Sansüre karşı sinemacılar uyardı

Sansüre karşı sinemacılar uyardı
Sansüre karşı sinemacılar uyardı
Sansüre Karşı Özgür Sinema Platformu, Adana Altın Koza ve Antalya Altın Portakal film festivallerindeki gelişmelere ilişkin açıklamasında festivallerin 'şeffaflık' ve 'katılım'dan uzak uygulamalarına ve sansür tehlikesine dikkat çekerek #BarışİçinSinema çağrısı yaptı

Sansüre Karşı Özgür Sinema Platformu’nun Adana Altın Koza ve Antalya Altın Portakal film festivallerindeki gelişmelere ilişkin açıklaması şöyle:

FİLM FESTİVALLERİ, KÜLTÜREL DİYALOG ALANLARIDIR VE TOPLUMUN BARIŞ ÖZLEMİNİN SESİ OLMALIDIR!
“Savaşın ve şiddetin, hayatın her alanında hissedildiği bu günlerde, film festivalleri de temel işlevlerini yerine getiremez bir hâl aldılar. Diyaloğa açık, özgür bir platformda sinemacıları ve izleyicileri buluşturan kültürel etkinlikler olmaktan uzaklaşmaktalar. Önce Altın Portakal Film Festivali’nin isminin değiştirildiği ve ertelendiği açıklandı; ardından da Altın Koza Film Festivali, gösterimlerini, sinemacıları izleyiciyle buluşturmadan yapacağını duyurdu. Sinema dünyası açısından hayatî önem taşıyan bu süreçte festivaller, ne sinemacıların ne de seyircilerin parçası olabildiği, şeffaflıktan ve katılımdan uzak bir yapıya büründü.

Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sansür aracına dönüşen Eser İşletme Belgesi zorunluluğunun, sinemacıların uzun süredir bu konuda gösterdiği tepkiye rağmen Altın Koza’da da uygulandığını gördük. Yakın dönemde Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek ve Bakur belgesellerinin gösterimleri engellenmiş; birçok film, eser işletme belgesi dayatması sebebiyle seyirciyle tek buluşma alanı olan festivallerde gösterilememiştir. Festivallerin özgürleşmesinin önündeki en büyük engellerden biri olan bu uygulama yeni bir yasayla değiştirilmeli ve filmlerle seyirci arasında duvar ören her türlü sansür yönteminden vazgeçilmelidir.

Ülkenin siyasi hesaplar uğruna sonu olmayan bir savaşa itildiği, çocukların kurşunların hedefi olduğu, cenazelerin kaldırılamadığı, sokaklarda linç rüzgarının estirildiği bu karanlık günlerde toplumsal diyalog yollarının açılması barışın tesisi için elzemdir. Asıl sakıncalı olan, sanat eserlerinin seyirciyle özgürce buluşması değil, kültürel diyaloğun sekteye uğratılmasıdır. Film festivallerinin asli işlevi, eğlence organizasyonları düzenlemek değil, kültürel diyaloğu yaşatmak, insanları yan yana getirmek ve farklı coğrafyalardaki gerçekliklerle buluşturmaktır. Kültürel diyaloğun, sansürsüz ve özgürce yaşatılmasının barışa yapacağı katkı vazgeçilmezdir.

Sansüre Karşı Özgür Sinema Platformu olarak festivalleri, bu kültürel diyalogun devamlılığını sağlamak adına, seyircilerin ve sinemacıların özgürce buluşabildiği alanlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Tüm sinema emekçilerini, meslek birliklerini ve seyircileri bir arada yaşama kültürünü savunmaya, her platformda toplumun barış özleminin sesi olmaya çağırıyoruz.
Barışı hep birlikte inşa edeceğiz.” Sansüre Karşı Özgür Sinema Platformu

#SinemaBarışaSesVerecek
#BarışİçinSinema