'Şarkıyı tanırlar beni tanımazlar'

'Şarkıyı tanırlar beni tanımazlar'
'Şarkıyı tanırlar beni tanımazlar'
Dokuz yıl evvel 'Yağmur' şarkısıyla hayatımıza girdi Bertuğ Cemil. Yakın zamanda da dördüncü solo albümü 'Issız'ı hazırladı. Yeni albümü vesilesiyle Bertuğ Cemil ile buluştuk. Hem 'Issız'dan hem de müzikal yolculuğundan konuştuk.
Haber: MUHSİN TOPYILDIZ - mahfuznecip@gmail.com / Arşivi

İlk albümünüzün üzerinden dokuz yıl geçti. Neler oldu bu süreçte?

En büyük değişiklik bir oğlumun olması. İlk albümüm en çok ses getiren albümüm oldu. ‘Yağmur’ ülke çapında duyuldu. Şarkıyı tanırlar fakat beni tanımazlar. (Gülüyor) İki albüm daha hazırladım bu dokuz yıl içerisinde. Üçüncü albümden sonra single’larla yoluma devam etmeyi planlıyordum. Selen Gülün ile ‘Gözyaşı’ şarkısını yaptık. Bir yapımcı arkadaşımın tavsiyesiyle albüme girişmeye karar verdim. Sennheiser Türkiye ’nin sponsorluğuyla dördüncü albümüm ‘Issız’ı çıkarmayı başardım.

Albümdeki genel melodik hava itibariyle biraz karanlık bir dönemde hazırlandığını söyleyebilir miyiz?
Genel olarak melankolik bir dönemde hazırlandı denilebilir. Melankoli benim sık sık içine düştüğüm bir durum. Anlaşılmadığınızı ya da yeterli değeri görmediğinizi düşündüğünüzde bu tip duygulara meyledebiliyorsunuz. Sanırım o dönem bu duygulara çok girip çıktım.


Bu albümde tüm şarkıların sözleri ve müzikleri size ait. Şarkı seçimlerini nasıl yapıyorsunuz?

Şarkı yazarı olarak öncelikle sizin bir hissiyatınız oluyor. ‘Buna video çekmeyiz ama albümde kesinlikle olmalı’, ‘Bu beni çok anlatan bir şarkı’ gibi bir kategorizasyona kendiliğinizden giriyorsunuz. Ben fikir almayı da severim. Her yaştan ve katmandan eşe dosta dinletiyorum şarkıları. Son adımda da albümde kiminle çalışıyorsam ondan fikir alıyorum ve sonuçlandırıyorum.

Bir şarkı yazarı olarak, iyi şarkı nasıl anlaşılır?
Kişiden kişiye değişir ama benim için iyi şarkı insana dokunan, insana dair bir hissiyat yaratıp karşı tarafa geçirebilen şarkıdır. Müzisyenler için hissiyatın dışında etmenler de vardır. Buz gibi bir şarkı dinlersiniz ama öyle bir ustalıkla yapılmıştır ki tokatlar sizi. İdeali hem teknik anlamda kusursuz hem de kalbe derinden hitap eden şarkıdır.

‘Issız’da elektronik soundlara da biraz göz kırpmışsınız...
Haddimi bilerek göz kırptım aslında! Çok iyi bildiğim bir alan değil fakat seslerle aram iyidir, birbirine yakıştırabilirim. Tamamen buna güvendim. Sadece müziğimi süsleyecek kadar elektronik müzikten faydalandım.

‘Şiirin Hatası Olmaz’ şarkısı sizin daha evvel ürettiğiniz şarkılara gerek yazım stili itibariyle gerek müzikal anlamda pek de benzemiyor. Nasıl ortaya çıkardınız bu şarkıyı?
Eric Clapton’ın ‘Pilgrim’ albümündeki sound’un hayaliyle ortaya çıktı. O sound’a benzer bir sound arayışındaydım o dönem. Şarkının sözleri dağınık bir halde defterimde duruyordu. Çalakalem beş sayfa yazmışım. Tekrar o sözlerle karşılaşınca orada bir şarkı olduğunu fark ettim. Her şey kendiliğinden gelişti baktığınız zaman. Ritmik bir altyapı ve üzerindeki soft gitarlarla çalınan arpej şarkı için öngördüğüm sound’u yakalattı bana.


Albüm melankolik şekilde devam ederken ‘İste ve Yap’ ve ‘Aşırı’ gibi enerjik şarkılar bir anda ortaya çıkıyor. Nasıl dahil oldu bu şarkılar albüme?

Bu şarkılar baştan beri varlardı, albüm sonradan melankolik bir hale geldi. Yanına iki melankolik ama hareketli şarkı eklemeyi düşündüm ama çok tek düze olacakmış gibi geldi bana. Albümün dikkat çekici olmasını sağlayan bir etken oldu baktığınız zaman.

‘Her Şeye İnat’ ve ‘Yağmur’ şarkılarına iki video çektiniz...
‘Her Şeye İnat’ı Hüseyin Karagöz yönetmenliğinde çektik. Naif mesajı olan şarkımızı güzel görsellerle destekleyip klibi ortaya çıkardık. ‘Gözyaşı’nın stüdyo versiyonuna bir video çekmeyi planlıyorduk fakat piyano versiyonu için çektiğimiz görüntüler elimizde vardı zaten. Sevgililer Günü yaklaşınca dinleyicime bir hoşluk yapmak istedim. Şimdi üçüncü klibin planlarını yapmaya çalışıyoruz ama çok aday var. Biraz kafam karışık.