Şelaleye adanmış öyküler

Dağıtım şirketleri ramazan ayı nedeniyle temkinli. Seyirci sayısının azalacağı endişesiyle olsa gerek bu hafta gösterime tek film giriyor.

İSTANBUL - Dağıtım şirketleri ramazan ayı nedeniyle temkinli. Seyirci sayısının azalacağı endişesiyle olsa gerek bu hafta gösterime tek film giriyor. O da yerli:
'Şellale'. Gösterim imkânı bulamayan
'Vagon'u saymazsak 'Şellale' özellikle sinema alanında akademik çalışmalarıyla tanınan Semir Aslanyürek'in ilk filmi.
Senaryosu da Aslanyürek'a ait olan film, Hülya Koçyiğit, Tuncel Kurtiz, Fikret Kuşkan, Ali Sürmeli, Aykut Oray, Ezel Akay, Ege Aydan, Nurgül Yeşilçay gibi hayli 'sıkı' bir oyuncu kadrosuna sahip. Hamdi Alkan, Pelin Batu ve Donatella Piatti de filmin konuk oyuncuları...
Yönetmenin, gerçek olay ve kişilerden yola çıkarak yazdığı, 'Antakya Üçlemesi'nin son halkası olarak düşündüğü ama ilk çektiği
'Şellale', Antakya yöresinin zengin tarihine, coğrafyasına, insanlarının trajikomik öykülerine, mitolojiden de beslenen bir gerçekçilikle bakıyor.
İFR'nin yapımını üstlendiği film, yıllar sonra memleketine dönen Cemal'in çocukluk yılları, 1960 ihtilali öncesini anımsamasıyla başlıyor: Cemal'in babası ile amcası arasında farklı partilere mensup olmaktan kaynaklanan bir çekişme vardır. İki kardeş evlerinin bulunduğu avlunun ortasına duvar bile dikmiştir.
Kasabalılar eski bir geleneğe dayanarak rüyalarını Antakya'nın meşhur şelalesine (Antakya ağzıyla şellale) anlatmaktadırlar. Çünkü inanca göre 'Rüyalar sadece akan suya anlatılır ve yorumları Yusuf Peygamber'e mahsustur.'
Cemal ve kız kardeşi Şehra da, bu geleneğe uyanlardandır. Ancak gün gelir, hükümet şelalede baraj yapmaya karar verir. Nitekim işler ters gider ve inşaat ekibinin hatası sonucu şelalenin suyu hepten kesilir. Kasaba yaşamına odaklanan 'Şellale'de kahkahayla 'şelale gibi' gözyaşı birbirine karışıyor. (Kültür Sanat)