Sahneler siyah-beyazdı

Takvim yapraklarının işaret ettiği kadarıyla 2001 artık eskimiş bir yıl olarak geçmişteki yerini almak üzere. Âdet olduğu üzere biz de o geleneksel sorumuza cevap arayalım 'Acaba tiyatro dünyamızda bir sezon boyunca neler olup bitti?'
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Takvim yapraklarının işaret ettiği kadarıyla 2001 artık eskimiş bir yıl olarak geçmişteki yerini almak üzere. Âdet olduğu üzere biz de o geleneksel sorumuza cevap arayalım 'Acaba tiyatro dünyamızda bir sezon boyunca neler olup bitti?' Her geçen yıl ümitlerimizi bir sonraki yıla devrederken, yine kötü yapımlar ağırlıkta, kaliteli oyunlar azınlıktayken belleklerimizde neler kazılı kaldı? Sahneye çıkan oyunlar kadar bünyesinde patlak veren olaylar da gündemi işgal etti. Sanatsal açıdan pek 'renkli' geçmeyen bu yıla damgasını vuran olayları ve yapımları hatırlayalım.
Dilligil rüzgârı dindi
2001'in ilk günlerine bir önceki seneden devreden, eski Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Rahmi Dilligil ve Bursa Devlet Tiyatrosu Müdürü Emin Gümüşkaya'nın başını çektiği 'yolsuzluk serüveni' kuşkusuz yılın en flash skandalıydı. Dilligil ve Gümüşkaya'nın beş ay süreyle cezaevine konulmasına bir dizi davada yargılanmasına neden olan 'yolsuzluk serüveni'nde henüz son nokta konulmuş değil. Bu olayın ardından vekâleten genel müdürlük görevine getirilen Faruk Günuğur'un ise yaz aylarında bu makamı, açtığı davayı kazanarak tekrar görevine dönen Lemi Bilgin'e bırakmasıyla DT'de şimdilik sular durulmuşa benziyor.
Festival 'kriz'e takıldı
Türkiye'nin uluslararası platformda artık sesini duyurmaya başlayan biricik tiyatro festivali 'Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali' ise ülke genelini pençesine alan
'ekonomik kriz'e kurban gitmekten kendini kurtaramadı. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nun bundan sonra iki yılda bir düzenlenecek olması ise daha da düşündürücü bir durum. '4. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali' ile '2. Uluslararası Karadeniz'e Kıyısı Olan Ülkeler Tiyatro Festivali' ise bu yıl gerçekleşebilen festivallerdi.
Yılların tiyatro ustası Haldun Dormen, Dormen Tiyatrosu'nun kapısına 'ekonomik kriz' yüzünden kilit vururken beraberinde birtakım tartışmalara da neden oldu. Ali Poyrazoğlu'nun, Haldun Dormen'in tiyatrosunu kapatmasının asıl nedeninin 'kötü işler yapmak' olduğunu zikretmesiyle ortalık bir süreliğine karıştı. İkilinin birtakım 'yanlış anlamalar'ın üzerine gitmesiyle olay kısa bir süre sonra tatlıya bağlandı.
Tiyatro açanlar da vardı
Dormen'in tiyatro kapatmak zorunda kaldığı bir ortamda Mümtaz Sevinç, Düşün Sahnesi'ni Türk tiyatrosuna kazandırırken, yine Ekin Tiyatrosu da Ankara'da yeni bir sahnenin varlığına imza attı. Temmuz ayında hiç yoktan bir tiyatro binası var etmek üzere yola çıkan Haluk Bilginer ise 2002'nin ilk aylarında bu emeğinin meyvesini almak için gün sayıyor. Çevre Tiyatrosu'nu 10 yıllığına Semaver Kumpanya adına kiralayan Işıl Kasapoğlu, yeni yılla birlikte kolları sıvayacağa benziyor. Güven Kıraç ve Ali Sürmeli'nin kurduğu Misafir Oyuncular da yeni bir tiyatro topluluğu olarak tiyatro dünyamıza 'merhaba' dedi. Yine '27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nünde perdelerini açan Eskişehir Belediye Tiyatrosu da Türkiye'nin yeni ve nitelikli bir ödenekli tiyatro topluluğu olarak yaşamımıza dahil oldu.
'Şehir'de kan değişikliği
Tiyatro dünyasından, televizyon ekranı vasıtasıyla 'popülerlik' diyarına göç eden Kenan Işık, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'ndaki görevinden bu yıl ayrıldı. Kenan Işık'ın yerine genel sanat yönetmenliği görevine kurum sanatçılarından Şükrü Türen getirildi. Şükrü Türen'in, kaliteli işler yapmak konusundaki iddiası, isteği ve girişimleri kurum ve tiyatromuz adına olumlu bir gelişme olarak belirdi.
Tiyatromuzda zaman zaman hortlayan
'yasaklama'lar yine bu yıl da işbaşındaydı. Ankara Birlik Tiyatrosu'nun, artık neredeyse başlı başına bir oyun konusu olan, Anadolu turneleri sırasında 'Pir Sultan Abdal' oyunuyla uğradığı 'yasaklama'lar bu sezon da devam etti. Bu yıl, Bizim Tiyatro da
'Ölüm Uykudaydı' oyunuyla 'yasaklama'lardan nasibini aldı.
***
Bir yılın ardından akılda kalanlar
Onlarca yeni oyununun seyirci karşısına çıktığı 2001'de, gönül rahatlığıyla 'başarılıydı' diyebileceğimiz yapımların sayısı bir kez daha 'içimizi daraltırken' yine de bazı oyunlarda tiyatroya gitmenin keyfini, yaşamadık değil.
İrlandalı yazar Martin McDonagh'ın
'Leenane'nin Güzellik Kraliçesi' yıl içinde hem seyirciden hem jüri üyelerinden hak ettiği takdiri alan yapımdı. Türkiye'de ilk kez seyirci karşısına çıkan oyun, yönetmeni Cüneyt Çalışkur ve başrol oyuncusu Sumru Yavrucuk'a hem 'Avni Dillgil' hem de 'Afife Tiyatro' ödüllerini getirirken, diğer oyuncularına da ödüller kazandırdı.
Yılmaz Onay'ın Hans Fallada'nın aynı adlı romanından oyunlaştırarak sahneye koyduğu 'Küçük Adam Ne Oldu Sana' yine İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda en az 'Leenane'nin Güzellik Kraliçesi' kadar yüzleri ağartan bir diğer yapımdı.
Ankara Devlet Tiyatrosu'nda Erhan Gökkücü'nün
rejisiyle sahnelenen Joshua Sobol'ün
'Getto'su da Devlet Tiyatroları ailesinin başarıyla verdiği sınavlardan biriydi.
Bakırköy Belediye Tiyatroları'nda Kenan Işık'ın özenli rejisiyle seyirci karşısına çıkan Nâzım Hikmet'in 'İvan İvanoviç Var mıydı Yok muydu' oyunu da ödenekli tiyatroların yüzaklarından biri oldu.
Özeller kaliteyi yakaladı
Oyun Atölyesi'nde Işıl Kasapoğlu'nun sahnelediği Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer'in, iki tiyatro delisinin berabere bitirdiği bir maç olarak taçlandırdığı Tom Kepinski'nin 'Ayrılış'ı, Dostlar Tiyatrosu'nda Genco Erkal'ın yine bin bir cambazlığın eşliğinde büyük bir keyifle kotardığı Tankred Dorst'un 'Oyuncu/Ben, Feuerbach', Tiyatro Stüdyosu'nda Ahmet Levendoğlu'nun usta işi bir reji ve Nihat İleri ile Mehmet Ali Kaptanlar'ın kıvamında oyunculuk performanslarıyla kotarılan Esther Villar'ın 'Speer/Dünyanın Başkenti' ve Tiyatro Grup'ta Naz Erayda, Derya Alabora ile Sema Keçik'in ekip halinde 'kaliteyi' 12'den vurdukları Dario Fo ve Franca Rame'nin 'Kadın Oyunları'dan hazırlanan 'Zapturap'tı sezonun akılda kalan nitelikli yapımlarıydı. Bu yılın son aylarında sahnelenmeye başlayan Başar Sabuncu'nun, Çehov'un dört oyunu üzerine özgün bir çeşitleme olarak kaleme aldığı ve sahneye koyduğu 'Herkes Aynı Bahçe'de ise yeni yıla iddialı giren yapımların başında geliyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Tiyatroları'nda 2002'ye iddialı giren bir diğer yapım ise Yücel Erten'in sahnelediği Brecht'in 'Schweyk II. Dünya Savaşında' oyunu oldu.
'Öteki tiyatro' çalışkandı
Türkiye'de bildik sahneleme anlayışları ve dramaturjik yaklaşımın ötesindeki çalışmaların ekseninde projeler üreten tiyatro toplulukları geride kalan sezonda hayli çalışkandı. Tiyatro Oyunevi'nde 'Ormanların Hemen Önündeki Gece' ve 'Evlenme', Oyuncular Tiyatro Grubu'nda 'Sokağa Bakan Pencere', 5. Sokak Tiyatrosu'nda 'Seven Kalp Böyle Yanar' ve 'Dumrul ile Azrail', Kumpanya'da 'Ayşegül Kanada'da farklı arayaşıların peşinde şekillenen adımlarıyla 'bir başka tiyatro'nun varlığına yönelik iyi işaretler verdi.
***
Opera-balede 'istifa' sezonu
Türkiye'de Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya ve Mersin olmak üzere beş ilde faaliyet gösteren opera ve bale müdürlüklerinde bu yıl 'genel sanat yönetmeni' istifaları hüküm sürdü. İzmir, İstanbul ve Antalya genel sanat yönetmeni değişiklikleri yaşayan merkezlerdi. İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde Sedat Öztoprak'ın istifasıyla boşalan genel sanat yönetmenliği görevine Mesut İktu getirildi. İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde Aytül Büyüksaraç sezon sonunda Genel Sanat Yönetmenliği görevini bırakarak İstanbul'a tayin oldu. Büyüksaraç'ın yerine bu göreve Hakan Aysev atandı. Antalya'daki görev değişikliğinde ise Tamer Aykut yerini Cumhur Böler'e bıraktı.
Festival zor da olsa yapıldı
Kültür Bakanlığı'nın Devlet Opera ve Balesi
ile birlikte düzenlediği 'Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali'nin sezon sonuna doğru 'ekonomik kriz' nedeniyle gerçekleşememe ihtimali belirdi. Ancak festivalin 8'incisi bu yıl bir takım kısıtlamalara rağmen düzenlenebildi.
'Verdi Yılı' kutlandı
Opera ve balenin geride kalan sezonunda
'Rigoletto' patlaması yaşandı. Verdi'nin ölümünün 100. yılında anıldığı ve tüm dünyada 'Verdi Yılı' olarak kabul edildiği 2001'de Türkiye'de üç ayrı ilde üç ayrı yorumla üç değişik 'Rigoletto' prodüksiyonu seyirciyle buluştu. Ankara'da Vincenzo Grisostomi Travaglini, İzmir'de Cristina Pietrantonio, İstanbul'da ise Aytaç Manizade rejisiyle sahneye konulan 'Rigoletto' bir anlamda, ülkede 'Verdi yılı'nı 'Rigoletto Yılı'na çevirdi.
İzmir yeni yıla da iddialı giriyor
Türkiye prömiyerini gerçekleştiren Shakespeare'in aynı adlı eserinden baleye uyarlanan 'Hırçın Kız', MDT (Modern Dans Topluluğu) bünyesinde hazırlanan 'Seyahatname 2001' modern dans gösterisi Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nde geride bıraktığımız yıla damgası vuran yapımlar oldu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde seyirci karşısına çıkan 'Rigoletto' operası, İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde sahnelenen 'Hoffman'ın Masalları' ve 'Afife' balesi sezonun başarılı yapımları olarak belleklerdeki yerini aldı. Bu yılın son aylarında sahnelenmeye başlayan 'Carmen' operasının başarılı rüzgârını arkasına alarak yoluna devam etmeye kararlı gözüken İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin, sezon sonuna kadar tam sekiz prodüksiyonu da seyircinin beğenisine sunacağını ilan ettiğini hatırlatmakta fayda var.