Sartre'a gecikmeli anma

Jean Paul Sartre'ın doğumunun 100'üncü, ölümünün 25'inci yılı gecikmeli de olsa İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın sahnelediği 'Saygılı Yosma' adlı oyunla kutlanıyor ve anılıyor.
Haber: EFNAN ATMACA / Arşivi

İSTANBUL - Jean Paul Sartre'ın doğumunun 100'üncü, ölümünün 25'inci yılı gecikmeli de olsa İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın sahnelediği 'Saygılı Yosma' adlı oyunla kutlanıyor ve anılıyor. Yazar ve düşünürün en önemli oyunlarından biri olan 'Saygılı Yosma' Lizzie adlı bir fahişenin tesadüf eseri bir trende beyazlar ile siyahların kavgasına şahit olmasını ve bir siyahı öldüren beyazın mahkûm olmaması için yanlış ifade vermeye zorlanmasını konu alıyor. 1946'da ABD'de ırkçılığın tüm şiddetiyle kol gezdiği bir dönemde yazılan oyun temel olarak ırkçılık, cinsellik ve siyasi kirliliği eleştiriyor.
"Sisteme karşı tek başınıza başarılı olamazsınız" düşüncesinin altının çizildiği oyunu Hüseyin Köroğlu yönetiyor. Bir Orhan Veli Kanık çevirisi olan 'Saygılı Yosma'da Bennu Yıldırımlar, Burak Davutoğlu, Taner Barlas, Cengiz Tangör, Hakan Arlı, İbrahim Can, Mevlüt Demiryay, Caner Bilginer ve Samet Hafızoğlu gibi isimler rol alıyor. İlk kez İBB Şehir Tiyatroları'nda yönetmenlik koltuğuna oturan Köroğlu bu oyunu geçen yıl kaybettiği ve 'Şehir Tiyatroları'nın derviş insanlarından biri' olarak nitelediği Semih Saçbüker'e adıyor.
Doğumunun 100'üncü, ölümünün 25'inci yılı olması nedeniyle 2005, Sartre yılı olarak belirlenmişti. Bu oyun biraz gecikmeli de olsa Sartre'ı anma anlamı taşıyor mu?
Geçen yıl Sartre yılı nedeniyle tüm dünyada neredeyse yer yerinden oynadı fakat ne yazık ki Türkiye'de sanatsal anlamda pek etkinlik düzenlenmedi. Oysa ustanın oyunları konservatuvarlarımızda da okutulur. Evet, biz de biraz gecikmeli de olsa büyük ustayı anacağız. Provalara geçen yıl başlamıştık ancak oyunu bugüne yetiştirebildik.
Sartre, varoluşçuluk akımının kurucularından. Oyunu sahnelerken onun düşüncelerini de oyuna yedirdiniz mi yoksa metinden mi yola çıktınız?
Ben diyorum ki Jean Paul Sartre'ı bilmeyen gelip bir oyun seyretsin ama Sartre'ı bilen gelip bunun lezzetine varsın. Mesela 'Bulantı'dan ya da 'Akıl Çağı'ndan da çok esinlenme var oyunda. Sartre'ın hayat görüşünü oyunun içine yerleştirmeye ve bunu etrafın sahtekârlığıyla yapmaya çalıştık.
'Saygılı Yosma' temel olarak ırkçılık, cinsellik ve siyasi kirliliği konu alıyor. Siz hangi kavramlar üzerinizde durdunuz?
Biz siyasi kirliliği ve cinselliği biraz öne çektik. Sartre'ın 'Saygılı Yosma'yı yazmasındaki temel neden 'ne yaparsanız yapın tek başınıza sistemi değiştiremezsiniz' mesajını vermek. Ben de oyunu ilk elime aldığımda kendime aynı soruyu sordum. Irkçılık hâlâ var.
Irak'ta farklı bir şey yok ya da Bosna'da değişik şeyler yaşanmadı. Bundan sonra da farklı bir şey olmayacak. Hatta bunu vurgulamak için oyunun öncesine ve arasına Lizzie'nin radyosundan yapılan yayın bantlarını koyduk. Lizzie kanallar arasında dolaşırken çeşitli haberler duyuluyor. Mesela 'Ortadoğu'da gergin günler...' ya da 'Ghandi'ye suikast yapıldı...' O zaman şu soru geliyor akla: Değişen bir şey var mı? Dehşet verici ama değişen hiçbir şey yok. Aynı kafalar, aynı şekilde, aynı düzen devam ediyor.
'Saygılı Yosma' ırkçılığın ve köleliğin şiddetli bir eleştirisi. Bugün özellikle son dönem Fransa'da yaşanan Mağrip başkaldırısının zamanlamanızda bir rolü oldu mu?
Evet çünkü oyun tüm bunların kökenine iniyor. Ve bugünden baktığımızda sistemin değişmediğini görüyoruz. Birçok sosyal dernekler var, ne yapılıyor peki? Koskoca bir hiç. Tarih tekerrürden ibarettir cümlesi hâlâ asılı duruyor. Biraz da bu nedenle oyun öncesi ve arasında fuayede bir canlı performans hazırladık. 1940'lı yıllardan günümüze ırkçılıkla, siyasi kirlilikle ilgili slaytlar barkovizyondan gösterilecek ve biz bunlarla ilgili metinler okuyacağız. Okuduğumuz metinleri de 'Saygılı Yosma'dan anı olarak seyirciye dağıtacağız.
'Saygılı Yosma' 8-12 Mart tarihleri arasında saat 20.30'da, Şehir Tiyatroları Ümraniye Sahnesi'nde izlenebilir. Oyun 29 Mart'tan itibaren Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi'nde. Tel: 0216 634 26 70
Bennu Yıldırımlar: Hâlâ rolle savaşıyorum
'Saygılı Yosma'nın başrolündeki Bennu Yıldırımlar, canlandırdığı Lizzie karakterini Türkiye'ye benzetiyor:
"İlk kez bir Sartre oyununda rol alıyordum ve hâlâ rolle savaşım sürüyor. Sartre'ın vermek istediği, sisteme tek başınıza karşı koyamazsınız. Lizzie de elinden geleni yapıyor ama beceremiyor. Keşke herkes onun kadar çabalayabilse. Ama herkes ürküntüyle yaklaştığı için sistem devam ediyor. Aslına bakarsanız Lizzie'ye bir karakterden çok Türkiye gözüyle baktım. Lizzie'nin yaşadıklarının ortasındaki durumu ile bugünün Türkiye'sinin durumu aynı. Her taraftan sarılmış durumda. Ve çok çabalıyor ama..."