Sımsıkı dostlar...

Sımsıkı dostlar...
Sımsıkı dostlar...
'Kara Düzen', 70'lerde Boston'da FBI sayesinde hareket alanını alabildiğine genişleten bir mafya şefinin gerçek öyküsünü anlatıyor. Johnny Depp, filmdeki performansıyla Oscar'a aday olabilir.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

KARA DÜZEN (Not: 3.5/5)
BLACK MASS
Yönetmen: Scott Cooper
Oyuncular: Johnny Depp, Benedict Cumberbatch, Joel Edgerton, Sienna Miller
Yapım: 2015, ABD
Süre: 122 dakika

Her şey ‘Baba’yla (‘The Godfather’) başladı. Francis F. Coppola, Mario Puzo’nun romanından çekilen filmiyle örgütlü suçun modern zamanlardaki ahval ve şeraitini perdeye taşırken bir yandan da meseleyi romantize ediyordu. Sonradan gelen iki filmle birlikte seri olarak dönüşen ‘Baba’, el attığı kulvarda öncü rolüne soyunuyor, sonra zaman içinde peşinden aynı yolun yolcusu son derece güçlü filmler geliyordu. Brian De Palma ve Martin Scorsese aynı dünyalara uğrarken meseleyi romantizmden koparıp -sinemasal ifade anlamında değil ama içerik açısından- katı gerçekçiliğin penceresiyle ele alıyorlardı. Özellikle De Palma, “Bunlar hasta ruhlu, psikopat insanlardır” demeye getiriyordu.

Mafya, sinema için çok bildik, hatta aşılmış bir alan. Bugüne kadar perdede bu sınıfa ait her türden insanı, tiplemeyi, karakteri izledik. Ama hâlâ malzeme vermeyi sürdürüyor ve hâlâ anlatılmaya değer, özellikle ‘gerçek’ karakterlere sahip... Dolayısıyla bu hafta gösterime giren ‘Kara Düzen’ (‘Black Mass’), kâğıt üzerinde tanıdık, bildik şeyleri anlatıyor ama film birçok özelliğiyle yine de izlenmeyi hak ediyor, kulak kabartmaya değer bir hikâye aktarıyor.
Önce kısaca konu: 1970’lerin ortasında Boston’ın güneyinde kimi bölgelere hâkim olan İrlanda kökenli küçük çaplı mafya lideri James ‘Whitey’ Bulger, yavaş yavaş yükselir. Kardeşi William, Eyalet Senatörü’dür ama bu zirve yürüyüşünde asıl destek FBI ajanı John Connolly’den gelir. James ve Billy’nin mahalleden çocukluk arkadaşı olan John, ‘muhbirlik’ teklifiyle aralarındaki illegal ilişkiyi FBI nezdinde legalize eder. Billy, etraftaki diğer mafya örgütlerinin ve liderlerinin, özellikle de İtalyan Jerry Angiulo’nun işleriyle ilgili bilgileri bildirecek, karşılığında da FBI onu görmezden gelecektir. Lakin kısa zamandaki büyük yükseliş, ‘merkez’in dikkatini çeker ve harekete geçilir...
Mesleğe oyuncu olarak adım atan, daha sonra ‘Crazy Heart’, ‘Out of the Furnace’ gibi filmlerle de yönetmenliğe geçen Scott Coo-
per imzalı ‘Kara Düzen’, ‘The Boston Globe’ gazetesi muhabirleri Dick Lehr ve Gerard O’Neill’ın kaleme aldıkları kitaptan uyarlanmış. Billy’nin çetesindeki önemli isimlerin FBI soruşturmasındaki itiraflarıyla başlayan film, geriye dönerek bütün hikâyenin peşine düşüyor.

‘GoodFellas’la yakın akraba

Cooper, bu öyküyü derli toplu, detaylarına hâkim ve şiddetini kısmadan anlatıyor. Bu çizgileriyle ‘Kara Düzen’, kimi sahneleri itibariyle De Palma’nın ‘The Untouchables’ıyla ama daha çok Scorsese’nin ‘GoodFellas’ıyla akraba gözüküyor. Oyunculukların da üst düzeyde olduğu (Johnny Depp, James ‘Whitey’ Bulger’la Oscar’a aday olabilir, Connolly’de Avustralyalı aktör Joel Edgerton muhteşem, William ‘Billy’ Bulger’da da Benedict Cumberbatch gayet iyi) yapımın bence en iyi yanı kostüm tasarımı ve dönem atmosferi. 70’ler o kadar başarılı bir şekilde yaratılmış ki; giyim kuşam, saç stilleri, otomobiller, mekânlar hepsi muhteşem.
Sinemada mafya hikâyeleri bitmez. Ayrıca bu suç örgütlenmesinin uzantıları günümüzde bambaşka formlarla sürdüğü için ‘taze’liğini de koruyor. Dolayısıyla ‘Kara Düzen’ yeni şeyler anlatmıyor ama anlattıklarını da iyi anlatıyor.