Şaşkınlık veren ödül

'1. İlk Yönetmen Uluslararası Film Festivali' kapsamında kendilerine ödül gönderilen yönetmen ve oyuncular şaşkın. Festivalle ilgili telefonla davet edilen ama ne giden ne de filmini gönderen yönetmenler, filmlerin nereden bulunduğunu merak ediyor. Festivali düzenleyen Fatih Bayhan, DVD formatında gösterilen filmleri Kültür Bakanlığı'ndan aldıklarını söylüyor. Hatırlanacağı gibi festival müziksiz 'İki Dil Bir Bavul'a müzik ödülü vermesiyle dikkatleri çekmiş, daha sonra jüri üyesi ilan edilen kişilerin jürilik yapmadığı, film gösterimlerinin gerçekleşmediği ve festivalin Kültür Bakanlığı'ndan 25 bin TL yardım aldığı ortaya çıkmıştı.



BAHAR ÇUHADAR



Bütün bu karmaşadan sonra bir de festivalin ödül listesinde adı geçen sinemacıların görüşlerini alalım istedik.
Hakkı Kurtuluş (Ahmet Uluçay Onur Ödülü verilen ‘Orada’ filminin iki yönetmeninden biri): ‘Yaşar ne yaşar ne yaşamaz’, durumu. ‘Sayın Kurtuluş’la mı görüşüyorum?’ diye aradılar. Üç gün sonraki festival açılışına katılmamız için e-mail atacaklarını söylediler, garip bir e-mail geldi. ‘Film lazım mı, kopyasını nereden bulacaksınız?’ dedim. 35 mm kopya ellerinde olamazdı, DVD de bulamazlar. Bakanlıktan destek alan filmler, beta dijital kaset kopyalarını bakanlığa teslim etmek zorundalar. Bakanlıktan alacaklar sandık. Ama kalitesi düşük bir format bu da. Böyle festival mi olur? Ödül de elime geçmedi zaten.
Tamamen bir fars...

Volga Sorgu (‘Başka Semtin Çocukları’ filmiyle ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülü verildi): Sanırım bakanlık ödeneğiyle yaptılar festivali. Devletin üniversitesini de mekân olarak kullanmışlar. Festivali düzenleyenleri denetleyen bir mekanizma olmaması bu sorunu yaratıyor. Ödülüm kargoyla geldi. Konsept olarak ‘İlk filmini çeken yönetmenler festivali’ hoşuma gitmişti. Ama olumsuz anılarla hatırlanabilecek bir yere geldi.
Atalay Taşdiken (‘Mommo’ ile Yücel Çakmaklı Onur Ödülü’nü aldı): Bir hanım aradı, İlk Yönetmen Festivali gibi bir şeyden bahsetti, davet etti. ‘Uygun değilim, katılamam. Niye son anda söylüyorsunuz?’ dedim. Basından takip ettim, hiç haber ilişmedi gözüme. Yapılamadı ya da küçük bir üniversite etkinliği olduğu için basın yer vermedi diye düşündüm. Geçtiğimiz haftalarda zarf geldi. ‘1. Uluslararası İlk Yönetmen Film Festivali’ diye, onur ödülü almışım. Belki de muhatap bulunursa, filmlerin gösterilmediği ya da jürisinin belli olmadığı bir yerden gelecek ödülü iade etmek en iyisi olur.
Murat Düzgünoğlu (‘Hayatın Tuzu’ adlı filmiyle Halit Refiğ Onur Ödülü’nü alan yönetmen): Ödüle davet bile etmediler. DVD istediler, ‘Kültür Bakanlığı’ndan alabiliriz’ dediler, ‘Tamam’ dedim sonra da unuttum. Sonra Aras Kargo’dan ödül geldi. Güldük, ‘Aras Kargo’dan ödül aldım’ diye... Saçma bir durum. Hiç ciddiye almadım.
İlksen Başarır (‘Başka Dilde Aşk’ filmiyle en iyi senaryo ödülü aldı): Araştırıp üstüne gitmek istiyorum, bu kadar kolay bir şey mi? Ben ‘Festival düzenliyorum’ diye gitsem alabilecek miyim, destek? Kültür Bakanlığı hiçbir şey sormadan para mı verir?
Handan Öztürk (‘Benim ve Roz’un Sonbaharı filmiyle ‘En İyi Kurgu’ ödülü): Tam James Bond filmi... Bir kadın adresimi sordu. ‘Ne adına arıyorsunuz’ diye sorduğumda, ‘Amirim aramamı istedi’ dedi. Bir şey gelmiş, yurtdışındaydım, geri gitmiş. Festivaller, ödüller iyice kirli geliyor bana, bu insanlar da kendi paylarını almaya çalışıyor.