Sinan'ın Selimiye'deki 'usta'lığı tescil edildi

Sinan'ın Selimiye'deki 'usta'lığı tescil edildi
Sinan'ın Selimiye'deki 'usta'lığı tescil edildi
Edirne'deki Selimiye Camii ve Külliyesi, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne kabul edilen ilk Osmanlı mimari eseri oldu. Paris'te toplanan komite, kararı oybirliğiyle aldı

Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak kabul edilen Edirne’deki Selimiye Camii ve Külliyesi, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabul edildi. Böylece ilk kez bir Osmanlı mimari eseri Dünya Mirası Listesi’ne girmiş oldu. Önceki gün Paris’te toplanan UNESCO Dünya Mirası Komitesi, kararı oybirliğiyle aldı. Toplantıda okunan ICOMOS raporunda Selimiye Camii’nin Dünya Mirası Listesi’ne girmek için gerekli bütün özellikleri taşıdığı ve koruma durumuyla ilgili olarak alınan önlemlerin de yerinde olduğu vurgulandı. Komite kararında Selimiye Külliyesi’ni Sinan’ın yaratıcı dehasının en yüksek ifadesi olarak nitelendirirken korunması ve yönetimiyle ilgili bazı önerilere yer verildi. Toplantıda söz alan Selimiye Alan Yönetimi Başkanı Namık Kemal Döleneken, komiteye teşekkür etti. 

Mimari şaheser
Toplantıda ayrıca dünyanın farklı yerlerinden beş sit alanını daha Dünya Mirası Listesi’ne dahil etti. Komite, Kolombiya’nın sembolü olmuş bir geleneği yansıtan, istisnai görünüme sahip bir kahve ekim alanını, Sudan’ın Meroe Adası’ndaki arkeolojik alanı, Ürdün’deki kanyon ve falezleriyle ünlü 12 bin yıllık ‘Vadi Rum’ alanını, İtalya’nın tarihi 6. ve 8. yüzyıllara dayanan, içinde şato, manastır ve kilisenin bulunduğu ‘Lombard’ alanını ve son olarak Almanya’nın 1910 yılında inşa edilen Alfeld’deki mimari açıdan tarihi öneme sahip Fagus fabrikasını listeye dahil ettiğini açıkladı.
Mimar Sinan’ın “En iyi eserim” dediği Selimiye Camii, Osmanlı Padişahı 2. Selim’in emriyle yaptırıldı. Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtları arasında yer alan Selimiye’nin yapımına, kapısındaki kitabeye göre 1568 yılında başlandı. Cami, 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmışsa da ancak II. Selim’in ölümünün ardından 14 Mart 1575’te ibadete açıldı.
Benzersiz bir akustiğe sahip Selimiye Camii, özellikle kubbesiyle dikkati çekiyor. Sanılanın aksine kubbesi Ayasofya’dan daha geniş değildir ancak mükemmel bir daire çizdiği için mimari olarak daha üstün kabul edilir. Sinan, Selimiye’de daha önceki hiçbir camide ya da antik çağ mabedinde görülmemiş bir teknik kullanıldı. Daha önceki kubbeli yapılarda, asıl kubbe kademeli yarım kubbelerin üzerinde yükselmesine rağmen, Selimiye 43,25 metre yüksekliğinde, 31,25 metre çapında, tek bir kubbeyle örtüldü. Kubbe 8 sütuna dayanan bir kasnak üzerine oturtuldu. Kasnak, fil ayaklarına 6 metre genişliğinde kemerlerle bağlıdır. Sinan, bu şekilde örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlar. Kubbe aynı zamanda camiinin dış görünüşünün ana hatlarını da belirler.
3.80 metre çapında, 70.89 metre yüksekliğindeki üçer şerefeli dört minaresi bulunan yapının kuzeye, güneye ve avluya açılan 3 kapısı var. İç avlu, revaklar ve kubbelerle süslü. Avlunun ortasında mermerden özenle işlenmiş bir şadırvan vardır. Dış avluda ise sıbyan mektebi, darül kurra, darül hadis, medrese ve imaret bulunur. Sıbyan mektebi günümüzde çocuk kütüphanesi, medrese ise müze olarak kullanılıyor. Selimiye taş, mermer, çini, ahşap sedef gibi süsleme özellikleriyle de son derece önemli eserler arasında yer alıyor. 

Ters lale
Müezzinler Mahfeli’nin kuzeydoğu yönünde, köşedeki mermerin ayağında, küçük ters lale motifi bulunuyor. Rivayete göre bu lale, cami arsasının sahibi olan ve burada lale yetiştiren kişinin cami yapımı için çıkardığı güçlüğü sembolize etmek için Mimar Sinan tarafından konuldu.
1913 yılındaki Bulgar kuşatmasında camiye isabet eden top izlerinden birisi, 1930 yılında Atatürk ’ün Edirne’ye yaptığı ziyarette verdiği emirle ibret olarak bırakılmıştı.

Dünya Kültür Mirası Listesi’nde Türkiye
Türkiye’nin başvuruları sonucunda Dünya Kültür Mirası Listesi’ne 1982 yılından bu yana alınan yerler şöyle:
İstanbul’un tarihi yarımadası (Sultanahmet, Haliç...) Safranbolu şehri k(Karabük)Hattuşaş (Boğazköy) Hitit başkenti (Çorum) Nemrut Dağı (Adıyaman-Kahta) Xanthos-Letoon (Antalya-Muğla) Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas) Truva Antik Kenti (Çanakkale) Pamukkale-Hierapolis (Denizli) Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir)

Dünya mirası nedir?
1972 tarihli UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi’ne göre, dünyada ‘evrensel seçkin değer’ ölçütlerine uyan kültürel ve doğal varlıklar, ‘Dünya Mirası’ sayılıyor. Dünya Mirası Listesi’ne girmeyi başaran yerler, dünya çapında statü, prestij, turistik çekicilik, kaynak ve teknik yardım imkanı elde ediyor. Üye ülkeler ise bunun karşılığında söz konusu yerlerin ‘otantikliğini ve bütünselliğini’ bir yönetim planı çerçevesinde korumak üzere gerekli idari önlemleri alma yükümlülüğünü üstleniyor. Sözleşmenin uygulamasının izlenmesinden, 24 ülkeden uluslararası uzmanların seçilerek yer aldığı Dünya Miras Komitesi sorumlu. Komite sözleşmeye uygunsuzluk tespit ettiğinde söz konusu yer Dünya Mirası Listesi’nden çıkarılarak Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne alınıyor. Listeye girecek yerleri de aynı komite karar veriyor.

‘Listede kalmak da önemli’
Edirne Valisi Gökhan Sözer, Selimiye’nin Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girmesinin çok önemli bir gelişme olduğunu belirterek, “Çok prestijli bir şey. Edirne artık dünya kenti oldu. Türk mimarisi için, Edirne için çok önemli. Ancak bu aşamaya kolay gelinmedi. Listeye girmek kadar listede sürekli kalmak da önemli. Bundan sonra istenenlerin yerine getirilmesi, kontrol ve denetimlerin başarıyla geçilmesi gerekiyor” dedi.