Savaş gerçekten bitti mi?

Savaş gerçekten bitti mi?
Savaş gerçekten bitti mi?

Sergide ?Little Boy?un küçük bir maketi de yer alıyor.

Tunca Subaşı, Hiroşima'ya atılan atom bombasının ismini verdiği 'Little Boy' sergisinde, çeşitli dönemlere ait politik olayların, çağdaş dünyada popüler kültüre malzeme edilmesini eleştiriyor
Haber: ÖZNUR GÜZEL KARASU / Arşivi

İSTANBUL - 6 Ağustos 1945’te ABD Hava Kuvvetleri’ne ait ‘Enola Gay’ adlı bombardıman uçağı Japonya’nın Hiroşima kentine ‘Little Boy’ (küçük çocuk) adı verilmiş ilk atom bombasını attı. Resmi kaynaklara göre 140 bin kişi öldü ve on binlerce insan radyasyondan ağır şekilde etkilendi. Ve kentin yüzde 60’ı haritadan silindi. Bombayı atan uçağa, pilotunun sevgili annesinin ismi verilmişti. ‘Little Boy’ ise herkeste sempati uyandırabilecek sevimli bir çocuk yüzünü çağrıştırıyordu. Bombanın üzerine dileklerin yazılmasından da anlaşılabileceği gibi bir umut çocuğu haline gelmişti ‘Little Boy’. Böylesi kavramsal süslemelerin kullanıldığı ve açıklanan amacı 2. Dünya Savaşı’nı bitirmek olan  bomba, belki savaşı bitirdi ama dünya bugün hâlâ o bombanın izlerini taşıyor. 

Çağdaş sanatta ‘Little Boy’
Şu günlerde Tunca Subaşı, Sanatorium’da açılan sergisinde tüm bu yaşananların barındırdığı ironik duruma, bir bellek oluşturarak işaret ediyor. Çalışmalarında çeşitli dönemlere ait politik düşünce ve olayların, çağdaş dünyada popüler kültüre malzeme edilmesini eleştirel bir biçimde ele alan sanatçı ‘Little Boy’la bunu daha da somut hale getiriyor. Propagandist bir söylemle değil, var olan retro imajlar üzerinden gerçekleştiriyor bunu: Elinde ‘savaş bitti’ pankartlarıyla sevinç gösterileri yapan ABD halkı, uranyum zenginleştirme santralinde poz veren genç kızlar, ABD savunma bakanıyla çalışan bilim adamları, o günün gazete manşetleri gibi...
Propaganda tadındaki tüm bu görsel belgeler sanatçı tarafından soyutlamaya varan bir dille yeniden üretilmişler. Bu soyutlama ve kimi işlerde oluşturulan grafiksel kompozisyonlar etkileyici bir görsellik sunarken, aynı zamanda yabancılaşma hissi de yaratıyor izleyenlerde. Sanatçı tuvallerde oluşturduğu katmanlarla, iki boyutluluğun ötesinde bir plastik yapı elde etmiş. Sıkıştırılmış deri artıklarıyla yapılan işlerde de görsel olarak kağıt etkisi ön plana çıkıyor. Bu malzemeyle yapılmış dev boyuttaki defter ise serginin en ilgi çekici işlerinden biri.
Sergide bombanın bir maketi de yer alıyor. Üzerinde de gerçeğine yapılan göndermeyle ‘best wishes’  yani ‘en iyi dileklerimizle!’ yazılı. Bu olayı, üzerinde pek de düşünülmeyen yanlarıyla yeniden ele alan sanatçı, görünenlerin ötesindekileri düşündürerek algı dünyamızı başkalaştırmayı başarıyor.

Tunca Subaşı’nın sergisi 12 Haziran’a kadar Sanatorium’da. Tel: 0212 292 91 60