ın bilgisayarından girdiğim için sorun olmuyor.) kostüm olayında nedense biraz zayıftı. Rihanna sadece ayakkabılarını değiştirdi. Onu da kaç kişi anladı bilemiyorum. Herkes bacaklara kilitlenmişti.

* Rihanna’nın sesi çok iyiydi. Adeta doğuştan autotune eklentisi varmış gibi, temiz ve netti. Konser vokal performansı çok iyiydi.

* Geri vokallerde Rihanna’ya benzeyen mavi gözlü kısa saçlı esmer abla, yeme de yanında yat tarzındaydı. 

* Rihanna’nın parçaları söylerken şarkı sözlerini yaşaması aynı zamanda iyi bir oyuncu olduğu hissini yarattı. Bu durumun çok kötü örneğini görmek için Gülben Ergen, Demet Akalın ve Seda Sayan kliplerine / konserlerine bakın... 

* Ses sistemi iyi olmasına rağmen ses düzeyi düşüktü. Grup, tüm R’nB’ci kardeşlerde olduğu gibi parçaları konserde çok sert bir şekilde, bildiğiniz rock tarzında çaldılar. Zaten Extreme gibi bir grubun gitaristi söz konusuyken aksi düşünülemezdi. 

* Bis yapmadı. Son parça ‘Umbrella’yı çalıp kaçtı. Oysa ki genelde konserlerde çaldığı Bob Marley cover’ı ve ‘Russian Roulette’i İstanbul’da çalmadı. Canı sağ olsun.