Rowling'den farklı bir şey beklemeliyiz

Rowling'den farklı bir şey beklemeliyiz
Rowling'den farklı bir şey beklemeliyiz
Potter fanları, nam-ı diğer Potterkafalar, Rowling'in yeni kitabını farklı bir gözle okumalı. Aksi takdirde "Harry Potter daha güzeldi" yanılgısına düşebilirler.
Haber: EDA UTKU / Arşivi

Dün yapılan bir açıklamayla, J.K. Rowling’in yeni kitabının ayrıntıları kesinleşti. Bu kez yetişkinler için yazan Rowling, trajikomik bir hikâyede, bir kasabanın sakinleri arasındaki politik mücadeleyi anlatacak.

Daha önceki kitapları İngiltere’de Bloomsbury tarafından basılan Rowling’in kitabını artık Little, Brown yayınevi basıyor. 27 Eylül’de de hem İngiltere’de hem de Amerika’da satışa çıkacağı açıklanan kitabın Türkiye ’de hangi yayınevi tarafından piyasaya sürüleceği ise Mayıs ayında kesinleşecek. Kitap , Harry Potter serisindeki kasabalara benzeyen eski bir kent meydanına ve Arnavut kaldırımlı taşlara sahip olan Pagford kasabasında geçiyor. Kitabın kahramanı, kasaba heyetinin önemli bir üyesi olan Barry Fairweather. Kahramanımız Barry 40’lı yaşlarının başında ölünce, onun yerini heyette kimin alacağı konusunda kasabada büyük bir savaş başlıyor. Bu arada karakterden bahsederken içinizden ister istemez ona Harry demek gelse de, isimler arasındaki bu benzerliği hoş görmek istiyorsunuz.

Yayınevinin yaptığı açıklamaya göre, dışarıdan çok çekici görünen Pagford’da aslında büyük mücadeleler ve anlaşmazlıklar hakim. Fairweather’ın yerine yeni birini seçme yarışıyla, kasabanın gördüğü en büyük savaş başlıyor: Gençler anne-babalarıyla, kadınlar kocalarıyla, öğretmenler de öğrencileriyle savaşmaya başlıyor. Yapılan açıklamada, bizi heyecanlandırması için yazılmış bir de gizemli cümle var; “Tutku, ikiyüzlülük ve beklenmedik ilhamlarla dolu bu seçimde acaba kim galip olacak?”

Guardian’dan Richard Lea’ye göre, Rowling’in artık “Edinburgh tarzı, kaşarlaşmış polisiye romanlara” el atacağı konusunda uzun zamandır süregelen bir dedikodu vardı. Kitapla ilgili olarak 12 Nisan’da yapılan duyuruya da yer verilen aynı haberde, Bookseller dergisinin editörü olan Neill Denny, Rowling’in yeni bir alanda yazmaya karar vermesini “ilginç bir hareket” olarak nitelendirerek “Rowling daha önceden oluşturduğu hayranlarına, yani niş kitlesine yönelmiyor. Bunun geleneksel bir suç romanı olmayacağı belli. Kulağa kurnazca ve ilgi çekici geliyor, aynı zamanda da iddialı” diyor ve ekliyor: “Pek çok insan, Rowling genç -yetişkin (Young Adult) tarzını bırakıp yetişkinler için yazmanın altından kalkabilecek mi, merak ediyor.”

Harry Potter serisiyle büyümüş bir Potterkafa ve Joanne Rowling’in büyük bir hayranı olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, yeni kitaptan hiçbir beklentim yok. Harry Potter’da her kitabı diğerinden daha iyi yazdığı ve internet ortamlarında sık sık söylendiği gibi 28 sayfada bile Twilight’tan daha iyi bir aşk hikâyesine imza attığı göz önüne alınırsa, bu kitabında kendi mükemmelliğini aşamayabileceği gerçeğiyle yaşamak zorundayız hepimiz. Bundan sonraki romanlarında Rowling’in kendini aşmasını içten içe umut etsem de, açıkçası buna çok da ihtimal vermiyorum. 7 kitabı da dünyada toplam 450 milyon kopya satmış bir yazarın kendini aşması düşük bir ihtimal. Çekilen 8 filmin 7 milyar dolardan daha fazla hasılat getirdiğinden bahsetmiyorum bile…

Rowling bir süredir yazın hayatında “yeni bir sayfa” açmak istediğinden bahsediyordu. Yeni bir Harry Potter kitabı yazacak mı diye sorulduğu her seferinde, bunun “çok düşük bir olasılık” olduğunu ifade etmişti. Bununla beraber son filmin İngiltere’deki galasında filmi izlemeye gelen hayranlarına yaptığı konuşmada, “Neyse ya, belki yeni bir kitap daha yazarım” demiş, hemen ardından da bunun şaka olduğunu söyleyerek, bir daha Potter’la ilgili bir şey yazmayacağını tekrar etmişti. Bu yüzden bu yılın başlarında yeni bir kitap yazacağını açıkladığında, bir Potterkafa olarak pek de heyecanlanmadım. Rowling’le olan manevi bağım sürüyor tabi; Potter bitti, dostluk bitmedi! Haliyle Rowling’in bu kitabını da alacağım; ama Rowling’den yeni bir başyapıt beklemek yanlış olur. Bunun yerine önce bize verilen malzemeye bakmak ve onu Potter serisinden ayrı bir kulvarda değerlendirmek gerek. Aksi takdirde yüksek beklentilerle okuyacağım bir romandan tad alamayabilir, akabinde de “Harry Potter çok daha güzeldi” yanılgısına düşebilirim.