@ErkanAktug

'Sevmek Zamanı'ndan veda zamanına

'Sevmek Zamanı'ndan veda zamanına
'Sevmek Zamanı'ndan veda zamanına
Zamanının çok ötesinde filmlerle Türkiye sinemasına damga vuran yönetmen Metin Erksan için Lütfi Kırdar'da düzenlenen veda törenine gösterilen ilgi beklentilerin altındaydı
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

Lütfi Kırdar’ın perdesinde siyah-beyaz dev bir Metin Erksan fotoğrafı karşılıyor bizi. Belli belirsiz şekilde gülümsüyor. O kadar yakışıklı ki, değme jönlere taş çıkartır. İki sıra önümüzde oturan büyük jönümüz Kadir İnanır’a bakıyorum, rahatlıkla yarışırlar... Salon sessiz. Yarıya yakını gazeteci yaklaşık 200-250 kişi var içeride, koca salon boşmuş gibi görünüyor. ‘Sevmek Zamanı’, ‘Susuz Yaz’, ‘Yılanların Öcü’, ‘Kuyu’, ‘Gecenin Sesi’ gibi zamanının çok ötesinde filmlere imza atan, dönemini olduğu kadar günümüz sinemacılarını da derinden etkileyen bir efsane yönetmen için çok az kalabalık... Bir ara göz göze geliyoruz Erksan’la, muzip gülümsemesiyle “Boş ver” diyor sanki!
Kadir İnanır, Erden Kıral, Osman Sınav, Tayfun Pirselimoğlu, Yeşim Ustaoğlu, Reis Çelik, Safa Önal, Suna Selen, Seren Yüce, Yılmaz Atadeniz, Ercan-Nazan Kesal, Eyüp Boz, Baran Seyhan, Sevilay Demirci, Sabahattin Çetin gibi sinemacıların yanı sıra İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Radikal’in yayın yönetmeni Eyüp Can, Hürriyet’ten Doğan Hızlan, eleştirmen Sevin Okyay, Erksan’a veda için gelenler arasındaydı.
Güner Özkul’un sunduğu veda töreninde önce Mimar Sinan GSÜ Rektörü Yalçın Karayağız çıktı sahneye. Karayağız, Erksan’ın söyleşilerinde kullandığı Karl Jasper’in “Unutmak ihanettir” sözünü hatırlatarak, “Biz de burada yaptıklarını unutmayacağımıza söz veriyoruz” dedi. Ardından ünlü yönetmenin uzun yıllar ders verdiği Mimar Sinan GSÜ tarafından hazırlanan Metin Erksan videosu gösterildi. Videoda yer alan Erksan’ın “ Sinema kolektif bir sanattır diyorlar. Yok öyle bir şey. Sinema bir kişinin isteği doğrultusunda şekillenen bir sanattır. Bana ‘Nasıl bir sinema yapmak isterdiniz?’ diye soruyorlar. Doğru dürüst bir sinema yapmak isterdim. Doğru dürüst kameralarla, doğru dürüst laboratuvarlarda ve doğru dürüst stüdyolarda... O dönemde kullandığım gibi derme çatma kameralar, stüdyolar ve laboratuvarlarda değil” sözleri dikkat çekiciydi.
Zira daha sonra törende konuşan Işık Üniversitesi’nden Prof. Süleyman Saim Tekcan, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Suat Gezgin, Ankara Üniversitesi’nden Kurtuluş Kayalı, Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Uğur Türe, Erksan’ın dehasının yanı sıra onu sinemaya erken ‘küstüren’ nedenlere değindi, yaşadığı zorluklardan bahsederek sansürle, baskılarla mücadelesini anlattı.
Safa Önal ise Erksan’ın hayal ettiği ve çekmek istediği etkileyici bir sahneyi paylaştı: “Deniz kenarında bir sahne. Bir kum tepesinin üzerinde piyano. Solo atıyor, kamera başka bir kum tepesine geçiyor. Onun üstünde bir saksofon, diğerinde bir davul... Kamera sololarla kum tepeleri üzerinde gezinirken deniz kararıyor.”
Törenin ardından Teşvikiye Camii’ndeki cenaze törenine geçildi. Cenaze anma törenine göre daha kalabalıktı ama caminin avlusunu dolduracak kadar değildi. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, AB Bakanı Egemen Bağış, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra Erksan’ın filmleriyle çıkış yapan iki büyük oyuncu Hülya Koçyiğit (Susuz Yaz) ve Türkân Şoray, ayrıca Şerif Gören, Kenan İmirzalıoğlu, Kutluğ Ataman, Aytaç Arman, Menderes Samancılar, Sami Şekeroğlu, Engin Ayça, Eşber Yağmurdereli gibi isimler Erksan’ı son yolculuğuna uğurlayanlar arasındaydı.
Erksan’ın cenazesi, Boğaziçi Üniversitesi içindeki aile mazarlığında toprağa verildi.