Sıradan bir adam

Televizyon ve sinemanın
'popülerlik' kulvarına bıraktığı bir isim
olan Cem Davran nihayet asıl yuvası tiyatroya döndü.
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Televizyon ve sinemanın
'popülerlik' kulvarına bıraktığı bir isim
olan Cem Davran nihayet asıl yuvası tiyatroya döndü. Son olarak İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen 'Ahududu'da rol alan Cem Davran bugünlerde kendisinin kaleme aldığı 'Beyefendi' adlı tek kişilik oyun ile seyircinin karşısında. Hakan Gerçek'in yönettiği oyunda, Fikri adındaki kendi halinde yaşayan sıradan bir adamın, trafik çevirmesinden kaçarken gizlice girdiği bir evde polislerce Nemrut kod adlı terörist sanılmasından sonra yaşadığı trajikomik olaylar anlatılıyor.
Yönetmen Hakan Gerçek hep başkasının hayatını
yaşayan sıradan bir adamın hikâyesinin kendi basitliği içinde önemli bir yeri olduğunu düşünüyor: "Türkiye'de televizyonda veya sinemada olsun artık çok sıradan insanlar ve öyküler anlatılmaz oldu. Oysa ki yurtdışında çok sıradan insan öyküleri tercih ediliyor. Oyun içinde söylenen pek çok laf herkesin söylemek istediği fakat dile getiremediği şeyler. Dile getirilen birtakım konular bakımından insana cazip gelecek.
'Beyefendi'"
Tiyatroya verdiği arayı tek kişilik bir
oyunla noktalayan Cem Davran 'Neden tek kişilik oyun' sorusuna şu cevabı veriyor:
"Uzun süredir Müşfik Kenter'in oynadığı tek kişilik oyunları izliyordum. Tek kişilik bir oyun oynamayı çok istiyordum. Hatta kafamda Murathan Mungan'ın şiirlerinden oluşturulmuş tek kişilik bir oyun düşüncesi bile vardı. Ancak çok ünlü olunca benden sürekli tek kişilik şov, stand-up tarzı şeyler istendi ve çok cazip paralar teklif edildi. Teklifleri hep reddettim. Tiyatro yapmak istiyordum. Ama benim şu anda geniş kadrolu bir oyunda yer alma şansım yok. Çünkü televizyon ve sinemadan vakit yok. O halde bağımsız ve tek kişilik bir oyun yapacaktım. Oyun oynama özgürlüğü bende olsun diye."
İlk fikir Gani Müjde'den çıktı
'Beyefendi'yi yazma fikrinin ilk Gani Müjde'den çıktığını söyleyen Cem Davran oyun yazmanın kendisi için çok da yeni bir şey olmadığını ifade ediyor: "Bir gün Gani bir fikir attı ortaya. Bu çok iyi tiyatro olur dedim. Ben tiyatro olmasını istedim, o çok fazla tiyatro olmasını istemedi. O yüzden
işin yazımı bana kaldı. Bu ilk yazdığım değil ama ortaya çıkan ilk oyunum. Popüler ve önde olduğunuz zaman hayata o an başlamış zannediyorlar sizi. Benim bir geçmişim var. Bugüne kadar yetmişin üzerinde oyun oynadım. Ve kayda değer bir sürü ödül aldım oyunculuktan."
Oyundaki Fikri ile Nemrut kod adlı
adamın hayatları birbirine benzer öğeler taşıyor. Bir süre sonra, sıradan biri olan Fikret de önemli bir adam muamelesi görmeye başlıyor. Peki yıllarca tiyatro yapıp da televizyondaki bir dizinin ardından ünlü
olan Cem Davran bu bağlamda oyundaki Fikri karakterinin yaşadıklarıyla kendi yaşamı arasında bir paralellik kuruyor mu?
"Ünlü olmak bütün dünyada böyle. 50 yıllık bir aktörsünüzdür tek bir yayınla herkes tarafından tanınırsınız. Bu sorunun bendeki yansımasını çok kısa geçmek istiyorum. Ben de yirmili yaşlarda eğer çok popüler olsaydım belki geçtiğimiz yıllarda yaşadığım hüzünleri yaşamazdım. Ama 30 yaşından sonra ben bunu yaşadım. Artık kemikleşmiş bir tiyatro kulisi kokusu ve duygusuyla bakıyorum her şeye. Ruhsar'ın çekimlerine ilk zamanlar bir saat önceden gidiyordum. Şimdi bir dakika bile önce orada olmam. Evet bir süreç yaşadım ve o garip hüznü yeni yeni atıyorum üstümden."
'Beyefendi' 26 ve 27 Kasım saat 20.30'da Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi'nde görülebilir. Tel: 0212 293 98 82