Sanat için büyük çekişme

'Kaplumbağa Terbiyecisi'nin satıldığı önceki günkü müzayede gösterdi ki, müzeler pek çok Batı ülkesinde olduğu gibi yakın gelecekte Türkiye'de de sanat piyasasını besleyen ana damarlardan biri olacak.

İSTANBUL - 'Kaplumbağa Terbiyecisi'nin satıldığı önceki günkü müzayede gösterdi ki, müzeler pek çok Batı ülkesinde olduğu gibi yakın gelecekte Türkiye'de de sanat piyasasını besleyen ana damarlardan biri olacak. Osman Hamdi Bey'in 'Kaplumbağa Terbiyecisi' adlı tablosunun İstanbul Modern ile Suna ve İnan Kıraç Vakfı Müze Pera arasında çok çekişmeli geçen açık artırma sonucunda rekor bir fiyata, 5 trilyon liraya Müze Pera tarafından satın alınması, modern anlamda sanat müzeciliğinin önemini Türkiye'nin gündemine taşıdı.
İki müze arasındaki çekişme, resimlerin değerini yükselttiği için sanat dünyası da gelişmeyi memnuniyetle karşıladı. Sanayi-i Nefise Mektebi (bugünkü Akademi) ve Arkeoloji Müzesi'ni kuran, Türk plastik sanatlarına ilk ivmeyi kazandıran Osman Hamdi'nin tablosunun özel bir koleksiyonda kalmak yerine halka açık bir müzede sergilenecek olması da ayrıca memnuniyetle karşılanıyor.
Geçen cumartesi akşamı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan İstanbul Modern, Türkiye'de eksikliği yıllardır dile getirilen modern anlamda plastik sanatlar müzeciliği konusunda bir milat olarak değerlendiriliyor. İstanbul Modern'in açılışının hemen ertesi günü TMSF tarafından düzenlenen müzayedede ünlü bir tablo için iki müzenin çekişmesi, bu değerlendirmenin doğruluğuna işaret ediyor.
'Kaplumbağa Terbiyecisi'nin 5 trilyon liraya Suna-İnan Kıraç Vakfı Müze Pera'da kalması, 'Müze Pera neresi?' sorusunu akla getirdi. Suna-İnan Kıraç koleksiyonunu ağırlayacak bu müzede sürekli ve geçici resim sergilerini ağırlayacak. Önümüzdeki yıl açılması planlanan Müze Pera, koleksiyonuna 'Kaplumbağa Terbiyecisi' gibi çok ünlü bir tabloyu katarak daha şimdiden adını tüm Türkiye'ye duyurmuş oldu. Bu da önümüzdeki yıllarda açılacak yeni müzelerle birlikte yaşanacak izleyici çekme yarışında, Müze Pera'ya önemli bir avantaj sağlayacak. Müzayede sırasında İstanbul Modern'le Müze Pera'nın çekişmesinin en önemli nedeni de bu.
Kültür merkezi Haliç
Bilgi Üniversitesi de Haliç kıyısında 'Santral İstanbul' adlı bir çağdaş sanat müzesi kurmak için çalışmalarını sürdürüyor. Müzenin mekânı Silahtarağa'daki eski elektrik santralı. Santral İstanbul, mimari tasarımıyla da dikkat çekeceğe benziyor, zira mekânı Türkiye'nin en ünlü mimarları İhsan Bilgin, Nevzat Sayın, Han Tümertekin ve Emre Arolat müzeye dönüştürecek. Bir koleksiyon oluşturma önceliği olmayan Silahtarağa Sanat Müzesi ve Kültür Merkezi'nin Bilgi Üniversitesi gibi dinamik bir yapı sunması amaçlanıyor.
Geçici sergiler sadece sanata odaklanmayacak sosyolojik ve hatta bilimsel konularda da ulusal ve uluslararası nitelikte sergiler yapılacak. Bir enstitü, araştırma merkezi gibi çalışacak Santral İstanbul. Burada sanatçı evleriyle çağdaş sanat üretimine de destek verilecek. Santral İstanbul'un Sütlüce Kültür Merkezi ve Miniatürk'ün devamında, Haliç'in sonunda yer alması, tarihi 'Altın Boynuz'un çok yakın bir gelecekte bir kültür sanat merkezi olacağının da göstergesi aynı zamanda.
Sürekli güncel sergiler düzenleyen dinamik sanat müzeleri arasında iki yıl önce kapılarını açan çok zengin bir hat koleksiyonuna sahip Sakıp Sabancı Müzesi'ni de unutmamak gerek. Anlaşılan o ki, yakın gelecekte müzeler arası savaşlara tanık olacağız. İyi bir savaş varsa o da müzeler arası savaş olsa gerek! (Kültür Sanat)
Müze Pera daha da büyüyecek
Beyoğlu'ndaki Meşrutiyet Caddesi üzerinde inşaatı devam eden Müze Pera, Bristol Otel olarak yıllarca İstanbul'a hizmet veren, ardından bir dönem Esbank'ın genel müdürlük binası olarak kullanılan yapıda faaliyet gösterecek. Müze özellikle Suna-İnan Kıraç koleksiyonunu ağırlayacak. Binanın yenilenme projesi Sinan Genim'in imzasını taşıyor.
Kıraç çiftinin Antalya'da kurduğu Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü'yle başlayan Türkiye kültürüne kurumsal katkılarının yeni adımı olacak Müze Pera. Müzenin bodrum katında bir multimedya alanı ve konferans salonu ile kütüphane yer alacak. Giriş katında iddialı bir satış mağazası ile kafe bulunacak. Bu satış mağazasında Türkiye'nin kültürel değerlerini simgeleyen her tür obje ve kitap edinilebilecek. Birinci katta Kıraç çiftinin sahip olduğu dünyada bir benzeri olmayan 'ağırlıklar ve ölçüler koleksiyonu' sergilenecek. Prehistorik dönemden Urartulara, oradan günümüze kadar her tür ölçü aleti; kantarlar, zeytinyağı ve yapı ölçüleri, astronomi aletleri izleyiciye tanıtılacak. İkinci katta Kütahya çinileri ve seramikleri sergilenecek. Bu koleksiyonda özellikle çok eski dönemlere uzanan, değerli gündelik kullanım eşyaları yer alıyor. Bir üst katta ise resim koleksiyonu sergilenecek. 16., 17. yüzyıl Batılı ressamlar, ünlü oryantalistler, Türk resminin bilinen ustalarını kapsayan bir koleksiyon bu. Suna-İnan Kıraç'a ait bu resim koleksiyonu zamanla büyüyerek müzedeki yerini koruyacak, önemini artıracak. Müzenin son üç katındaki 300'er metrekarelik salon ise ulusal ve uluslararası nitelikteki resim sergilerine ayrılmış.
Yaklaşık üç yıldır süren Müze Pera projesi, 100 metre ilerideki bir başka binada kurulan İstanbul Araştırmaları Enstitüsü ile birlikte gerçekleşecek. Enstitü, prehistorik dönemden Roma'ya ve günümüze uzanan bir yelpazede İstanbul araştırmaları yürütecek.
Bir 'tık'la müze gezin
Bilinen en görkemli koleksiyonlara sahip olan Devlet Resim ve Heykel Müzeleri'nin hali ise pek parlak değil. Çağdaş müzeciliği takip etmeleri ve koleksiyonlarını genişletmeleri bir yana sergileme olanakları bile kısıtlı. İstanbul'daki müze binası perişan durumda, İzmir'deki müze ise kendi binasını kaybedip yeniden kavuştu...
Bu alanda tek önemli gelişme İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin koleksiyonuna artık bir 'tık'la ulaşma imkânı. Polimeks İnşaat'ın desteğiyle açılan internet sitesine 'www.resimheykelmuzesi.org' adresinden ulaşılabiliyor.
Sitede İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ndeki Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşamış Türk sanatçılarına ait 1000'e yakın resim, heykel ve birçok tarihi yapıt izleyiciye sunuluyor. Müzede bulunan sanatçıların eserlerini yakından tanıma olanağı sağlayan web sitesinde ayrıca, aralarında İbrahim Çallı, Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Abidin Dino ve Sabri Bergel gibi sanatçılar ve müze etkinlikleri hakkında bilgiler de yer alıyor.
xEn çok eseri İstanbul Modern aldı
İstanbul Modern, 'Kaplumbağa Terbiyecisi'ni alamadı ama TMSF'nin önceki gün Swissotel'de düzenlediği İktisat Bankası koleksiyonu müzayedesinden birçok eseri koleksiyonuna kattı. İstanbul Modern, Fahr El Nisa Zeid'in 20 eserden oluşan koleksiyonunu 800 milyar liraya alırken Sabri Berkel, Nurullah Berk, Nejat Melih Devrim, Adnan Çoker, Burhan Doğançay ve Zeki Faik İzer gibi önemli ressamların büyük boy eserlerine de sahip oldu.
Toplam 344 tablo ve antika eserin satışa sunulduğu ve 127 kişinin katıldığı müzayedede 242 eser beklenenin çok üzerine çıkarak 10 trilyon 765 milyar 850 milyon liraya satıldı. Müzayedede 'Kaplumbağa Terbiyecisi'nden sonra en çok ilgi gören ve en yüksek ikinci satış bedeline sahip olan Nazmi Ziya Güran'ın 'Sokak Manzarası' isimli tual üzeri yağlıboya eseri 150 milyar liradan satışa sunuldu ve 500 milyar liraya alıcı buldu. Gerçekleştirilen müzayedede 102 eser alıcı bulamadı ve düzenlenecek olan ikinci ihaleye kaldı.