Salon full dolu efendim!

Salon full dolu efendim!
Salon full dolu efendim!

Yıldız Kenter, O olmasaydı, Kenterler de olmazadı dedi.

Türkiye'nin büyük aktörü Müşfik Kenter, dün yüzlerce 'oyun arkadaşı' ve öğrencisi tarafından uğurlandı. Ablası Yıldız Kenter'in başlıktaki sözüyse çok şey anlatıyordu
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Dün sabah Harbiye’de Kenter Tiyatrosu’na doğru yürürken, kalabalığı görüp de içinden “Bu tiyatronun önü en son ne zaman böyle bir kalabalık gördü?” diye geçiren tek insan değildim şüphesiz... Türk tiyatrosunu sesiyle, bakışlarıyla, sadeliğiyle ve bir ömre yayılan emeğiyle çoğaltan; binlerce öğrenci yetiştiren Müşfik Kenter’e; yaratıcısı olduğu ve ayakta tuttuğu Kenter Tiyatrosu’ndan, salondan taşan bir kalabalıkla veda edildi. Ustalar ama en çok da genç oyuncular, öğrencileri doldurmuştu fuayeyi, koridorları... Bir söyleşide Kenter Tiyatrosu’nun ‘evleri’ olduğunu söylüyordu; dün ‘evi’ birbirlerini teselli eden, anı defterine yazan, gözyaşı döken yüzlerce seveniyle doluydu. Komşuları, yoldan geçenler bile ya törene kalıyor ya da yaka resmi alıp devam ediyordu yola.
Törene ve cenaze namazına katılan isimlerin bir kısmını sayalım: Erdal Özyağcılar, Meltem Cumbul, Zihni Göktay, Haldun Dormen, Suna Selen, Berkun Oya, Okan Yalabık, Ali Atay, Görkem Yeltan, Fırat Tanış, Nejat İşler, Engin Ayça, Ceyda Düvenci, Can Gürzap, Rutkay Aziz, Erol Evgin, Ahmet Mümtaz Taylan, Orhan Alkaya, Osman Sonant, Beste Bereket, Ayşenil Şamlıoğlu, Ülkü Duru, Zeliha Berksoy, Levent Öktem, Bedri Baykam, Ani İpekkaya, Yetkin Dikinciler, Cengiz Bozkurt, Serkan Keskin, M. Ali ve Mustafa Alabora, Erkan Can, Nilüfer Açıkalın, Demet Akbağ, Mehmet Güleryüz, Betül Arın, Oktay Kaynarca, Coşkun Aral, Mehmet Ali Erbil, Kadir Topbaş...
Kenterler’den Engin Hepileri’nin sunumuyla önce ablası Yıldız Kenter, bildiğimiz güçlü, vakur haliyle sahnedeydi. Tiyatrolarını ayakta tutmak için son yıllarda çektikleri sıkıntıyı anımsatmak istercesine seslendi, ‘Hocam’ dediği kardeşine: “Salon full dolu efendim!” Sonra kardeşine nasıl hayranlık duyduğunu anlattı: “İlk hocalarımdan biriydi. Doğallığı, sahici olmayı ondan öğrendim. Ona minnettarım. O olmasaydı Kenterler olmazdı. Teşekkürler ediyorum kardeşime...”
Eşi Kadriye Kenter’in konuşması da hıçkırıklar eşliğinde dinlendi: “Arkamdan kimsenin konuşmasını istemiyorum, demişti. Büyük bir acı var içimde, taş gibi. Ona sizler için de teşekkür ettim, ayaklarının altına kadar öptüm. Hepimiz için öptüm.”
Müşfik Kenter ile 40 yıl çalışan yönetmen ve oyuncu Mehmet Birkiye, öğrencileri Defne Halman, Ragıp Savaş ve Hakan Gerçek’in veda ve teşekkür sözlerinin ardından Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen söz aldı.
Salondan Kenter’in ses verdiği Orhan Veli dizeleri yükselmeye başlayıp, sahnede kostümleri, fotoğraf ve kişisel eşyaları belirdiğinde, sıra tek tek vedalaşmaya gelmişti. Dakikalarca süren alkışlarla başlayan tören, ona son kez veda etmek isteyenlerin naaşının yanı başına davet edilmeleriyle sona erdi.
Müşfik Kenter ‘evinden’, uzun alkışlar ve çiçeklerle çıktı, son kez. Kalabalık, gruplar halinde yürüyüp geldikleri Teşvikiye Camii’nin avlusunda buluştu onunla bir kez daha. Cenaze namazının, duaların, gözyaşlarının ve alkışların ardından Kilyos Mezarlığı’na uğurlandı Türkiye ’nin aktörü...