Soğuk ama rüya gibi bir geceydi

Soğuk ama rüya gibi bir geceydi
Soğuk ama rüya gibi bir geceydi
İstanbullular, 2010 Avrupa Kültür Başkenti unvanını, kentin büyük meydanlarında verilen konserlerle kutladı.

GECENİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

 



Asım GÜNEŞ-Mustafa ÖZDABAK-Murat DELİKLİTAŞ-Hasan ÖRENKEOĞLU-M.Akif ERDEM-Seyit ERÇİÇEK-Uğur CAN


İSTANBUL'un Almanya’nın Essen ve Macaristan'ın Pecs şehirleri ile birlikte paylaştığı 2010 Avrupa Kültür Başkenti unvanı kutlamaları kentin 7 farklı noktasında düzenlenen havai fişek ve düzenlenen çeşitli etkinliklerle başladı. Kutlamaların merkezi olan Haliç, Sultahahmet, Taksim, Kadıköy, Pendik, Bağcılar ve Beylikdüzü'ndeki kutlamalara soğuk havaya rağmen binlerce İstanbullu katıldı.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinin resmi açılış töreni yerli-yabancı 5 bin kişinin katıldığı Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı.
Haliç Kongre Merkezi’nde ki törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Devlet Bakanı ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti Koordinasyon Kurulu Başkanı Hayati Yazıcı, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve eşi, Tarım Bakanı Mehdi Eker, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Başmüzakereci Egemen Bağış ve eşi Beyhan Bağış, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Devlet Bakanı Faruk Özak, KKTC Başkanı Derviş Eroğlu, Almanya Meclis Başkanı Norbert Lammert, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Musevi Cemaati Lideri İsak Haleva, Süryani Cemaati Lideri Mor Filüksinos Yusuf Çetin, Orhan Gencebay, Burhan Çaçan, Ali Sabancı, Erdoğan Demirören katıldı.
Törende çoğunluğu Avrupa’dan yaklaşık 40 ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcileri ile iş, kültür ve sanat dünyasının önde gelen isimleri de bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gecikmesi yüzünden tören yarım saat geç başladı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekip Avdagiç açış konuşmasını yaptı. Şekib Avdagiç "Şimdi İstanbul’u yeniden keşfetme zaman. Şimdi İstanbul’u izlemenin zamanı. Sözün özü, şimdi İstanbul zamanı" dedi.


ŞİİRLER OKUDU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada Türkiye’nin Avrupa ülkesi olduğunu vurgulayarak, "Bu ünvan Türkiye'nin Avrupa Birliği’nin tabi bir üyesi olduğunun somut bir göstergesidir. Bir yıl boyunca burada yapılacak etkinliklere katılmak için, İstanbul’u gezip görmek için buraya gelecek misafirler Türkiye’yi Avrupa Birliği üyeliğine bir adım daha yaklaştıracaktır" dedi. Yabancı konuklara, İstanbul’da kendilerini evlerinde hissetmelerini söyleyen Başbakan Erdoğan İstanbul, dünyanın birçok kentinden parçalar taşıdığını vurguladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, insanlığın ortak mirası olan İstanbul’un, Avrupa Kültür Başkenti olmasının coşkusunu yaşadıklarını söyledi. İmparator Konstantinden, Mustafa Kemal Atatürk’e kadar tüm liderleri saygıyla andığını, Fuzuli, Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Orhan veli gibi İstanbul için göz nuru dökmüş herkesi saygıyla yaad ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Nedim’in İstanbul ile ilgili şiirlerinden parçalar okudu. Erdoğan, Nedim’in "Bu şehri İstanbul ki bir sengine yekpare acem mülkü fedadır" dizesini okuduktan sonra, "Simultane de inşallah yanlışlık olmaz" diye espri yaptı


EZAN SESI ÇAN SESİNİ BASTIRMAZ

İstanbul’un tarihin ve medeniyetin bir emaneti olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, emaneti bugüne kadar gururla taşıdıklarını söyledi. İstanbul’da renklerin, medeniyetlerin, ırkların ve inançların kaynaştığını belirten Erdoğan şunları söyledi:
"İstanbul, biraz Saray Bosna, biraz Kudüs, biraz Paris, Viyana, Madrit, Bağdat'tır, Şam'dır, Amman’dır. Birbirine anlayış ve hoşgörü içinde ortak bir yaşam zeminini birlikte inşa ettiler. Bu şehirde camiler kiliseler havralar aynı sokakta, sırt sırta barış ve anlayış içinde varlıklarını sürdürüyorlar. Bu şehirde minareler estetik bir şaheser olarak gökyüzüne süzülür ve o imnarelerden yayılan ezan sesi çan sesini, hazan sesini bastırmaz. İstanbul bir kültür başkenti olduğu kadar hoşgörü başkentidir. Berberyan’ın da dediği gibi İstanbul görmesini bilen göz için orkidelerle güllerin, leylaklarla mimozaların, papatyalarla kır çiçeklerinin ve yabani otlarını bir arada derlendiği koca bir çiçek demetidir.
İstanbul’da hiçbir kimlik baskı altına alınamaz. Her kültür kendine geniş bir yer bulur. Her kültür burada kendi kimliğiyle özgür bir şekilde var olur. Bize göre şehirler özelilkle de büyük şehirler medeniyetlerin aynasıdır. İstanbul bizim sevgi medeniyetimizin en sodmut yansımasıdır. Fatih’in fethin ardından yayınladığı Galata Ahidnhamesi’nde İstanbul’daki topluluklara kendi dillerini kullanma, dinlerini serbestçe yaşama, dillerinde eğitim görme, kendi kültür ve ananelerini yaşatma, tarihi varlıklarını huzur ve güven içinde sürdürebilme teminatını vermiştir. 557 yıl boyunca millet olarak bu ahdi millet olarak kendimize düstur edindik, edinmeye de devam edeceğiz. 81 vilayetimizin tamamında yaşayan vatandaşlarımızın, tüm misafirlerimizin emniyeti, hürriyeti, innaç özgürlügü ve kutsal değerleri bizim teminatımız altındadır.
İstanbul tarihiyle kültürüyle medeniyeteyle insanlarıyla geçmişi geleceğiyle yüzü hep Avrupa’ya dönük olmuş bir şehirdir. İstanbul Avrupa kültürüne özümsediği kadar Avrupa kültürünü şekillendirmiş bir şehirdir. Sadece 1 yılığına Avrupa Kültür Başkenti payesini taşiyacaktır ancak varoldukça Avrupaın bir kültür merkezi olma payesini hiç kaybetmeycektir. Sadece İstanbul bile Türkiye’nin bir Avrupa ülkesi olduğunu, Avrupa Birliği’nin tabi bir üyesi olduğunu somut bir göstergesidir. Bir yıl boyunca burada yapılacak etkinliklere katılmak için, İstanbul’u gezip görmek için buraya gelecek misafirlerin Türkiye’yi Avrupa Birliği üyeliğine bir adım daha yaklaştıracağına gönülden inanıyorum."


İSTANBULLU ANLATTILAR

Tören, koreografisi Yekta Kara'nın yaptığı özel bir sahne performansıyla devam etti. Bir saatlik gösterilerde izleyiciler dans, opera, şiir ve müziği bir arada izleme fırsatı buldu. Yekta Kara’nın bu gece için özel olarak tasarladığı ve yönettiği İstanbul Büyüsü adlı performansta sanatın farklı dallarından 303 sanatçı sahnede yer aldı. 65 dakika boyunca müzik, dans, şiir, İstanbul’a özgü ses ve görüntülerle, İstanbul’un sahip olduğu çok katmanlı derin kültürel mirası, şehrin enerjisini ve ilham kaynakları 24 farklı eserler gözler önüne serildi. Teknik ekip ile birlikte bu gösteride 450 görevli yer aldı. Haliç Kongre Merkezi’nde 600 metrekarelik özel bir sahne kuruldu.
Tarihi boyunca üç imparatorluğa ev sahipliği yapmış İstanbul’un tüm değerlerini içeren gösteride aralarında Mazhar Alanson ve Sertap Erener'in de bulunduğu sanatçılar ile İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Yarkın Perküsyon Grubu, Devlet Opera Korosu, Çocuk Korosu, Devlet Balesi Dansçıları ve Pulathane Halk Oyunları Grubu da yer aldı.

 

GÖSTERİLERİN GEÇ BAŞLAMASI TEPKİ ÇEKTİ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’nin resmi açılışının yapıldığı Haliç Kongre Merkezi’e ayrı ayrı geldi. Abdullah Gül ve eşi kaldıkları Huber Köşkü’nden, Recep Tayyip Erdoğan ve eşi ise Dolmabahçe’deki Başbakanlık’a ait çalışma ofisinden yola çıktı. Genelde 100 km hızla giden Recep Tayyip Erdoğan’ın konvoyu önce 60 km hızla gitti, daha sonra hız 30 km’ye düşürüldü. Daha sonra yola çıkan Abdullah Gül ile eşini getiren konvoy ise 20 km hızla seyretti. İki konvoyda bulunan gazeteciler birlirlerine telefon ederek bu alışık olmayan hızın nedenini sordu. Gazeteciler, Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan’ın kongre merkezine ilk girmemek için hız kestiği yorumunda birleştiler. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan'ın geç gelmesi nedeniyle Haliç'teki havai fişek gösterileri de yaklaşık 45 dakika gecikmeli başladı. Soğuk hava yağmur altında gösterilerin başlamasını bekleyen binlerce kişi bu duruma tepki gösterdi. Bazı kişiler gecikmeyi 'yuh' sesleri ile protesto etti. Haliç'te bugüne kadar görülmeyen ışık cümbüşü, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan'ın Haliç Kongre Merkezi'nin bahçesine kurulan platformda düğmeye basmasıyla başladı.


HALİÇ'TEKİ GÖSTERİLER HER MERKEZDE CANLI YAYINLANDI

Taksim'de kurulan dev ekranda Haliç'teki havai fişek gösterileri canlı yayınlandı. Tarkan konseri öncesi alana toplanan binlerce kişi gösterileri ilgiyle izledi. Kadıköy'deki kutlamalar ise Balon Tiyatrosu'nun sunduğu gösteri ile başladı. Ardından Haliç'teki gösteriler ekranlardan canlı yayınlandı. Burada kutlamalar havai fişek gösterisinin ardından Mor ve Ötesi grubunun konseri ile devam etti. Sultanahmet'te Mehteran gösterisinin ardından Mercan Dede, Pendik'te Kıraç, Bağcılar'da Zara, Beylikdüzü'nde ise Nil Karaibrahimgil konser verdi.
Televizyon kanallarına verilen görüntüler sayesinde Haliç’teki bu unutulmaz şölen evlere kadar taşındı. Taksim, Kadıköy, Pendik, Sultanahmet, Beylikdüzü ve Bağcılar meydanlarında, DJ performansı, dans ve müzik gösterileri geç saatlere kadar sürdü.
Taksim’de Ateş Tiyatrosu, Kadıköy’de ise Balon Tiyatrosu sahneledi. Bu iki önemli kentsel tiyatroda gökyüzü sahne olarak kullandı. Açılışı için özel olarak hazırlanan müzik ve şovlarıyla sahne alan sanatçılar, patlayıcı efektlerden oluşan, yeni teknolojilerin ve tasarımların kullanıldığı şov gerçekleştirdi. Bu gösteriler, diğer meydanlardaki ekranlardan da tüm İstanbullular tarafından izlendi.
İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Emniyeti başta olmak üzere çeşitli kamu kurumları açılışa destek verdi. İstanbul’un önemli kültür-sanat kurumları da büyük katkı sağladı. Aralarında Sakıp Sabancı Müzesi, Aşiyan Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi ve Yerebatan Sarnıcı Müzesi’nin da bulunduğu İstanbul’un öne gelen kültür sanat merkezleri ve müzeleri bu özel gece için saat 24.00’e kadar kapılarını açık tuttu.




AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ NEDİR?

Avrupa Kültür Başkenti kavramı ilk kez, 1980’lerde ortaya çıktı. Dönemin Yunanistan Kültür Bakanı Melina Mercouri’nin önerisinin Avrupa Birliği (AB) Bakanlar Konseyi tarafından benimsenmesiyle Avrupa kültürüne değer katan, Avrupa’ya katkı sağlayan kentlere verilmeye başlanan bu unvana ilk kez 1985’te Atina sahip oldu. Bu unvan, 1985-2000 yılları arasında AB’ye üye ülkelerin kentlerinden birine verilmiştir. Yeni bin yıl nedeniyle, Avrupa Kültür Başkenti unvanı 2000 yılından itibaren hem birden fazla kente, hem de AB adayı olan ülkelerin kentlerine verilmeye başlandı.
Bir grup sivil toplum gönüllüsü 7 Temmuz 2000’da bir toplantı düzenleyerek, İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti adayı olması için gerekli adımları atacak Girişim Grubu’nu kurdu. Bugüne kadar Avrupa Kültür Başkenti programına katılan kentlerin arasında her zaman ya yerel ya da ulusal bir yönetim bulunmuştur. İstanbul ise ileride Avrupa Kültür Başkenti seçilmesinde de önemli bir kriter sağlayacak olan bu sivil toplum hareketiyle, bir ilki gerçekleştirdi.
Girişim Grubu, İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olması için yerel ve merkezi yönetimin desteğini aldıktan sonra, üniversiteler ve diğer sivil toplum örgütleriyle de temaslar kurdu. Avrupa Birliği ve bağlı organları ile iletişime geçti. Geçmiş yıllarda Avrupa Kültür Başkenti olmuş kentlere ziyaretler düzenlendi.
2005 yılının Mart’ında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yayınladığı genelgeyle Girişim Grubu’na destek verdi. Tüm kamu kurumlarını ve sivil toplum kuruluşlarını, süreci desteklemeye davet etti. Kamu desteğini alan Girişim Grubu, sivil katılım ruhunu kaybetmeden yoluna devam etti.
13 Aralık 2005 günü, Danışma Kurulu Başkanı, İstanbul Valisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Yürütme Kurulu Başkanı ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bir heyet, başvuru dosyasını Avrupa Komisyonu Eğitim ve Kültür Genel Müdürü’ne teslim etti. 14 Mart 2006 günü, Avrupa’da kültür ve sanat alanında uzman yedi kişiden oluşan seçici kurulun önünde başarılı bir sunum gerçekleştirildi. Kurul, 11 Nisan 2006’da İstanbul’u Macaristan’ın Peç ve Almanya’nın Essen kentleriyle birlikte 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazır buldu. 13 Kasım 2006 günü Avrupa Parlamentosu’nun görüşü ve Avrupa Birliği Kültür Bakanları Konseyi’nin onayıyla da İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkenti ilan edildi.



AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTLERİ

2010 Essen-Almanya, İstanbul-Türkiye, Peç-Macaristan
2009 Vilnius-Litvanya, Linz-Avusturya
2008 Stavanger-Norveç, Liverpool-İngiltere
2007 Sibiu-Romanya, Lüksemburg
2006 Patras - Yunanistan
2005 Cork - İrlanda
2004 Genova - İtalya, Lille - Fransa
2003 Graz - Avusturya
2002 Bruges - Belçika, Salamanca - İspanya
2001 Porto - Portekiz, Rotterdam - Holanda
2000 Avignon - Fransa, Bergen - Norveç, Bologna - İtalya, Brüksel - Belçika, Helsinki - Finlandiya, Krakov - Polonya, Reykjavik - İzlanda, Prag - Çek Cumhuriyeti, Santiago de Compostela - İspanya
1999 Weimar - Almanya
1998 Stockholm - İsveç
1997 Selanik - Yunanistan
1996 Kopenhag - Danimarka
1995 Lüksemburg
1994 Lizbon - Portekiz
1993 Anvers - Belçika
1992 Madrid - İspanya
1991 Dublin - İrlanda
1990 Glasgow - İskoçya
1989 Paris - Fransa
1988 Berlin - Almanya
1987 Amsterdam - Hollanda
1986 Floransa - İtalya
1985 Atina - Yunanistan
1999 Weimar - Almanya
1998 Stockholm - İsveç
1997 Selanik - Yunanistan
1996 Kopenhag - Danimarka
1995 Lüksemburg
1994 Lizbon - Portekiz
1993 Anvers - Belçika
1992 Madrid - İspanya
1991 Dublin - İrlanda
1990 Glasgow - İskoçya
1989 Paris - Fransa
1988 Berlin - Almanya
1987 Amsterdam - Hollanda
1986 Floransa - İtalya
1985 Atina - Yunanistan



SAYILARLA KUTLAMA


* 7 mekanda, farklı sanat disiplinlerinden 500 sanatçı sahne aldı, 900 kişilik teknik ekip çalıştı.
* Tüm etkinlikler için 6 bine yakın kişi hazırlık çalışmalarını yürüttü. Bu gece ise 8 bin kişi çalıştı.
* Hem Haliç Kongre Merkezi, hem de 6 meydanda gerçekleştirilecek tüm etkinlikleri 1.550 kişilik bir organizasyon ekibi yürüttü.
* 3.500 kişilik emniyet ve güvenlik ekibi görev aldı.
* Çalışmalarda 100 kişilik yönetim ekibi ve 750 kişilik koordinasyon ekibi görev aldı.
* 300 kişilik yayın ekibi, açılış etkinliğini tüm dünyaya canlı yayınladı.


    ETİKETLER:

    Bağcılar