Rönesans kapımıza kadar geldi

Rönesans kapımıza kadar geldi
Rönesans kapımıza kadar geldi
Gazetede yayımlanan sorulara doğru cevap veren ilk üç Radikal okuru, küratörler eşliğinde 'The Great Masters: Leonardo, Michelangelo, Rapahel' sergisini gezdi. İşte yorumları...

Eserlerle yakınlaştığımı hissettim
Fatmagül Ökten: ‘The Great Masters’ sergisini Radikal ekibi ve serginin küratörleriyle birlikte gezmek benim için farklı bir deneyimdi. Sergide 16. yüzyılın sanatta ve bilimde fark yaratmış üç büyük ustasının eserlerini teknolojinin yardımıyla zihnimizde yarattığı farklı bir algılamayla birlikte izliyor olmak oldukça önemliydi. Teknoloji sayesinde bu büyük ustaların eserleriyle kendi ülkemizde yakınlaştığımı hissettim. Sanatçıların çalışma ortamları hakkında bilgi sahibi oldum. Sergide ayrıca sanata ve bilime önemli katkıları olmuş bu isimlerin sadece sanatsal kimlikleri üzerine değil bilimsel yönleri üzerine de düşünmeniz sağlanıyor. Sergiyi İtalyan küratörler rehberliğinde dolaşmak benim için çok önemliydi ve bu sergiyi benim açımdan eğitici bir unsura dönüştürdü. Küratörlerin eseri bir bütün olarak ele almaları, dönemi sosyo- politik , ekonomik anlamda değerlendirmeleri, sanatçıların çalışma alanları hakkında bizi bilgilendirmeleri eseri bir bütün olarak algılamamızı kolaylaştırdı. Küratörlerle sergiyi gezmemizi, onların araştırmalarından, deneyimlerinden yararlanma fırsatını bize sunduğu için Radikal’e çok teşekkür ederim. Serginin üzerinizde bıraktığı etki ile eserlerin orijinallerini görmek isteyeceksiniz, bu yüzden de sergi gerçekle aranızda bir köprü oluşturmuş olacak. 

İtalya ’ya gitme isteğim arttı
Görkem Durmuş: Da Vinci, Michelangelo, Raphael gibi 16. yüzyılın üç önemli isminin başyapıtlarının orjinallerini görmem mümkün olmasa da eserlerin röprodüksiyonlarını bu sergi sayesinde görme fırsatı buldum. Yapıtların orijinallerini görmek için İtalya’ya gitme isteğim ise arttı. ‘The Great Masters’ interaktif bir sergi olduğu için ‘Sistin Şapeli’ni, ‘Son Yemek ’ ve ‘Atina Okulu’ freskinin detaylarını interaktif bir sistem yardımıyla gözlemleyebildim. Aynı zamanda girişte dağıtılan ‘audio guide’ ile yapıtlar hakkında detaylı bilgi de alabildim. Rönesansın üç önemli dehasının bilim ve sanatta bıraktıkları izleri görmek için ‘The Great Masters’ kesinlikle ziyaret edilmesi gereken bir sergi. 

Teknolojiyi çok iyi kullanıyor
Mert Demirer: ‘The Great Masters’ sergisi ziyaretçilerine farklı bir dönemin kapılarını açıyor. Kendinizi Rönenans döneminin içinde buluyorsunuz. Serginin en önemli avantajı teknolojinin oldukça iyi bir şekilde kullanılması. Ziyaret sürecinde sadece pasif izleyici olarak kalmayıp eserler ve Rönesans dönemi hakkında önemli bilgiler elde ediyorsunuz. Sergiden İtalya’ya gidip eserleri yerinde görme, Rönesans dönemini daha yakından tanıma isteğiyle ayrılıyorsunuz.
‘The Great Masters’ 31 Temmuz’a kadar Tophane-i Amire’de.