Sir Neville Marriner: Ölünce dinleyicilerin üzerine düşmek istiyorum

Sir Neville Marriner: Ölünce dinleyicilerin üzerine düşmek istiyorum
Sir Neville Marriner: Ölünce dinleyicilerin üzerine düşmek istiyorum
Dünyanın en çok kayıt yapan orkestra şefleri arasında yer alan Sir Neville Marriner, bu yıl 90 yaşına bastı ve hala konser yönetiyor. "Emeklilik gelecek planlarımın bir parçası değil. Şansılıysam podyumda ölürüm ve umarım seyircilerin üstüne düşerim; enstrümanları mahvetmek istemem."

Klasik müziği TRT Radyo 3’ten öğrenenlerin ezbere bildiği bir anonstur: ‘Sir Neville Marriner yönetiminde St. Martin in The Fields Orkestrası’ndan dinliyoruz…’ Ünlü İngiliz şef uzun yıllar yönettiği orkestrayla stüdyo kayıtlarına da çok önem vemiş, bu sayede radyoların en gözde isimlerinden biri olmuştu. Herbert von Karajan’dan sonra tüm zamanların en çok kayıt yapan şefi o. İngiltere’de ise onun kadar stüdyoya giren bir başka isim yok. İşte o Sir Neville Marriner bu sene 90 yaşına bastı ve hala orkestra yönetmeye devam ediyor. Marriner’ın bu olağanüstü hikayesi, 17 Eylül ’de günü Gramophone dergisi tarafından ‘Outstanding Achievement (Olağanüstü Başarı)’ ödülüyle kayda geçti.

Sir Marriner 90 yaşına girmiş olmasına rağmen yoluna hız kesmeden devam ediyor. Bu sene ilk defa Çin’e gitti ve ulusal orkestrasının şefliğini yaptı. Avrupa ’ya, Japonya’ya ve Amerika’ya sayılamayacak kadar çok gitti. Amadeus filminin 30. yıl dönümü için aralık ayında Kaliforniya’da verilecek festivalde de şeflik yapacak. 2017 ve 2018 seneleri için de planlanmış bir sürü turnesi bulunuyor. Mariner, The Independent gazetesine verdiği söyleşide şefliği bırakmaya hiç niyeti olmadığını söylüyor: “2017 ve 2018’de hala ayakta durup duramayacağımı bilmiyorum. Ama emeklilik gelecek planlarımın bir parçası değil. Şansılıysam podyumda ölürüm ve umarım seyircilerin üstüne düşerim; enstrümanları mahvetmek istemem.”

İNGİLİZLER MÜZİĞE SAYGI DUYMUYOR

Neville Marriner’e göre Britanya’dan virtüöz müzisyenlerin çıkmamasının sebebi anne-babaların çocuklarını yeterince zorlamamasından kaynaklanıyor. Neville, klasik müzik ensturmanları çalmak konusunda annelerin hiç ısrarcı olmamasından çok kaygılanıyor. İngiliz’lerin ‘yeterince güvenli bir meslek’ olmadığını düşündükleri için müziğe saygı duymadıklarını söyleyen şef bu konunun yasını tutuyor. “Mesela Çin’de bu durumun tam tersi mevcut; insanlar bir tane daha Lang Lang (piyanist) doğurma umuduyla çocuk yapıyor. İngiltere’den kabiliyetli müzisyenler çıkmıyor. Çok güzel müzik topluluklarımız, organizasyonlarımız, senfoni orkestralarımız var ama en son çıkan becerikli müzisyenimizi söyleyebilir misiniz? İngiltere’de bu olmuyor. Bunun sebebi belki de çocukları sanatla tanıştırma şeklimizdir.”

“Çocukları küçük yaşta kemana başlatmak çok önemli. Eğer öğretilen telli bir çalgıysa araya okul girmeden önce çok iyi öğretilmelidir. Yoksa çocuklar başlarda çıkması doğal olan kötü sesler yüzünden hayal kırıklığı yaşıyor sonrada çalmaya devam etmek istemeyecek yaşa geliyorlar. Bir çok çocuk bateri veya gitar çalmak istiyor. Bu istekleri de her gün duydukları kalitesiz müziği yansıtıyor. Bu sorun çocukların klasik müzikle iyi tanıştırılmamasından kaynaklanıyor. Artık asansörlerde, mağazalarda, her yerde basit müzikler çalıyor ve bu müziklerde çocukların dikkatini çekiyor."

Marriner, iyi müzisyenler çıkmamasının başka bir sebebinin de artık ‘Ulusal Gençlik Orkestrası’ gibi müzik eğitimi veren yerlerin aylık üyeliğinin çok pahalı olması. “Çok fazla yeteneği bu yüzden kaçırıyoruz gibi kötü bir his var içimde. ‘Ulusal Gençlik’le çalmak için can atan birçok çocuk var ama masrafları karşılayamıyorlar. Gençlik organizasyonlarına neredeyse hiç sponsor gelmiyor. 2015 yılı için ‘Ulusal Gençlik Orkestası’na katılmanın fiyatı 1788 pound.”

Marriner, bilet fiyatlarından da şikayetçi: “Eskiden yaptığın müzik başarılı olsun istiyorsan herkese açman gerekiyordu. Bu yüzden biletler bedavaydı. Yakın zamanda verdiğim bir konserin biletlerinin 75 euroya satılması çok yazık.”