Şehir Tiyatroları 100 yılına layık yönetilmiyor!

Şehir Tiyatroları 100 yılına layık yönetilmiyor!
Şehir Tiyatroları 100 yılına layık yönetilmiyor!
Şehir Tiyatroları'nın 100. yılını kutlamaması eleştirilerine bir katkı da sanatçı derneği İSTİŞAN'dan geldi: İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun 100. yılını sessiz sedasız geçiştirmeye çalışmanın mahcubiyeti, bu yersiz "inatlaşma" artık son bulsun!

İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun 100. yılını layıkıyla kutlamadığı, bu konuda özel bir program yapmadığı yönünde artan eleştirilere, İSTİŞAN da bir bildiriyle katıldı. Şehir Tiyatrosu'nda yönetim değil yönetmelik krizi vardır denilen açıklamada, 2012’deki yönetmelik değişikliğinden bu yana tiyatronun başarısızlığa itildiği söyleniyor ve ‘Sanata karşı inat’ın son bulması gerektiği dile geiriliyor. İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği’nin bildisi şöyle:

Çünkü tiyatroyu tiyatrocular yönetir
Dünyanın nadir “asırlık” sanat kurumlarından İstanbul Şehir Tiyatrosu, bugünlerde, “yönetim krizi” haberleriyle anılıyor.
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sadece yönetim krizi yoktur.
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda, asıl “Yönetmelik Krizi” vardır.
Vesayetçi bir zihniyetle, tiyatro yönetmini bürokratlara teslim eden, tiyatronun en üst organı olan Yönetim Kurulu’nun başkanlığına İBB Genel Sekreter Yardımcısı’nı atayan, Genel Sanat Yönetmenliği’ni aşağılayarak işlevsizleştiren 2012 Yönetmelik Darbesi’nin sonuçlarını yaşamaktadır, Cumhuriyet’ten de yaşlı İstanbul Şehir Tiyatrosu.
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun 100. yılına yaraşır kutlamalar, anmalar, etkinlikler yapılamamış olmasının nedeni “yönetmelik krizi”dir.
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun 100. yılına yaraşır bir oyun dağarcığına sahip olamamasının nedeni “yönetmelik krizi”dir.
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun, 100. Yılına yaraşır bir plan program ve konseptle yönetilmiyor olmasının nedeni “yönetmelik krizi”dir.
İstanbul Şehir Tiyatrosu, sanatsal kriterleri hiçe sayan, kurumun yönetmenlerini üretimin dışına iten, sanatçılar ve sahne emekçilerinin aidiyet duygusunu köreltmeye çalışan kâh baskıcı kâh idare-i maslahatçı bir yönetim anlayışına layık değildir.
2012 Yönetmelik Darbesi’ni izleyen iki sezonun başarı bakiyesi, tiyatro bünyesinin bürokratik vesayete uyum sağlamasının imkânsızlığını da ortaya koymuştur.
Sanat, büyük zamanda “inatçı” kimliğini defalarca gösterdi. “Sanata karşı inat” ise tarihte hiçbir zaman başarılı olamadı. İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun 100. yılını sessiz sedasız geçiştirmeye çalışmanın mahcubiyeti, bu yersiz “inatlaşma” artık son bulsun.
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun “özerk”liğini sağlayacak bir yeniden yapılanma hamlesine bugün , hemen başlayabiliriz. Sanatsal özgürlüğü teminat altına alacak yeni bir yönetmelik için atacağımız her adım, 100 yıllık tarihimizin yüzünü güldürecektir.
Herkesi, 1914 yılındaki İstanbul Belediye Başkanı Cemil Topuzlu’yu neden hayırla yad ettiğimizi düşünmeye davet ediyoruz.
Herkesi, büyük ustamız Muhsin Ertuğrul’un ve binlerce sahne emekçisinin bilgiyle, birikimle, alın teriyle var ettiği İstanbul Şehir Tiyatrosu’na, saygı duymaya davet ediyoruz.
Bürokratik vesayet denendi. Olmadı. Çünkü tiyatroyu tiyatrocular yönetir.

İŞTİSAN