Şehnaz'ı uğurladık

Radikal'in tiyatro eleştirmeni Şehnaz Pak bugün ikindi namazından sonra Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Haydariye Köyü'nde toprağa verilecek. Pak için dün, yedi yıldır çalıştığı Doğan Medya Center önünde yapılan törene tiyatro dünyasından isimler de katıldı.
Fotoğraf: Ahmet Dumanlı

'Ne mutlu ki onu tanıdık'
Şehnaz,
Yaşadığımız her anın bizi hep birlikte ölüme yaklaştırdığını pekâlâ biliyoruz, biliyorduk. Ama senin ona hepimizden bir adım daha yakın olduğunu... Elbette bilemezdik; yan yana çalıştığımız, tüm sevinçlerini, sıkıntılarını paylaştığımız günlerin sayılı olduğunu da... Dönüp bakınca hepsi ayrı ayrı güzeldi, değerliydi. Seninle hayatı paylaşmak, tiyatroyu bir de senden dinleyip öğrenmek, sevmek.
Hayatın aynası diyorlar tiyatro için, gazetecilik de öyle. Hayatı okurlarına göstermek bir ayna gibi. Bunun için tiyatro dünyası oyuncusuyla, izleyicisiyle, okuruyla ona çok şey borçlu, borçluyuz.
Bu hayat seninle çok uğraştı, sen de hep direndin. Direnmeyi biraz da senden öğrendik. Kimimizin annesi, kimimizin halasıydın. Hep kucaklardın bizi. Şimdi sensiz üşüyecek miyiz!
Sen sevdiklerine çiçek vermeyi, yollamayı severdin, onlar da sana hak ettiğince o çok sevdiğin güllerden verdi mi bilmiyoruz ama sana beyaz güller getirdik, gerçi sen kan kırmızısı güllerin kadınıydın ama bu gülleri senin yiten hayallerin, kavuşamadığın aşkın için getirdik... Bu laf zalimce gelebilir, ama senin için öyle değildi, çünkü sen sevmeyi biliyordun, birini her şeyi göze alarak, hiçbir şey beklemeden sevmek, tüm varlığınla sevmek...
Şimdi Şehnaz'ım, diyorlar ki annesinin yanına gitti, keşke... keşke gitseydin, huzur içinde yatsaydın onun koynunda ama biz biliyoruz ki gitmedin buralardasın ve hep öyle kalacaksın. Nedenini de biliyoruz, ama merak etme biz sana göz kulak oluruz, sana olanı biteni anlatırız, birilerinden haberler veririz, her sabah sana günaydın der, her zamanki gibi uzatmalı kahvaltılar yapar, akşamüstü çaya gidelim mi deriz. İşimizi yaparken ara sıra başımızı çevirip sana bakarız, gülümseriz. Senden güç alırız.
Hayatta attığın her adımda, verdiğin her kararda sonsuz bir cesaretin izleri hissediliyordu. Hiçbir zaman başkalarının beklentisine göre yaşamadın. Hep kendin olmayı, kendi yolunda yürümeyi başardın hem de bunun sana getireceği zorlukları göze alarak. Her ne kadar senin için herkes çok genç yaşta öldü dese de sevenlerin senin 29 yıllık ömrüne birçok insanın hayatı boyunca yaşayamadığı kadar çok şey sığdırdığını ve 'dobra dobra' ve 'dolu dolu' yaşamayı nasıl becerdiğini çok iyi biliyor. En çok içi gülen gözlerini ve bulunduğun her yeri sımsıcak ısıtan kahkahalarını özleyeceğiz.
5 Kasım da diğer günlerden farksızdı. Günaydın diyerek girmiştin servise. Tırnaklarını örten kırmızı ojelerin, kırmızı saçların ve onlara uyumlu renkteki çantanla. Çalışıp, yine günü bitirecektik. Ama gün bitmedi, dondu kaldı zaman. Şaka gibi, inanası gelmiyor insanın. Sanki bir yerlere gitmişsin gibi... Huzurlu, dingin tüm gülümsemenle bakıyorsun bizlere.
Arzuya batmış tutkuyla bilenmişti tüm yaşamın Şehnaz'ım! Biz sana doyamadık, artık anılarımızda avunmaya çalışacak ve hayatın tüm kırmızılarına senin adınla sesleneceğiz. Sen her zaman bizim Şehnazımız olarak kalacaksın.
Unutma hala koynumuzda resmin ve hâlâ sımsıcak... (Kültür Sanat)
Mehmet Güleryüz (Ressam): 1998'de bir 'Küçük İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor' isimli oyun için röportaja gelmişti; tanışmamız da orada oldu. Ondan sonraki süreç içinde sükûneti, açık düşüncesini yüzünde ifade eden ve bundan çekinmeyen dürüst yaklaşımıyla onu hep kendini geliştirmeye açık, üstün duyarlılıkları olan bir varlık olarak gördüm. Şiire olan merakı, merak ötesi şair yanı, yazılarında saklı ileriye yönelik yazarlık işaretleriyle beraber üstün özellikler barındıran bir kişilikti. Yaş farkımıza rağmen hakikaten dostum hissettiğim Şehnaz, gidişiyle inanılmaz bir boşluk bıraktı.
Füsun Demirel, Nurettin Şen (Oyuncu):Şok içindeyiz. Şehnaz hepimizin, tüm tiyatro dünyasının dostuydu. Çalışkanlığı, üretkenliği, sıcacık yapısıyla Şehnaz herkesin sevgisini kazanmıştı... Böylesi talizsiz durumlarda söz kalmıyor galiba... Sadece yeri zor dolacak olan Şehnaz'ın kaybından duyduğumuz derin üzüntüyü aktarıyor, acınızı paylaşıyor ve sabırlar diliyoruz.
Ayşegül Yüksel (Eleştirmen): Yalnızca birkaç gazetenin sunduğu sanat sayfalarını sürdürme adına yıllardır emek veren çalışkan ve dirençli bir sanat savaşçısıydı Şehnaz. Gazetecilik mesleğinin sanat alanında çalışan gençleri arasında umudumuzu ayakta tutan, bitip tükenmeyen enerjisiyle, gündemdeki kültür ve sanat olaylarını kamuoyuyla paylaşma yoluna baş koymuş saygılı ve saygın bir basın insanıydı. Yerini doldurmakta zorluk çekeceğimiz...
Ne mutlu bizlere ki onu tanıdık, bize güven ve şevk verdi; ne acı ki basınızdan zamansız uçup gidiverdi. Ülkemizin kültür sanat insanları Şehnaz'ın eksikliğini hep duyacak yüreklerinde.
Tunca Arslan (Eleştirmen): Sevgili arkadaşımız Şehnaz'ın gülümsemesinin, samimiyetinin, o tatlı sesinin Radikal Kültür Sanat Servisi'nden ve kendi dünyalarımızdan hiç kaybolmaması dileğiyle acınızı paylaşıyorum. Hepimizin başı sağ olsun.
İskender Pala (Yazar): Sevgili Şehnaz gidişiyle sıcak bir dostluğu, berrak bir yüreği, aydınlık bir yüzü ve sonsuz bir tesbessümü götürdü. Onu hatırlayanlar belki de özlemin, hasretin, iyiliğin adını Şehnaz koyacaklar. Adı gibi nazlı bir ömrü, sultanlara yakışır şekilde formatlamıştı. Belki de ölümü sarı sonbahar yaprakları gibi tertemiz kalpleri de sürükleyip götürdü ardınca. Onu son yolculuğuna uğurlarken sevenlerinin bakışlarında bir iyi niyet rüzgârı esti ve onu gidilebilecek en güzel yere uğurladı.
Onunla divan şiirinin en yürek yakan beyitlerini söyleşir dururduk ve şu beyiti çok severdi:
Sanma ey hace senden zer ü sim isterler
Yevme layenfauda kalb-i selim isterler
(Ey efendi son yolculuğunda senden mal mülk altın gümüş isteyeceklerini zannetme, senden yalnızca tertemiz bir kalp isteyecekler o kadar.)
Özgür Erkekli (Oyuncu): Sözünü sakınmadığından söz etmiş gazetedeki arkadaşların. Çok doğru. Bak bu ikinci cümleyi düşünürken, bu sözcükleri yazdığım ajandanın sayfasında ne yazıyor: "Gerçeği bilenle, onu seven birbirine denk değildir." Konfüçyüs. Demek ki bugünün sözü bu. Denk düşmüş senin açık sözlülüğünle. Canım kardeşim.
Gülçin Çakır (Oyuncu): Bir masada oturmuşluğu paylaştık sadece. İkinci karşılaşmada sen beni, ben senin gülen yüzünü göremeyeceğim. Kumardı bu hayat, sen eli oynadın. Maalesef ki...
Nilay Örnek (Gazeteci): Haberin başlığını gördüğümde basit bir trafik kazası sandım ilk önce... Sonra biri ölmüştü... Tiyatroyla ilgili haberlerin değişmez imzasının sahibi... Sadece adıyla tanıdığım, annesinin ölümüyle üzüldüğüm, haberlerini gördüğüm biriydi Şehnaz. Toprağın bol olsun...
Ece Bengi Kalyoncu (Oyuncu): İnsan canının bu kadar değersiz olduğu ülkemizde bir gazetecimizin trafik terörüne kurban gitmesini acıyla karşılıyorum. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Tuna Bilgi (Okur): Haberi gördüğüm anda şok geçirdim. Şehnaz Pak'ı şahsen tanımıyorum, ancak kültür ve sanat adına yaptığı işi destekliyor ve yazılarını okuyordum. Gencecik yaşına rağmen birikimlerini paylaşıyor olması çok güzeldi. Kendisini sevgiyle anıyorum, başta ailesi ve arkadaşları olmak üzere tüm Radikal kültür sanat servisi ve çalışanlarına başsağlığı diliyorum. Huzur içinde yat.
Nur İçözü (Yazar): Bir süre aynı sayfaları ve aynı mekânı paylaştık Şehnaz'la... Gencecik bir kızdı Radikal'e başladığında. Sabah televizyondan öğrendiğimde haberi, kulaklarıma inanamadım. Yazık ki yaşam bu işte...
Hiçbir şeye değmiyor... Bir anda, beklenmedik bir anda nokta koyuveriyor. Ondan bana kalan hep gülümseyen yüzü, saygı ve sevgi dolu sözleri şimdi.
Hadi Çaman (Oyuncu): Tiyatro dünyasının bir çocuğuydu Şehnaz. Güzel insanlardan biriydi. Onu tanıyıp da öldüğünü duyanların içinin yanmaması mümkün değil.



Bugün uğurluyoruz
Şehnaz Pak için dün saat 14.40'ta Doğan Medya Center'ın önünde bir tören düzenlendi. Törene basın, tiyatro ve sanat dünyasından birçok isim katıldı.
Şehnaz Pak'ın cenazesi bugün ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Haydariye Köyü'nde toprağa verilecek. Cenazeye katılmak isteyenler için bu sabah saat 09.00'da Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi, saat 10.00'da ise Bağcılar'daki Doğan Medya Center'ın önünden servis kalkacak.