Şebnem Ferah 'Perdeler'i açtı

Şebnem Ferah, son albümü 'Perde-ler'e, deprem-de babasını yitirmesiyle girdiği hayatı anlama sürecini yansıtmış.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Şebnem Ferah, 'Perdeler'
isimli yeni ve üçüncü albümünü çıkardı. Albümde yer alan tüm şarkıların söz ve müziği ona ait. Ayrıca ilk defa albümünün prodüktörlüğünü de üstlenmiş. Ferah, 'Perdeler' albümünün çıkış noktası olarak hayatın ta kendisini seçmiş. Albümdeki tüm şarkılar şarkıcının, iyi-kötü yaşadıklarından bir şey öğrenme gayretini yansıtıyor. Albümüne oldukça güveniyor:
"Güveniyorum çünkü çok çalıştım. Müzik benim için din gibi bir şey. Onu her şeyin üstünde tutuyorum. Benim için müzik plandan, programdan, iş hayatından ibaret değil. Müzik konusunda kendimi kaptırıp gidebilirim."
Ferah, albümün isim şarkısı 'Perdeler'in iki versiyonunu birden sunuyor. Biri, Finlandiya'da, yaylılarla Metallica'nın şarkılarını yorumlayarak tanınan Apocalyptica'yla kaydedildi. Yurtdışından birileriyle çalışmak, birilerinin onun şarkılarından haberdar olması Ferah'a güven veriyor. Zaten dördüncü albümünün prodüktörlüğünü Arif Mardin üstlenecekmiş. Yani ufukta yurtdışı projeleri gözüküyor.
İkinci albümün 'Artık Kısa Cümleler Kuruyorum'u çıkardın. İki tane klip çektin. Sonra da ortadan kayboldun...
İkinci albüm çıktıktan kısa bir süre sonra Marmara depremi oldu. Babamı kaybettim depremde. O olaydan sonra hiçbir şeyle ilgilenecek gücüm yoktu. İçimden gelmeden bir şey yapmak da istemiyordum. Zaten ikinci klibi de çok sonra çektik. Yazık olmasın bari albüme diye.
O dönemde yaşadıkların son albümüne nasıl yansıdı?
İlk albümümde kızgın, vazgeçtim gibi bir tavrım vardı. Ama bakıyorsun öyle bir lüksün yok. Öfkeyle zaman kaybetmek yerine olan biteni anlayıp bir çözüm bulmak ve
acıları da hayatında bir yere koyman gerekiyor. Kendimi daha iyi tanıdığım, daha iyi anlatabildiğim bir albüm oldu 'Perdeler'.
'Kadın'dan 'Perdeler'e kadar geçirdiğin müzikal süreci nasıl değerlendiriyorsun?
Hep rock müzik dinlemem ve çalmam müzikal tavrımda çok hâkim. Bazı şarkıcılar vardır her albümde hem görsel hem de işitsel olarak yeniler kendini. Bunu kendime yakın hissetmiyorum. Çünkü üstümde müzikal anlamda dominant olarak bir oturmuşluk var. Neticede gelişmek, değişmek istiyorsam bunu da, bir önceki albümlerimde olmayan türde şarkılar yaparak, başka türde melodiler kullanarak, düzenleme anlamında başka formatlar kullanarak yapmaya gayret ediyorum.
Albümde 'Perdeler'in iki versiyonu var. Bunlardan birini Finlandiya'da Apocalyptica
ile birlikte kaydettin.
Apocalytica benim için süper bir deneyimdi. Finlandiya'da insanlar çat pat İngilizce konuşuyor. Tek ortak nokta müzikti. İşlerini büyük bir titizlikle yapıyorlar. İşinde titiz olmanın ne kadar önemli olduğunu gördüm. Çok güzel çalıyorlardı. Türkiye'den o gruba bir demo albüm gidiyor.
İçinden bir şarkı beğeniyorlar ve 'Biz bunu çalacağız' diyorlar. Böyle şeyler hakikaten hoş bir güven duygusu da veriyor.
Albümdeki tüm söz ve müzikler sana ait. Aynı zamanda prodüktör koltuğunda da sen oturuyorsun.
Benim için prodüktörlük çok yeni bir şey değil. Zaten şarkının etrafında az çok nasıl bir müziğin barınması gerektiğini kafamda tasarlıyorum. Albümdeki ekiple de uzun yıllar birlikte çalıştığım için aramızda bir
iletişim var. Bir albüm yaparken en çok kendim de bir şeyler öğrenmeye gayret ediyorum. Yeni tecrübeler, yeni aletler...
İşin o tarafının dışında olmayı zaten sevmiyorum. İşe hâkim olmak istiyorum. Öyle düşününce benim için hakikaten süper bir tecrübe oldu. Normalde prodüktör der 'Bu şarkı böyle olmadı. Bir daha' diye. Ama bunda, kendi yaptığını kendin eleştiriyorsun ve bu da bana daha objektif olmayı öğretti.
'Perdeler'de yer alan aşk şarkılarında bile, cümlelerin nesnesi sevgili değil yine hayatın kendisi. Hayatla senin aranda bir 'didişme' söz konusu.
Hayatta her zaman kazanmak, zamanın hep senden yana çalışması gibi bir şey yok. Beklenmedik şeyler hep var. Herkes acısını, mutluluğunu yaşıyor. Ben bunların hayatıma, hayata bakış açıma olumlu katkıları olması için çabaladım. Bildiğim, tahmin edebildiğim şeylerden korkmuyorum. Tam tersi geçerli benim için. Neticede hayatı daha cesur karşılamayı öğrendim.