Şarkıcı değil oyuncu

'Evita' müzikalinde yorumculuğu keşfedilen Zuhal Olcay'ın 1989 yılında başladığı müzik kariyeri 'Başucu Şarkıları' adlı albümle devam ediyor.
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi

İSTANBUL - 'Evita' müzikalinde yorumculuğu keşfedilen Zuhal Olcay'ın 1989 yılında başladığı müzik kariyeri 'Başucu Şarkıları' adlı albümle devam ediyor. Ada Müzik etiketiyle çıkan albümde bu sefer sanatçının yolları Vedat Sakman yerine Bülent Ortaçgil'le kesişmiş. Daha önceki albümlerinde hep bir öykü anlatan Olcay, müzik direktörlüğünü Bülent Ortaçgil'in yaptığı 'Başucu Şarkıları'nda çeşitli türlerden derlenen ve hepimizin belleğinde yer etmiş klasikleri yorumluyor.
Sanatçı albümde Bora Ayanoğlu'nun 'Güller ve Dudaklar', Nejat Yavaşoğulları'nın 'Tepedeki Çimenlik', Kemal İnci'nin 'Yalnızlar Rıhtımı', Bülent Ortaçğil'in 'Yağmur', Sezen Aksu'nun 'El Gibi' ve Metin Eryürek'in
'Aynalar' gibi tanınmış şarkılarını söylüyor. Olcay, söz yeni albümünden açılınca dinleyicilerini uyarıyor: "Hayat değişmek ve dönüşmektir"
Daha önce hep Vedat Sakman'la çalışmıştınız, bu kez Bülent Ortaçgil'le... Yollarınız nasıl kesişti?
Bu tek başına benim için oluşturulmuş bir albüm değil. Ada Müzik'in böyle bir projesi varmış. Bana yorumcu olarak katılıp katılamayacağım soruldu. Ben de Bülent Ortaçgil, Gürol Ağırbaş, Baki Duyarlar ve İstanbul Quartet'i görünce hiç düşünmeden
'Evet' dedim. Çünkü bu isimler kendi tarzlarını oluşturmuş, yaptıkları işten asla ödün vermeyen, müzik camiasının çok önemli isimleri.
'İhanet'ten sonra kadınları konu alan bir albüm çıkarmak istediğinizi söylemiştiniz. Biz de açıkçası böyle bir albüm bekliyorduk sizden...
İstiyordum ama şimdilik gerçekleştiremedik. Ben bu projeyi sahnede yapmayı düşünüyorum.
Daha önceki albümlerinize göre çok değişik isimler var. Bunlar farklı türlerde müzik yapan insanlar. Sezen Aksu, Nejat Yavaşoğulları gibi...
Bu isimler şarkıların sahipleri. Ama bu projenin yaratıcı ekibi Bülent Ortaçgil, Gürol Ağırbaş, Baki Duyarlar ve İstanbul Quartet'ten oluşuyor. Tabii ki farklı türlerde şarkılar var. Müzisyenler albümde bu farklılığı birleştiren bir tarz yarattı.
Bir sound değişikliği var.
Bu dinleyici için de hoş ve ilginç. Kaldı ki bu değişiklik içinde uçurumlar barındıran bir değişiklik değil. Diğer albümlerimde bir başka müzisyen vardı, bu albümde başka müzisyenler var. Bu durum bana çok heyecan verici geliyor.
Sizin kronik bir dinleyici kitleniz var. Onlar bu değişime bir tepki gösterebilir.
Yaşam değişmek ve dönüşmektir. Bülent Ortaçgil'in sanatta durduğu yere bakarsanız, benim için çok değerli ve güzel bir yerde duruyor. Asla sanatından ödün vermemiş, hep inandığını yapmış. Gelip geçen popüler rüzgârların etkisinden ustalığı ve kararlılığı sayesinde kendini uzak tutmayı başarmış. Doğrusunu isterseniz aynı kötü rüzgârlardan, yaptığım işlerde ben de kendimi uzak tutmaya çalışıyorum. Ben şunun altını çizmek istiyorum. Bu şarkılar çok bilinen şarkılar. İster istemez aslı ile kıyaslanacak. Bunu önleyemezsiniz. Ama bütün eleştiriler bunun üzerine kurulursa bu projeye büyük haksızlık edilmiş olur.
Müzikle fazla aram yok diyorsunuz ama 12 yılda beş albüm yaptınız. Az değil.
Ben hep oyunculuğa ayırdığım mesai ile müziğe ayırdığım mesai arasında kıyaslama yapıyorum. Çünkü ben müzisyen değilim, yorumcuyum. Ancak yeni bir oluşum olduğu zaman kaset yapıyorum. Müzisyenlik başka bir şey. Bizzat oturup kendisi bir şeyler yaratıyor. Şarkıları oturup kendi yapan, besteleyendir müzisyen.
Bana hep Zuhal Olcay'ın kafasının içinde müzik varmış gibi geliyor. Siz yıllarca bu müziği yaşatıp şarap gibi albümü koyuyorsunuz
önümüze.
Oyunculukla çok fazla içli dışlı olduğum için kendimi albüm yapmaya mecbur hissetmiyorum. Her yıl bir oyun yapma güdüsü vardır bende. İki sene geçmiş hâlâ bir filmde oynamadıysam rahatsız olmaya başlıyorum. Bu güdüye müzik için sahip değilim. Ben müziği çok uygun şartlar oluştuğunda yapmak istiyorum. Eğer bu proje bana gelmeseydi benim belki de bir daha kasedim olmayacaktı. Bu sözler beni dinleyenleri üzebilir ama gerçek duygum bu.
Birazcık güzel şeylerin olması ve onların bana ulaşmasını bekliyorum. Çünkü ben bir oyun sahnelerken kimlerle çalışırsam nasıl iyi verim alacağımın bütün kodlarını biliyorum. Ama müzik piyasasına baktığımda orada yaşananlara benim aklım ermiyor. Benim bu piyasaya girip insanlara bire bir ilişkilere girebilecek halim ve isteğim yok. Ama tanıdığım, bildiğim, önem verdiğim
isimler ile yollarım kesiştiğinde bir şey yapmaya bayılıyorum.
'Başucu Şarkıları' ismi nereden çıktı?
Hani başucu kitapları vardır. İsim oradan çıktı. Bu şarkılar da dinlenen şarkılar. Bir ironi yani...
Albümde özellikle dikkatimi 'Tepedeki Çimenlik' çekti.
'Bulutsuzluk Özlemi' grubunun çok büyük fan'ları var. Ama asla bir rock parçası beklemeyin. Aynı şey 'Yalnızlar Rıhtımı' için de geçerli. Orijinalinin atmosferini bekleyenler çok büyük hayal kırıklığına uğrayacaklar.
Peki 'Yağmur'?
'Yağmur' bence olağanüstü.
Onun düzenlemesini Baki yazdı.