Silaha ulaşmak 'çocuk oyuncağı' olmamalı

Silaha ulaşmak 'çocuk oyuncağı' olmamalı
Silaha ulaşmak 'çocuk oyuncağı' olmamalı
Ersan Deveci'nin ilk kişisel sergisi 'Çocuk Oyuncağı', sanatçının askeri öğeler üzerine yoğunlaşan çalışmalarından oluşuyor
Haber: ELİF EKİNCİ - elif.ekinci@radikal.com.tr / Arşivi

Nişantaşı Dirimart, şu sıralar Ersan Deveci’nin ilk kişisel sergisi ‘ Çocuk Oyuncağı’na ev sahipliği yapıyor. Deveci’nin askeri öğeler üzerine yoğunlaşan çalışmalarından oluşan sergisi için “Bir militarizm eleştirisi daha” demeden önce kişisel hikâyesine bir göz atmakta fayda var, çünkü serginin merkezinde otobiyografik bir dert var aslında.
1969 Denizli doğumlu Ersan Deveci asker kökenli bir sanatçı. Askeriye geçmişi 1987’de muvazzaf olarak başlıyor. 2009’da emekli olana dek de sürüyor. Ayrılma ya da istifa değil, emeklilik. “Bir ailem vardı, bu da radikal kararlar almayı güçleştiriyordu” diyor Deveci. Görevdeyken 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne girmiş. Yıllardır fırsatını kollarmış, İzmir ’de çıkmış bu fırsat karşısına. Şimdi lisansı bitirmiş, yüksek lisansa devam ediyor.
Mesleğe devam ettiği yıllar boyunca “Ben buraya ait değilim” hissi peşini bırakmamış Deveci’nin. “Disiplini, titizliği gibi beni çeken tarafları da vardı ama aidiyet hissetmiyordum askeriyeye” diyor. Mesleki çevresi de bunun farkındaymış. Filoya bir amblem mi çizilecek Deveci’ye başvurulurmuş ya da kütüphaneye yeni bir düzenleme getirmeden önce onun kapısı çalınırmış. Üretime ise lisans eğitimi sırasında başlamış Ersan Deveci. İşleri daha önce İstanbul ve İzmir’deki çeşitli karma sergilerde görücüye çıkmış. (30 Eylül’e kadar Pera Müzesi’ndeki ‘Deneyimin Ötesi’ sergisinde de işleri görülebilir.) İsminin duyulması ise 2010 yılında Halil Altındere küratörlüğünde gerçekleşen ‘Fikirler Suça Dönüşünce’ sergisine tekabül ediyor.
Deveci’nin ilk kişisel sergisi ‘Çocuk Oyuncağı’ndaki işlerde, izleyeni rahatsız etmesi gereken ancak garip bir şekilde neredeyse çekici gelen askeri figürler var. Örneğin yan yana dizilmiş mermiler, toplar ya da yakın plan bir savaş uçağı… Sanatçının imgeleri doğrudan temsil ettikleri kavramlardan sıyırma çabasının başarıya ulaştığı söylenebilir. Bu noktada sanatçı, şiddete meyyal güdülerin yeniden sorgulanmasını sağlıyor.
Bu sergi Deveci’nin kendisi için de, bir dönem mesleki dünyasını oluşturan savaş araçları ile arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir ‘hesaplaşma’ olmuş. Serginin ismi de aslında buradan geliyor. Yıllarca haşır neşir olduğu, son derece rahatsız edici şeylerin, örneğin bir silahın ya da bir tankın nasıl bu kadar basit ve ulaşılabilir olduğuna atıfta bulunmak amacıyla koyulmuş bu isim. Belli ki militarizm meselesi sanatçının kişisel belleğinde önemli bir yere sahip. Sanatçı izleyenlerden de aynı hesaplaşmayı yaşamalarını bekliyor. Bu resimleri kim evinin duvarına asmak ister ki diye sorduğumuzda; “Tam da bunu istiyorum işte” diyor, “o hesaplaşmayı herkes yapsın istiyorum.”
Ersan Deveci’nin ‘Çocuk Oyuncağı’ isimli sergisi, 6 Ekim’e kadar Nişantaşı Dirimart’ta görülebilir.